Ana içeriğe geç
Sözlük

harç ile cümle

harç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben sadece zamanını boşa harcadığını düşünüyorum.I think you're just wasting your time.
Ben günde 500 dolar harcadım.I have spent 500 dollars per day.
Benim en büyük zayıflığım ayakkabılara para harcamak.My biggest weakness is spending money on shoes.
Tom parasını boşa harcar.Tom wastes his money.
Cephaneyi boşa harcama.Don't waste ammunition.
Cephaneyi boşa harcamayın.Don't waste ammunition.
Cephaneni boşa harcama.Don't waste your ammunition.
Boşa harcayacak paramız yok.We have no money to waste.
Tom ona verdiğim paranın çoğunu zaten harcadığından eminim.I'm sure Tom has already spent a lot of the money we gave him.
Kız süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.The girl spends hours drawing superhero stories.
Çocuk süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.The boy spends hours drawing superhero comics.
Çocuk süper kahramanlar hakkında kısa hikayeler çizerek saatler harcıyor.The boy spends hours drawing short stories about superheroes.
Tom Mary'nin Fransızca okuyarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought that Mary was wasting her time studying French.
Başka bir dili okumak zordur ama zaman harcamaya değer.Studying another language is hard, but worthwhile.
Biz zamanımızı boşa harcamıyorduk.We weren't wasting our time.
Tom Mary ile çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time with Mary.
Tom zamanının çoğunu kütüphanede harcar.Tom spends most of his time in the library.
Mary zamanının çoğunu kütüphanede harcar.Mary spends most of her time at the library.
İstediğimiz kadar zaman harcayacağız.We're going to take our time.
Onu aramak için saatler harcadım.We spent hours looking for it.
Biz bu konuda çok para harcadık.We spent a lot of money on that.
Biz burada çok zaman harcıyoruz.We're wasting a lot of time here.
Başkanın kamu harcamalarını düzenleyen bir yasayı imzalanması gerekiyor.The President needs to sign a law regulating public spending.
Tom'u ararken bir sürü zaman boşa harcadık.We wasted a lot of time looking for Tom.
Biz sorunu çözmeye çalışarak saatler harcadık.We spent hours trying to solve the problem.
Onu nasıl düzelteceğimizi çözmeye çalışırken saatler harcadık.We spent hours trying to figure out how to fix it.
Güneşte çok fazla vakit harcamıyorum.I don't spend too much time out in the sun.
Paramı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my money.
Onların düğün için harcadıkları para korkutucu.The amount of money they spent on the wedding is frightening.
Bu sene Noel hediyeleri için ne kadar harcadınız?How much did you spend on Christmas gifts this year?
Bu yıl Noel armağanları için çok fazla harcadık.We spent too much for Christmas presents this year.
Zamanımı boşa harcamamaya çalışıyorum.I'm trying not to waste my time.
Tom buzun üzerinde çaba harcamadan kaydı.Tom glided across the ice effortlessly.
İhtiyacımız olmayan şeylere para harcamayı bırakmazsak, yakında meteliksiz oluruz.We'll be broke soon if we don't stop spending money on things we don't need.
Harcanan para ekonomiyi canlandırıyor.Spending money stimulates the economy.
Ona daha fazla para harcıyoruz.We're putting more money into it.
Savurgan harcamayı kesmemiz gerekiyor.We need to cut wasteful spending.
Parayı hiç harcamadım.I haven't spent any of the money.
Sahip olmadığım parayı harcayamam.I can't spend money I don't have.
Cep harçlığını unutma.Don't forget your spending money.
Biz çok uzun günler harcadık.We've put in a lot of long days.
Para boşa harcanmıyor.The money isn't being wasted.
Şimdi harcama kesintilerine ihtiyacımız var.We need spending cuts now.
Tom harcamaları hesapladı.Tom calculated the expenses.
Gelirine uygun bir şekilde harca.Spend within your means.
Harcamaları düşük tutacağım.I'll keep expenses low.
Çok fazla harcadık.We spent too much.
Tom boşa zaman harcadı.Tom wasted time.
Tom tüm mirasını boşa harcadı.Tom squandered his entire inheritance.
Eşeğin başını yıkayanlar sabunu boşa harcarlar.Those who wash the donkey's head waste soap.
Zamanı boşa harcıyorsun.You're flogging a dead horse.
Mary Tom'a hediyelere çok para harcadığını söyledi.Mary said Tom spends too much money on gifts.
Vaktini Tom'a yardım etmeye çalışarak harcama.Don't waste your time trying to help Tom.
Tom'u ikna etmeye çalışırken zamanını boşa harcama.Don't waste your time trying to convince Tom.
İşe gidiş gelişe çok para harcıyorum.I spend a lot of money commuting.
Tom'a ev ödevinde yardım ederken kaç saat harcadın?How many hours did you spend helping Tom with his homework?
Onu bizim için birine yaptırmak için ne kadar para harcamak zorunda olacağız?How much money will we have to spend to have someone do that for us?
Bu projeyi tamamlamak için ne kadar para harcamamız gerekiyor?How much more money do we need to spend to complete this project?
Zamanını benimle boşa harcıyorsun.You're wasting your time with me.
Boşa harcayacak zamanım yok, çocuklar.I don't have time to waste, guys.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod