hapishane ile cümle
hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.저는 제 직업생활의 많은 부분을 구치소, 교도소, 그리고 사형수 수감동에서 보내고
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Mi-am petrecut mare parte a vieţii mele în închisori, alături de cei condamnaţi la moarte.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Tôi đã phải trải qua thời gian dài trong tù, sau song sắt và cả trong nhà tù dành cho người bị kết án tử hình.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Trascorro la maggior parte del tempo in carcere, in prigione, nel braccio della morte.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Większość czasu spędzam w aresztach, więzieniach, celach śmierci.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Περνάω τον περισσότερο καιρό μου σε φυλακές, στην πτέρυγα των μελλοθανάτων.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Прекарвам повечето от времето си в карцери, затвори, при осъдени на смърт.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Я провожу бòльшую часть времени в тюрьмах, лагерях, в камерах смертников.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.רוב הזמן אני נמצא בבתי כלא, בבתי מאסר, באגפי הנידונים למוות.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.لقد قضيت معظم حياتي في السجون ، والمعتقلات ، وبين المحكوم عليهم بالإعدام.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.牢獄や刑務所で また死刑囚監房で 過ごしてきました 私は人生のほとんどを 低所得者地域で過ごし
Hayatının son 10 yılını sadece iki yerde geçirmiştir: varoşlar ve devlet hapishanesi.Il a ensuite passé les dix années suivantes dans seulement deux endroits :
Hayatının son 10 yılını sadece iki yerde geçirmiştir: varoşlar ve devlet hapishanesi.그후 십 년 동안 그의 삶의 터전은 단지 두 곳, 빈민가와 교도소뿐이었습니다.
Hayatının son 10 yılını sadece iki yerde geçirmiştir: varoşlar ve devlet hapishanesi.Y pasó los últimos 10 años de su vida en dos lugares sólo...
Hayatının son 10 yılını sadece iki yerde geçirmiştir: varoşlar ve devlet hapishanesi.ובילה את 10 השנים האחרונות של חייו בשני מקומות בלבד -- שכונות מצוקה ובכלא,
Hayatının son 10 yılını sadece iki yerde geçirmiştir: varoşlar ve devlet hapishanesi.وقضى السنوات ال10 الماضية من حياته في مكانين فحسب .. مناطق المشردين .. و سجن الولاية
Hayatının son 10 yılını sadece iki yerde geçirmiştir: varoşlar ve devlet hapishanesi.彼は この10年を2つの 場所で過ごして来ました スラムと刑務所です この2年は刑務所にいて
Hayatta kalmak için çalıştıran hapishanelerden kaçabiliriz.Nous pouvons échapper aux prisons du travail pour la survie.
Hayatta kalmak için çalıştıran hapishanelerden kaçabiliriz.Podemos escapar da prisão de ter de trabalhar para sobreviver.
Hayatta kalmak için çalıştıran hapishanelerden kaçabiliriz.Podemos escapar de la prisión de trabajar para sobrevivir.
Hayatta kalmak için çalıştıran hapishanelerden kaçabiliriz.Putem evada din inchisoarea unde suntem nevoiti sa muncim pentru supravietuire.
Hayatta kalmak için çalıştıran hapishanelerden kaçabiliriz.Voimme paeta palkkatyön kahleista.
Hayatta kalmak için çalıştıran hapishanelerden kaçabiliriz.Wir können dem Gefängnis des Arbeitens um zu Überleben entkommen.
Hayatta kalmak için çalıştıran hapishanelerden kaçabiliriz.Мы можем вырваться из тюрьмы работы ради выживания.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Ei, he eivät tule potkaisemaan meitä vankilaan missään tapauksessa.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Không, họ sẽ không đưa chúng ta vào nhà tù nào.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Không, họ sẽ không tống giam chúng tôi đâu dù có bất kể chuyện gì.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.아니요, 어쨌거나 그들은 우리를 감옥에 보내진 않을거에요
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Ne, do vězení nás nedostanou ať se děje cokoliv.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Nee, ze gaan ons hoe dan ook niet naar de gevangenis sturen.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Nein, sie werden uns nicht ins Gefängnis schicken.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Nej, de sender os ikke i fængsel bare sådan lige.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Nem, semmiképp sem megyünk börtönbe.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Nie, nie wyślą nad do więzienia.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Non, ils ne vont pas nous envoyer en prison quoiqu'il arrive.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.No, non hanno intenzione di mandarci in prigione o altro...
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.No, no nos van a mandar a la cárcel de ninguna forma.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Nu, nu ne vor trimite în închisoare şi nicăieri altundeva.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Tidak mereka takkan mengirim kami ke penjara apa pun.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Όχι, δεν θα μας βάλουν φυλακή.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Не, няма да ни пратят в затвора.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.Нет, они не собираются отправить нас в тюрьму бы то ни было.
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.לא, הם לא ישלחו אותנו .לכלא בשום מקרה
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.لا،لن يقوموا بإرسالنا للسجن مهما حدث
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.ここはスウェーデンだし...
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Alles was geschonken, omdat de gevangenis geen onderwijsbudget had.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Alles wurde gespendet, weil es kein Budget für Weiterbildung in Gefängnissen gab.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.모든 것을 기부 받았습니다. 교도소를 위한 교육 예산이 없었기 때문입니다.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Minden adományokból jött, mert a börtönbeli oktatásra nem volt pénz elkülönítve.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Ogni cosa veniva donata, perché non c'erano fondi per l'educazione nelle prigioni.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Semuanya disumbangkan, karena tidak ada dana untuk pendidikan di penjara.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Tất cả mọi thứ đều được quyên góp, bởi vì không có kinh phí dành cho việc giáo dục ở trại giam.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Todo nos lo donaron, porque no había presupuesto educativo para la prisión.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Totul a fost donat, pentru că nu exista un buget de educaţie pentru închisoare.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Tout était donné, car il n'y avait pas de budget dédié à l'éducation dans les prisons.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Tudo era doado, porque não existia qualquer orçamento para a educação na prisão.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Všechno nám darovali, protože na vzdělávání ve vězení jsme neměli žádné prostředky.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Všetko nám darovali, pretože na vzdelávanie vo väzení sme nemali žiadne prostriedky.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.Wszystko było darowane, ponieważ nie było pieniędzy na edukację w więzieniu.
Herşey bağışlanmıştı. çünkü hapishanede eğitim için herhangi bir bütçe yoktu.'Ολα ήταν δωρεές, επειδή δεν υπήρχε προϋπολογισμός για εκπαίδευση στη φυλακή.