hapishane ile cümle
hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1943 yılının Mart ayında hapishaneden ayrıldıktan çıktıktan sonra, parti çalışmalarına devam etti.Upon release in late May 1942, he continued his work.
Ancak Vali, Glenn'i öldürmeyi tehdit ettiğinde Maggie, grubun hapishanede oluğunu söyler.But when the Governor threatens to shoot Glenn, Maggie tells her about the prison and their group.
Eğer bana vicdanî retçi statüsü verilmezse hapishaneye gitmeye tamamen hazırım. ...I am fully prepared to go to jail if I am not granted Conscientious Objector status.
4 Eylül'de 1944'te Berlin'de Plötzensee Hapishanesinde idam edildi.He was executed on 4 September 1944 at Plötzensee Prison in Berlin.
24 Temmuz 1957 tarihinde hapishanedeki işkence sonucunda hastalıktan öldü.Čento died at home on 24 July 1957 after sickness from torture in prison.
Vali savaşabilecek herkesi toplayıp hapishaneye doğru yola çıkar.The governor redeemed whomever he desired and imprisoned whomever he desired.
Mayıs 1902'ye kadar Manastır hapishanesinde tutuldu.He was held in Bitola jail until May 1902.
Uzun yıllar hapishanede kaldı.He was imprisoned for many years.
İdam edilecekleri gün hapishanenin yakınlarına hiç kimse yaklaştırılmamıştır.To this day no one has discovered the magic spell which will set them free.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.The campaign was intense and focused almost entirely on foreign affairs.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.He is moved from a maximum security to medium security prison as a result.
Otoportre hapishanede, 1912 Sevgililer - Wally ile Otoportre, yak.Self-portrait of Schiele in jail, 1912 Lovers - Self-Portrait With Wally, c.
Daha sonra 1989'a kadar açık kalan bir hapishaneye dönüştürüldü.It was then converted to a prison (Φυλακές Επταπυργίου), which remained open until 1989.
2004 yılında, 15 aylık cezasının 13 ayını Connecticut'taki düşük güvenlikli bir hapishanede geçirdi.Kennedy served 30 days in a maximum security prison in Puerto Rico.
Hapishane o günden bu yana boş olarak çürümeye terk edilmiştir.The bridge has been toll-free since that time.
Yakalanan her haydut Anderson'ın ofisindeki hapishane hücresinde görünür.Each outlaw that the player captures or kills appears in a jail cell in Anderson's field office.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.The two men met in jail.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.It is thought that the cellar of the tower was used as a prison.
Erkek kardeşi hapishane bekçilerinin birisine rüşvet verdikten sonra hapishaneden kaçtı.He escaped from jail after bribing one of his guards.
Tank tarafından zarar gören hapishane patikasında uyandıktan sonra Glenn, Maggie'nin ismini bağırır.After awakening on a prison walkway that was destroyed by the tank, Glenn Rhee calls for Maggie.
Hapishanenin dışında, Veronica ve Nick, Washington'a varırlar.Shortly William leaves, Richard and Virginia go to France.
Trepper Lubyanka hapishanesinde götürüldü.He was executed in a Lubyanka prison cellar.
Daha sonra Vali ve adamları hapishaneye saldırır.The Governor and his men leave the prison to its fate.
Wesley, Faith'i hapishaneden çıkartır, düşünür ki Faith Angelus'ı zapt edebilir.Wesley then goes to prison to free the rogue Slayer Faith in order to stop Angelus.
River, hapishanesinde günlüğünü okumaktadır.Harry meanwhile writes a diary about his time in prison.
Hamelin Hapishanesi'nde 16 Mayıs 1946 tarihinde Albert Pierrepoint tarafından idam edildi.Schöngarth was executed by Albert Pierrepoint on 16 May 1946 at Hamelin prison .
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.The offense was committed by someone who had escaped from prison.
Aynı zamanda annesi de bu süre içinde hapishaneden çıkacaktır.Her grandmother also moved in at this time.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Unfortunately the buyer defrauded her.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.Later, a school, churches, a hospital, and a courthouse and jail were built.
Tony hapishanede onu ziyaret eder.She remembers visiting him in jail.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.It was almost impossible to escape from here.
Savaşın bitiminden 40 gün sonra Toyotama Hapishanesi'nde öldü.They spent the rest of the war in the Fukuoka 14 prison camp.
Sara'nın hapishanede olduğu haberini alan Krantz, onun kafası için 100.000 $ ödül koyar.The General wants Sara dead and has put a $100,000 bounty on her.
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.He died in prison of tuberculosis.
Ömer hapishaneden bir gün erken çıkar.We need to get him out of prison as soon as possible.
Hapishanedeyken Kyoshi Savaşçılarıyla kaynaşmış ve onlara katılmıştır.They trap Fuuko in a prison and they have enjoyment.
1855'te bu hapishane de kapatıldı ve bina yıkılarak yok edildi.It closed in around 1858 and the building was demolished.
1892’de hapishaneden kaçtı.1882: Released from prison.
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.One of the islands contains a castle, where Mary, Queen of Scots was once held prisoner.
Aynı zamanda hapishane veya hücre anlamlarına da gelir.It is also a position for jail and prison terms.
Liu Xiaobo, Nobel Barış Ödülü'nü hapishanedeyken kazanmıştır."Liu Xiaobo wins Nobel Peace Prize".
15 Ağustos 1975'te hapishanede kanserden öldü.He died of cancer in prison on 25 September 1991.
Yakalanıp yüksek güvenlikli bir hapishane olan Ryker Adası'na gönderilir.He is arrested and held at Rikers Island.
Hapishane fetişi: hapishane ortamındaymış gibi oynanan senaryodur.Prison fetish: situational play set in a prison environment.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 – Bobby Sands, an Irish Republican who died during a hunger strike while imprisoned.
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.However, in January 1950 he was given amnesty and was freed from Landsberg Prison.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.He had escaped from a mainland prison.
Yıllar içinde Bundy, Florida Devlet Hapishanesi'nde ölüm sırasını bekledi.Bundy was sentenced to death in Florida.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.But somehow he escapes from the jail.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.He served his sentence in Landsberg prison.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Protestors demanded political freedom and the release of political prisoners.
Alabama'da bir hapishane bahçesi.In the yard of a chain gang in Alabama.
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Let's see the effects that prisons have among prisoners and guards.
Bu hapishane çalışması Milgrim'inkisi gibi, tipik bir sosyal psikoloji çalışması değil.The prison study, like Milgram's experiment, is not typical of research in social psychology.
Zaman zaman Zimbardo bile deney yaptığını unutarak, hapishane amiri gibi davranmaya başladı.At times even Zimbardo forgot it was an experiment and enacted like a prison warden.
Hapishanede gibi hissettim.It feels as a prisoner.
Yaklasik benim yasimda, ve San Quentin Devlet Hapishanesi'nde.He's about my age, and he's in San Quentin State Prison.
Sokrates hapishanede olmustur, felsefesi sapasaglam.Socrates died in prison, his philosophy intact.
Ahjussi, lütfen hapishanede çok kalmayacağım şekilde ayarlayın.Ahjussi, get me a short sentence this time.