Ana içeriğe geç
Sözlük

har ile cümle

har kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Boston'da fazla zaman harcamaz.Tom doesn't spend much time in Boston.
Tom nasıl hareketsiz oturacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to sit still.
Tom onu tartışarak çok fazla zaman harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend too much time discussing that.
Tom ne kadar para harcadığını Mary'ye söylemedi.Tom didn't tell Mary how much money he'd spent.
Tom haritada doğduğu yeri bulamadı.Tom couldn't find his hometown on the map.
Tom asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.Tom certainly spends too much money buying things he never uses.
Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.Tom certainly spends a lot of time indoors.
Tom kesinlikle mücevherata çok para harcıyor.Tom certainly spends a lot of money on jewelry.
Tom Mary kadar hızlı hareket edemez.Tom can't move as quickly as Mary can.
Tom ve Mary birlikte harika bir zaman geçirdiler.Tom and Mary had a wonderful time together.
Tom yanlışlıkla harici hard disklerden birindeki tüm dosyaları sildi.Tom accidentally deleted all the files on one of his external hard disks.
Tom'un Harvard'a girmesi mümkündür.It's possible that Tom will get into Harvard.
Bir harita getirmediğim için kendimi tekmeleyebilirdim.I could kick myself for not bringing a map.
İngilizce bir cümlenin ilk sözcüğü büyük harfli olmalıdır.The first word of an English sentence should be capitalized.
İngilizce bir cümlenin ilk sözcüğü büyük harfle başlamalıdır.The first word of an English sentence should be capitalized.
İngilizce bir cümledeki ilk sözcüğün büyük harfle başlaması gerekir.The first word of an English sentence should be capitalized.
Zamanını harcayacak daha iyi bir şeyin yok mu?Don't you have anything better to do with your time?
Çok para harcıyor.He spends too much money.
Çok zaman harcadık.We wasted a lot of time.
Bu bir harp.It's a harp.
Bu harika olur!That would be great!
Beşinci Cadde ve Harvey Caddesinin köşesindeki şarküteride çok et vardır.There are a myriad of meats at the deli on the corner of Fifth and Harvey Street.
Bana harika bir tebessüm verdi.She gave me a wonderful smile.
Senin harp çalmayı bırakmana inanamıyorum.I can't believe you quit playing harp.
Harika bir hayatım var.I have a great life.
Harika bir hafta sonu geçirin.Have a great weekend.
Bu, o hareketi yapmayacağım anlamına gelmiyor.That doesn't mean that I'll stop doing it.
O, gezmeye çok para harcar.He spends a lot of money travelling.
Tom, benim hafta sonumu harap etti.Tom ruined my weekend.
Metni harfi harfine çevirdi.She translated the text literally.
Çocuklarım buğday harman ediyorlar.My children are threshing wheat.
Denizciler engin okyanusta haftalar ya da aylar harcarlar.Sailors spend weeks or months in the immense ocean.
Tom hareketi destekledi.Tom seconded the motion.
Sözlük eksik. Sadece J harfine kadar gidiyor.The dictionary is incomplete. It only goes to the letter J.
Tom bugün biraz aptalca hareket ediyor gibi görünüyor.Tom seems to be acting a tad foolish today.
Arkadaşlarınla çok zaman harcıyor musun? Onlar kim? Komik insanlar sanırım.Do you spend a lot of time with your friends? Who are they? Funny people I think.
Esperanto bir metin, fonetik olarak 28 harfli bir alfabe kullanılarak yazılır.A text in Esperanto is written phonetically using an alphabet of 28 letters.
Akbabalar ölü beden üzerinde çember şeklinde hareket ettiler.Vultures circled above the dead body.
Ben Haruhi Suzumiya'nın melankoli'sini okumak istemiyorum.I don't want to read the Melancholy of Haruhi Suzumiya.
Klava harcamalarını kesiyor.Klava cuts her expenditures.
İzlanda harikaydı.Iceland was fantastic.
Bilgisayarda büyük harfleri yazmak biraz sıkıcı.Typing capital letters on a computer is somewhat tedious.
Burası harika.It's great out here.
Tom Mary'yi düşünerek oldukça çok fazla zaman harcıyor.Tom spends way too much time thinking about Mary.
Bu dağa ilk kez tırmandım. Manzara gerçekten harika.This is the first time I've climbed this mountain. The sight is really awesome.
Takım, hareketlilikten yoksundu.The team lacked mobility.
O harika bir görünüş.That's a great look.
Piknik için harika bir gün gibi görünüyor.It looks like a great day for a picnic.
Tom her şeyi ayırttı: harika bir parti olacak.Tom booked everything: it will be a wonderful party.
O harika bir partiydi.That was a great party.
Lütfen bana hardal ve ketçaplı iki sosisli sandviç verin.Please give me two hot dogs with mustard and ketchup.
O bize ABD'nin bir haritasını çizip çizemeyeceğimizi sordu.He asked us if we could draw a map of the United States.
Brezilya'nın mükemmel bir haritasını çizebilirim.I can draw a map of Brazil perfectly.
Haritayı maviye boyadı.He painted the map blue.
Harika görünüyorsun!You look awesome!
Kyoto şehrinin haritası var mı sende?Do you have a map of Kyoto city?
Akşam yemeği harikaydı.Dinner was awesome.
Sen harikasın.You are fantastic.
Bütün geceyi kendini hazırlarken harcama.Don't spend the whole night preparing yourself.
Jim'in haricinde herkes geldi.With the exception of Jim, everybody came.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod