Keşke bu kadar çok para harcamasaydım.I wish I hadn't spent so much money.
Sahip olduğum bütün tasarrufu buna harcadım.I spent all the savings I had on this.
Çok fazla para harcama.Don't spend too much money.
Yaz tatillerini nerede harcayacaksın?Where are you going spend the summer holidays?
Harcadığın paranın miktarı nedir.What is the amount of money you spend?
Atlanta ziyaretim sırasında harcadığın zaman için size teşekkür ederim.Thank you for the time you spent with me during my visit to Atlanta.
O aşırı para harcıyor.He's got money to burn.
Tüm bu parayı üç ay içerisinde harcamış olacağım.I will have spent all this money in three months.
Tek bir yeni boşa harcamayı göze alamam.I can't afford to waste a single yen.
10 dolardan daha fazla harcamak istemiyorum.I don't want to spend more than $10.
Erkek kardeşim geçim harcamaları için hâlâ ebeveynlerimize bağlıdır.My brother still depends on our parents for his living expenses.
Bana sorarsan, çizgi roman okumak tamamen boşa zaman harcamaktır.If you ask me, reading comics is a complete waste of time.
Bu ay tüm cep harçlığımı zaten harcadım.I've already spent all my pocket money for this month.
O, parasının sonunu harcadığı zaman umutsuzluğa düştü.He was in despair when he spent the last of his money.
En fazla 100 dolar harcayabilirsiniz.You may spend a maximum of 100 dollars.
Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.We are making all efforts possible to deal with the nuclear crisis.
Eşim, sanki ben kentin en zengin adamıymışım gibi para harcıyor.My wife spends money as if I were the richest man in town.
Üç günlük tartışma zaman harcamaya değerdi.The three-day discussion was worthwhile.
Ne kadar harcadığının bir kaydını tut.Keep a record of how much you spend.
Harcama 200.000 yen'i buldu.The expenditure totaled 200,000 yen.
Harcamalarımızı kısmalıyız.We must cut down our expenses.
Projeye epey para harcadık.We spent a good deal of money on the project.
Derslerimize çok zaman harcadık.We spent a lot of time on our lessons.
Vaktimizi ve paramızı boşa harcamasak iyi olur.We had better save our time and money.
Bir pirinç tanesini bile harcamamamız gerekir.We shouldn't waste even one grain of rice.
Beklenenden fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Tahmin edilenden daha fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Babam hobisinde çok zaman harcıyor.My father spends a lot of time on his hobby.
Zamanı boşa harcamanı uygun bulmuyorum.I don't approve of your wasting time.
Ömrümün en iyi yıllarını senin için harcamak istemiyorum..I do not want to waste the best years of my life for you.
Paramı boşa harcamayacağım.I'm not going to waste my money.
Böyle bir şey yapmanın zaman harcamaya değeceğini sanmıyorum.I don't think it worthwhile doing such a thing.
Ben en fazla üç dolar harcadım.I spent no more than three dollars.
Üç dolardan daha fazla harcamadım.I spent no more than three dollars.
Bir bulmacayı birleştirmeye çalışarak zaman harcamayı seviyorum.I love to spend time trying to put together a puzzle.
Elbiselere çok para harcamayı tercih etmiyorum.I'd rather not spend so much money on clothes.
Müzik dinleyerek çok zaman harcadım.I spend a lot of time listening to music.
Hayal kurarak bir sürü zamanı boşa harcarım.I waste a lot of time daydreaming.
Bu ay harcamalarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay harcamalarımı kısmam gerekiyor.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay harcamalarımı düşürmem gerekiyor.I have to reduce my expenses this month.
Bugün 100 dolar harcadım.I spent 100 dollars today.
Ben dün gece televizyonda bir beyzbol oyunu izlemek için iki saat harcadım.I spent two hours watching a baseball game on TV last night.
Neredeyse bütün paramı harcadım.I've spent almost all my money.
Tüm sabahı odamı temizlemekle harcadım.I've spent the entire morning cleaning my room.
O projeye tüm enerjimi harcadım.I spent all my energy on that project.
Oğlumun eğitimi için çok para harcadım.I put out a lot of money for my son's education.
Onun kağıtlarını ayıklamak için birkaç gün harcadım.I spent several days sorting through her papers.
Kitaplara on dolar harcadım.I spent ten dollars on books.
Kıyafete kız kardeşimden daha az para harcarım.I spend less money on clothes than my sister does.
Gelecek hafta ne kadar para harcayacağımı hesaplamalıyım.I must calculate how much money I'll spend next week.
Bir sürü zamanı boşa harcıyoruz.We waste a lot of time.
Gerçekten kullanmadığımız şeylere yığınla para harcıyoruz.We spend piles of money on the things we don't really use.
Biz bir otopark ararken çok zaman harcadık.We spent a lot of time looking for a parking lot.
Boşa harcayacak bir an bile yok.There's not a moment to waste.
Zamanını ve paranı boşa harcama.Don't waste your time and money.
Onunla çıkarak zamanımın yarısını harcarım.I spend half my time going out with her.
Zamanını boşa harcıyorsun.You're wasting your time.
Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.Let's stop wasting time and get on with this work.
Zamanı boşa harcamamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to waste time.