Ana içeriğe geç
Sözlük

hara ile cümle

hara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Afrika/ HarareAfrika/Harare
Afrika/ HarareAfrika/ Harare
Afrika/ HarareAfrika/Harare
Afrika/ HarareAfrika/ Harare
Afrika/ HarareAfrika/ Harare
Afrika/ HarareAfrika/ Harare
Afrika/ HarareAfrikka/ Harare
Afrika/ HarareAfrique/ Harare
Afrika/ HarareAfryka/ Harare
Afrika/ HarareChâu Phi/ Harare
Afrika/ Harare아프리카/ 하라레
Afrika/ HarareΑφρική/ Χαράρε
Afrika/ HarareАфрика/ Хараре
Afrika/ HarareАфрика/ Хараре
Afrika/ HarareАфрика/ Хараре
Afrika/ Harareאפריקה/ הרארה
Afrika/ Harareإفريقيا/ هراري
Afrika/ Harareアフリカ/ハラレ
Alacağın tek ödül ise fakirliğin, açlığın yokluğun, harap düşen köylerin ortadan kalktığını görmek.飢餓も、堕落も、打ち捨てられた町々も、全てなくなります。 これに魅力が感じられず、やはりお金にしか動機付けが見つからないとしたら、
Ama amaçlarının "şehrin harabe olduğunu ama güzel bir harabe olduğunu" göstermek olduğunu da ekliyorlar.Ils ajoutent que leur objectif est « une ville qui, bien qu'une ruine, est une belle ruine » :
Ama amaçlarının "şehrin harabe olduğunu ama güzel bir harabe olduğunu" göstermek olduğunu da ekliyorlar.Spiegano poi che il loro principale obiettivo è " una città che nonostante tutto è una meravigliosa rovina":
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak için미군이 나이지리아로 진격해서 보코 하람을
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak içinהצבא האמריקאי לא יצעד בסך לתוך ניגריה
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak içinالجيش الأمريكي لن يسير إلى نيجيريا
Amerikan ordusu Boko Haram'la savaşmak içinボコ・ハラムを倒すために アメリカ軍はナイジェリアに介入はしません
Amerika yeni bir ulus, ve Avrupalılar gibi antik dönemden kalma harabeleri yok.Tato nová kultura nového amerického národa neměla to, co Evropa. Neměla starověké ruiny.
Amerika yeni bir ulus, ve Avrupalılar gibi antik dönemden kalma harabeleri yok.У нової культури американської нації не було того, що було у Європи. У неї не було старовинних руїн.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Atnmoniterne svarede Uzzija Skat, og hans Ry nåede til Ægypten, thi han blev overmåde mægtig.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.De Ammonieten betaalden hem jaarlijks belasting en zijn roem bereikte zelfs Egypte; zo machtig was hij.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Dwadzieścia i pięć lat miał, gdy począł królować, a szesnaście lat królował w Jeruzalemie.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.I dávali Ammonitští dary Uziášovi, a rozneslo se jméno jeho až do Egypta; nebo zsilil se na nejvyšší.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.암몬 사람이 웃시야에게 조공을 바치매 웃시야가 심히 강성하여 이름이 애굽 변방까지 퍼졌더라
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Og ammonittene kom med gaver til Ussias, og hans navn nådde like til Egypten; for han blev overmåte mektig.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Orang Amon membayar upeti kepada Uzia. Ia makin berkuasa sehingga namanya tersohor sampai ke Mesir
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.И амонците даваха подаръци на Озия; и името му се прочу дори до входа на Египет, защото стана премного силен.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.и давали Аммонитяне дань Озии, и дошло имя его до пределов Египта, потому что он был весьма силен.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.ויתנו העמונים מנחה לעזיהו וילך שמו עד לבוא מצרים כי החזיק עד למעלה׃
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.واعطى العمونيون عزّيا هدايا وامتد اسمه الى مدخل مصر لانه تشدد جدا.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.亞 捫 人 給 烏 西 雅 進 貢 . 他 的 名 聲 傳 到 埃 及 、 因 他 甚 是 強 盛
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.亞捫 人 給烏 西雅 進貢 . 他 的 名聲傳 到 埃及 、 因 他 甚 是 強盛
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Ale dziś linia kolejowa Hejaz jest w ruinie.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Dar acum calea Hijaz e în ruine.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.De mára a Hejaz vasútvonal romokban hever.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Heute ist die Hedschas Eisenbahn zerstört, eine Ruine.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.그러나 지금 히자즈철로는 상당히 훼손되었습니다.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Maar vandaag ligt de Hijaz-spoorlijn in duigen, in ruïnes.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Mais aujourd'hui, le chemin de fer Hijaz est en ruines.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Ma oggi la linea Hijaz è a pezzi, in rovina.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Namun, rel kereta Hejaz kini tinggal puing.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Nhưng ngày nay tuyến Hijaz chỉ còn là đống đổ nát.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Pero hoy el ferrocarril de Hijaz yace en ruinas.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Αλλά σήμερα ο Σιδηρόδρομος Χιτζάζ είναι υπό κατάρρευση, ερειπωμένος.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Но в наше время, Хиджаззская ж/д лежит в клочьях, руинах.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.Но днес железопътната линия Хиджаз е занемарена, в руини.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.אבל היום רכבת היג'אס מרופטת, נחה לה בחורבות.
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.لكن اليوم خط الحجاز في حالة عجز و فساد .
Ancak bugün Hicaz Demiryolu paramparça bir harabe.もし 私たちがこの地図上にあるこれらの曲線 -
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.Ibu benar-benar sangat kecewa. Sudah terlihat jelas. Airnya sangat bagus!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.La mamma era veramente delusa. Ovviamente. L'acqua è veramente buona!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.Mama a fost foarte dezamagita. E evident. Apa este foarte buna!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod