Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.The Byzantine Empire must continue to pay annual tribute to Bulgaria.
Şehir harabeye döndürülmüştü.But the town rebounded.
Haraçlar, oyunlar boyunca seyircinin görmek istediği bir kişiliği sergiler.The tributes build a personality they want the audience to see throughout the Games.
Fakat haram değildir.And not unjustly! ...
İslâm vergi hukukunda olduğu gibi Osmanlılarda da Haraç iki kısma ayrılmaktadır.A little further on the right, there are two palm-like trees.
Harajuku, uluslararası alanda Japon gençlik kültürü ve modasının merkezi olarak bilinir.Harajuku is known internationally as a center of Japanese youth culture and fashion.
(Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir.So turn your face toward al-Masjid al-Haram.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.He rebuilt the canals and restocked the farms destroyed in the wars.
Alexandria Troas harabeleri Türkler tarafından "Eski Stambul" olarak da bilinir.The ruins of Alexandria Troas came to be known among the Turks as Eski Stambul, the "Old City".
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Oil spills can have devastating effects.
Bunun üzerine Dede Korkut’u çağırırlar ve Tepegöz’e haraçta anlaşmak isterler.There they asked for and received the forgiveness of the Valar.
Harald Hardrada'nın ölümünün ardından Svend onun dul eşi Tora Torbergsdatter ile evlenecektir.After Harald Hardrada's death, Sweyn married his widow Tora Torbergsdatter.
Boko Haram, 2011 yılında Nijerya'da, 450'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.In 2011, Boko Haram was responsible for at least 450 killings in Nigeria.
Alman piyade harabiyet ateşi ile bölgeyi temizlemediğinde topçu desteği talep edildi.After German infantry failed to clear the area with mortar fire, artillery support was requested.
Bu, ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir."That is for him whoso folk are not present at the Inviolable Place of Worship.
Tafari'nin babası Ras Makonnen Woldemikael Gudessa, Harar valisiydi.Tafari's father was Ras Makonnen Woldemikael Gudessa, the governor of Harar.
Şüphe yok ki Allah, kıyamete kadar bunu muhakkak haram kıldı.So God concluded to chastise and try them with suffering.
28 Aralık 2012'de Canton Charge'a Luke Harangody'e karşılık takas edilmiştir.On December 28, 2012, Johnson was traded to the Canton Charge in exchange for Luke Harangody.
Pompey'in mezarı ve pagan tapınaklar haraboldu.The pagan temples and the tomb of Pompey were destroyed.
Kazılar sırasında arkeologlar, Árpád'lar dönemine ait kilise harabelerini buldular.During the excavations, archeologists found church ruins from the age of the Árpáds.
Olaf, Harald Hardrada ve Tora Torbergsdatter'ın oğluydu.Olaf was a son of King Harald Hardrada and Tora Torbergsdatter.
Babasının evi gibi harap eyledi.It looks extremely similar to his father's house.
Pencereleri harap olmuştur.The windows were destroyed.
Yıllık ödenen bu haraç sayesinde gemilerine serbest geçiş hakkı satın alıyorlardı.And for years thereafter, he safely guided almost every ship that came by.
Bu, müminlere haram kılınmıştır."This way, they undermine the faith of the believers."
Aslını inkar eden haramzadedir".Whoever says such things is an infidel."
Roxie ise Billy ile hararetli bir tartışmaya girerek onu kovar.Roxie has a heated argument with Billy and fires him.
1936'ın sonlarına doğru Hepburn, Gone With The Wind 'de Scarlett O'Hara rolü için yarıştı.Towards the end of 1936, Hepburn vied for the role of Scarlett O'Hara in Gone with the Wind.
Erişim tarihi: 31 Ekim 2012. ^ Hararlı, Demirhan; Dallıağ, Dilek (26 Şubat 2003).Hararlı, Demirhan; Dallıağ, Dilek (26 February 2003).
Gizlenme işi bittikten sonra haberci yüksek sesle "harar!" diye bağırır.After the salutes are completed, the referee will call "En garde!"
Örneğin hadisler, ya da kıyas yoluyla haram olduğuna hükmedilen yiyecek ve içecekler.As such, offerings of food and drink would be left outside for the aos sí.
İslam'da zinâ haramdır. ^ Close encounters: Communication in relationships.Close encounters: Communication in Relationships.
Bunlardan dördü haram aylardır.He ranks fourteenth on the all-time goalscoring list.
Chazelle harabe olmuş ya da belki de yıkılmış ''eski L.A.'' yerleri için keşfe çıktı.Chazelle scouted for "old L.A." locations that were in ruins, or were perhaps razed.
Sözcük karşılığı, haram olan, yasaklanan anlamındadır.A pardon is the forgiveness of a crime and the penalty associated with it.
Karmele Martínez, Federick Haramboure ve Nagore Otegui yaralanır.Karmele Martínez, Federick Haramboure and a young girl Nagore Otegui are injured.
Tarihçi Tireli William'a göre Haçlılar burayı insansız ve harabe bir halde buldu.According to the chronicler William of Tyre, the Crusaders found it uninhabited and in ruins.
Çünkü İslamiyet'te de faiz haramdır).Al-Yaqoubi, Muhammad (2015).
Liman harap ve tüm nakliye filosu yok edildi.The port was ruined and the entire shipping fleet destroyed.
Sadece harap bir görüntünün olması gerekiyordu" dedi.You just have to be amazing."
Filmlerin yönetmenliğini Harald Reinl yapmıştır.The director of the films was Harald Reinl.
Sonra ise terk edildi ve harabeye döndü.He then dismissed his posse and left.
24 Aralık ,1974 tarihinde, Avustralya'da Cyclone Tracy adlı Darwin Siklon'u şehri harap etmiştir.On December 24, 1974, Cyclone Tracy devastated the Australian city of Darwin.
AMBER ikinci takımı, Letonya kökenlerine bir haraç olarak 2018'de piyasaya sürülecek.The second installment AMBER will be released in 2018 as a tribute to her Latvian roots.
Binaların çoğu harabeler ve bunlar sıkça turistler tarafından ziyaret edilir.Some sections of the Walls remain and are frequented by tourists.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Sister Angelica, devastated, signs the document and collapses in tears.
583'te Avars, aldıkları haracı 100.000 solidi olmasını talep ettiler.In 583, the Avars demanded an increase in the tribute to 100,000 solidi.
Krallık bu dönemde Nebukadnezar'a haraç ödüyordu.The kingdom was at that time tributary to Nebuchadnezzar II.
Sultan yıllık haraç ödedi.Montenegro paid an annual tribute.
Ancak ondan da haraç alır.Except for the escaping part.
Yarışmanın sunuculuğunu Lydia Cappolicchio ve Harald Treutiger yapmıştır.The presenters were Lydia Cappolicchio and Harald Treutiger.
Muhtemelen hiçbir zaman onarılmadı ve harabe olarak kaldı.This was never performed and probably destroyed.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.It is still standing, but in a deteriorating condition.
1541 yılında çıkan büyük bir yangın sonucunda kalenin büyük bir kısmı harap olmuştur.A large fire in 1541 destroyed large parts of the castle.
71 sene sonra (1913 yılında) okul harap olmuştu.In 1913, 71 years after its re-opening, the school was destroyed.
Brady Haran, Nottingham Üniversitesi.Brady Haran for University of Nottingham.
Duvarların içinde küçük kalıntılar ve Biliotti'nin not ettiği harabe yapılar yıkıktır.Within the walls little remains, and ruined structures noted by Biliotti have been demolished.
Artık Hurkanus, zayıflamış Selevkos'a haraç ve vergi ödemek zorunda değildi.Hyrcanus no longer had to pay taxes or tributes to a weaker Seleucia.
Bazı Haradrim'ler krallığa katılmıştır.Some of the peoples of the Harad were organized into kingdoms.
Köyde, ilköğretim okulu vardır; fakat okul binası terk edilmiş ve şu anda harap haldedir.The community once had Crown Schoolhouse, now defunct.