Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Hỡi tàu bè Ta-rê-si, hãy than khóc! Vì đồn lũy các ngươi hủy diệt rồi.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Hỡi tàu_bè Ta-rê-si , hãy than_khóc ! Vì đồn_lũy các ngươi hủy_diệt rồi .
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Huil maar, schepen van Tarsis, want uw thuishaven is verdwenen!
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Jajgassatok Tarsis hajói, mert erõsségtek elpusztíttatott!
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Jamre eder, I Tarsis-skib! For ødelagt er eders faste borg.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Jämren eder, I Tarsis-skepp, ty edert fäste är förstört.»
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Jamrer, I Tarsisskibe, eders Fæstning er i Grus!
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.다시스의 선척들아 너희는 슬피 부르짖으라 너희 견고한 성이 파괴되었느니라
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Kvělte lodí mořské, nebo zpuštěna jest pevnost vaše.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Kvíľte, lode Taršíša, lebo je spustošená vaša pevnosť!
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Kwilcie okręty morskie! albowiem zburzona jest twierdza wasza.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Lamentad, oh naves de Tarsis, porque vuestra fortaleza es destruida
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Lamentez-vous, navires de Tarsis! Car votre forteresse est détruite!
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Merataplah, hai pelaut-pelaut! Kota yang kamu andalkan sudah hancur
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Tulite, ladje tarsiške, ker je trdnjava vaša pokončana!
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Uivai, navios de Társis; porque está desolada a vossa fortaleza.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Valittakaa, te Tarsiin-laivat, sillä hävitetty on teidän linnoituksenne."
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Ολολυζετε, πλοια της Θαρσεις διοτι ηρημωθη το οχυρωμα σας.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Лелекайте, тарсийски кораби, Защото запустя крепостта ви.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.Рыдайте, корабли Фарсисские! Ибо твердыня ваша разорена.
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.הילילו אניות תרשיש כי שדד מעזכן׃
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.ولولي يا سفن ترشيش لان حصنك قد أخرب
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.他 施 的 船 隻 都 要 哀 號 . 因 為 你 們 的 保 障 變 為 荒 場
Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.他 施 的 船隻 都 要 哀號 . 因為 你 們 的 保障 變為 荒場
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Badamy ruiny palestyńskich wiosek i rozmawiamy o tym, jak stały się ruinami.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Esploriamo le rovine dei villaggi palestinesi e discutiamo di come si siano trasformati in rovine.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Exploramos ruinas de aldeas palestinas, y discutimos cómo se convirtieron en ruinas.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Explorăm ruine ale satelor palestiniene, şi discutăm cum au ajuns ruine.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Kami menjelajahi reruntuhan desa Palestina, dan mendiskusikan bagaimana desa itu runtuh.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.폐허만 남은 팔레스타인 마을에 가서 어떻게 이렇게 되었는지에 대해 토론하기도 합니다.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Nhìn tàn tích của những làng Palestin, tìm hiểu chúng bị tàn phá ra sao.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.We verkennen ruïnes van Palestijnse dorpen en we bespreken hoe ze ruïnes werden.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Wir erforschen Ruinen palästinensische Dörfer, und diskutieren darüber, wie sie zu Ruinen wurden.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Изследваме руини от палестински села и обсъждаме как са се превърнали в руини.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Мы исследуем руины палестинских деревень и обсуждаем, что привело их к упадку.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.אנחנו רוכבים דרך הריסות של כפרים פלסטינים, ואנחנו דנים כיצד הם הפכו להריסות.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.وقد قمنا بزيارة انقاض القُرى الفلسطينية .. وناقشنا كيفية تم هدم وتهجير اصحابها
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.廃墟となった村を訪ねて どうして廃墟になってしまったのか 話し合うこともあります 数々のユダヤ人入植 ナバト人入植
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Áthatja a történelem. És egyúttal tele van földalatti bunkerekkel és a háború után maradt romokkal.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Cheia de história e também está cheia de bunkers subterrâneos e ruínas da guerra.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Elle est pleine d'histoire, et aussi de d'abris souterrains et de ruines de la guerre.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.È piena di storia, e anche di bunker sotterranei e di rovine della guerra.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Es ist voll von Geschichte und voll unterirdischer Bunker und Ruinen aus dem Krieg.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Está llena de historia y llena de búnkeres subterráneos y ruinas de la guerra.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Este plin de istorie, și de numeroase adăposturi subterane și ruine ale războiului.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Het is vol geschiedenis, en ook vol ondergrondse bunkers en ruïnes uit de oorlog.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.베를린은 역사가 풍부해요. 지하 벙커라든가 전쟁이 남긴 폐허같은 역사의 흔적이 많이 남아 있죠.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Kota ini kaya akan sejarah dan penuh dengan bunker bawah tanah dan reruntuhan dari perang.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Nơi đó đầy lịch sử, và cũng đầy những căn hầm và tàn tích chiến tranh dưới mặt đất.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Είναι γεμάτο ιστορία, αλλά και γεμάτο υπόγεια καταφύγια και ερείπια πολέμου.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Он буквально дышит историей. Тут полно подземных бункеров и зданий, разрушенных войной.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Пълен е с история, а също и с подземни бункери и руини от войната.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.היא מלאה בהיסטוריה, ומלאה גם בבונקרים תת-קרקעיים והריסות מהמלחמה.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.إنها مليئة بالتاريخ، وأيضاً مليئة بالمخابيء تحت الأرض وأطلال من الحرب.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.戦時中に使われていた地下壕や 廃墟もたくさんあります これは1885年に建てられた
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Bené Haschem, de Guizon. Jonathan, fils de Schagué, d`Harar.
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Bene-Haşem, din Ghizon. Ionatan, fiul lui Şaghe, din Harar.
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Bê-nê-ha-sem ở Ghi-xôn ; Giô-na-than , con_trai Sa-ghê ở Ha-ra ;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,Bê-nê-ha-sem ở Ghi-xôn; Giô-na-than, con trai Sa-ghê ở Ha-ra;
Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,de zonen van Hasem uit Gizon; Jonathan, de zoon van Sagé uit Harar;