Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.Maman était vraiment déçue. C'est évident. L'eau est vraiment bonne!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.Mamma var verkligen väldigt besviken. DEt är uppenbart. Vattnet är verkligen bra!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.Mẹ thật sự rất thất vọng đấy. Rõ là thế rồi. Nước ở đây thực sự rất là ngon!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.Η μητέρα ήταν πραγματικά πολύ απογοητευμένη. Είναι προφανές. Το νερό είναι πολύ καλό!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.Мамы была действительно очень разочарована. Это очевидно. Вода действительно хороша!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.لقد كانت أمي محبطه جداً. إنه واضح. الماء ممتاز جداً! حقاً إنه مشهورٌ جداً!
Anne gerçekten haralkırıklığına uğradı. bu açık hava gerçekten güzel.全部 分かってるよ 水は本当にいいよ! マジで! おや ハニ来てたのか?
Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor. Bitki örtüsü daha az sığınacak yer sağlıyor.L'allée comporte également une quantité réduite d'abris.
Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Vozidla nyní před dělostřelectvem chrání namísto budov všudypřítomné ruiny.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Contra ele subiu Salmanasar, rei da Assiria; e Oséias ficou sendo servo dele e lhe pagava tributos.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Contro di lui marciò Salmanassar re d'Assiria; Osea divenne suo vassallo e gli pagò un tributo
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Ez ellen jött fel Salmanassár, Assiria királya, és szolgájává lett Hóseás, és adót fizetett néki.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Ham drog kongen i Assyria Salmanassar op imot, og Hosea blev hans tjener og måtte svare skatt til ham.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.I czynił co było dobrego przed oczyma Pańskiemi, według wszystkiego, jako czynił Dawid, ojciec jego.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.앗수르 왕 살만에셀이 올라와서 호세아를 친고로 호세아가 신복하여 조공을 드리더니
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Mod ham drog Assyrerkongen Salmanassar op, og Hosea underkastede sig og svarede ham Skat.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Proti nemu vyšiel hore Salmanazar, assýrsky kráľ, a Hozea sa mu stal sluhom a dával mu dar.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Proti němuž přitáhl Salmanazar král Assyrský. I učiněn jest Ozee služebníkem jeho, a dával mu plat.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Salmanasar, împăratul Asiriei, s'a suit împotriva lui; şi Osea i s'a supus, şi i -a plătit un bir.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Salmanasar, roi d`Assyrie, monta contre lui; et Osée lui fut assujetti, et lui paya un tribut.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Salmanazar, rey de Asiria, subió contra él, y Oseas fue hecho su siervo y le pagaba tributo
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Sanh-ma-na-sa, vua A-si-ri, đi lên hãm đánh Ô-sê; người bị thần phục Sanh-ma-na-sa và đóng thuế cho người.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Zoper njega je prišel Salmaneser, kralj asirski, in Hosea mu je postal podložnik in mu dajal davek.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Επ' αυτον ανεβη Σαλμανασαρ ο βασιλευς της Ασσυριας και εγεινεν Ωσηε δουλος αυτου και εδιδεν εις αυτον φορον.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Против него възлезе асирийският цар Салманасар, комуто Осия стана слуга, като му даваше данък.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.Против него выступил Салманассар, царь Ассирийский, и сделался Осия подвластным ему идавал ему дань.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.עליו עלה שלמנאסר מלך אשור ויהי לו הושע עבד וישב לו מנחה׃
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.وصعد عليه شلمنأسر ملك اشور فصار له هوشع عبدا ودفع له جزية.
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.亞 述 王 撒 縵 以 色 上 來 攻 擊 何 細 亞 、 何 細 亞 就 服 事 他 、 給 他 進 貢
Asur Kralı Şalmaneser Hoşeaya savaş açtı. Hoşea teslim olup haraç ödemeye başladı.亞述 王 撒縵 以 色上 來攻擊何細亞 、 何細亞 就 服 事 他 、 給他 進貢
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.성공적으로 생산해냈고, 후에 전부 다시 지어야 했죠.
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.שהרסנו הרבה באירופה, והיינו צריכים לבנות אותה לאחר מכן.
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.دمرت معظم قارة أوروبا .. ومن ثم إعادة بناءها مرة أخرى
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.それで国の会計システムは
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.정보를 전달하고 토론 함으로써 때로는 격렬한 논쟁이 오가도 하지만,
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.כדי לקיים דיון מושכל-- לפעמים מלחמה לחיים ולמוות--
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.لنستطيع عقد نقاشات معززة بالمعرفة -- أحيانا تتحول لمعارك ضخمة --
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.何がこれらの生産物に 重要なインパクトを 与えるのか 世界的指標とは何か
Biz harabelerden korkmuyoruz.Δεν φοβόμαστε τα ερείπια.
Biz harabelerden korkmuyoruz.Ние не се страхуваме от руините.
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da ÖldürdüBoko Haram a tué au moins 81 civils à Fotokol, dans le nord du Cameroun
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da ÖldürdüBoko Haram mata al menos 81 civiles en Fotokol, en el norte de Camerún
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da ÖldürdüSkupina Boko Haram zabila alespoň 81 lidí ve městě Fotokol v severním Kamerunu
Boko Haram En Az 81 Sivili Fotokol, Kuzey Kamerun'da Öldürdüبوكو حرام تقتل 81 مدنيًا شمال الكاميرون
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.Frontera norte de Camerún, donde opera Boko Haram
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.Hranice na severu Kamerunu, u které operuje skupina Boko Haram
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.La frontière nord du Cameroun, où opère Boko Haram
Boko Haram'ın etkin olduğu Kuzey Kamerun sınırı.شمال الكاميرون، المنظقة التي تنشط فيها حركة بوكو حرام
Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır.Es una pena que sólo fue su muerte la que motivó esta marcha.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Cette sorcière a invoqué les démons, et causé la perte du village.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Con phù thủy đó đã triệu hồi ma quỷ và đã tàn phá làng của chúng ta.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Die heks heeft de geesten opgeroepen en maakt een zooi in het dorp.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Esa bruja invocó a los fantasmas, y sumió a la aldea en el caos.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Penyihir itu memanggil iblis, dan membawa malapateka di desa ini.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Ta čarodějnice vyvolala duchy a pohromu na vesnici.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Ta wiedźma wezwała duchy i doprowadziła do zniszczenia wioski.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Tista čarovnica je priklicala duhove in prekletstvo nad vas.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Vrăjitoarea aia a invocat fantomele şi a semănat dezastrul în acest sat.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.Тази вещица призова духовете, и донесе разрушение на селото.
Bu cadı hayaletleri çağırıp, köyü harabeye çevirdi.,המכשפה הזאת זימנה את השדים .והטילה הרס על הכפר שלנו