hapishane ile cümle
hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizCentros penitenciarios: los servicios para consumidores de drogas siguen estando subdesarrollados
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizFängelserna: missbrukarvården är fortfarande underutvecklad
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizGevangenissen: diensten voor drugsgebruikers blijven onderontwikkeld
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizHaftanstalten: Angebote für Drogenkonsumenten sind nach wie vor unzureichend
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizPrisão: serviços para consumidores de droga ainda não estão suficientemente desenvolvidos
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizPrisons: les services aux usagers de drogue restent insuffisamment développés
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizUpoštevati pa je treba, da ti podatki ne vključujejo družbenih stroškov uživanja drog.
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizVěznice: služby pro uživatele drog nadále zůstávají nedostatečné
Hapishane: uyuşturucu kullanıcılarına yönelik hizmetler hâlâ yetersizМестата за лишаване от свобода — услугите за употребяващите наркотици остават недостатъчно развити
Hapishaneye DönüşDe vuelta a prisión
Hapishaneye DönüşO retorno às celas
Hapishaneye DönüşRitorno in carcere
Hapishaneye gittim --감옥에 갔는데-
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Aku masuk penjara, sulit.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Am fost la închisoare -- dificil.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Dostal jsem se do vězení - obtížné.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Fui a la cárcel... difícil.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Fui para a prisão — difícil.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Ich bin ins Gefängnis gegangen -- schwierig.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Ik ging naar de gevangenis - moeilijk.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.J'ai fait de la prison -- difficile.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Jeg kom i spjældet -- svært.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Šiel som do väzenia - zložité.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Sono finito in prigione -- difficile.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Tôi sống trong ngục khắc nghiệt
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Trafiłem do więzienia - było trudno.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Voltam börtönben - ez nehéz volt.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Πήγα στη φυλακή -- δύσκολο.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Отидох в затвора -- тежко.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Я був у тюрмі -- це складно.
Hapishaneye gittim -- Zor bir durum.Я был в тюрьме — это трудно.
Hapishaneye gittim --נכנסתי לכלא --
Hapishaneye gittim --دخلت السجن
Hapishaneye gittim --困難
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.감금 된 100명의 사람들이 풀려나면, 60명은 감옥으로 다시 돌아옵니다.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.100 bebörtönzött emberből, akit kiengednek, 60 vissza fog kerülni a rácsok mögé.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Av de 100 inspärrade som blir släppta, kommer 60 att återvända till fängelset.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Cứ mỗi 100 tù nhân được giải phóng, 60 người sẽ quay lại tù.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Dari seratus tahanan yang telah dibebaskan 60 akan kembali masuk ke penjara.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.De cada cien encarcelados que son liberados, 60 volverán a prisión.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Dintr-o sută de prizonieri care sunt eliberaţi, 60 se vor întoarce în închisoare.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Em cada 100 detidos que são libertados, 60 regressarão à prisão.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Na 100 zwolnionych, 60 wróci do więzienia.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Sadasta vapautetusta vangista 60 palaa vankilaan.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Van de honderd gevangenen die worden vrijgelaten, zullen 60 terugkeren naar de gevangenis.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Von 100 Inhaftierten, die entlassen werden, werden 60 wieder rückfällig.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Zo stovky väzňov, ktorí sú následne prepustení, sa ich 60 vráti späť do väzenia.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Στους εκατό φυλακισμένους που απελευθερώνονται, οι 60 επιστρέφουν στη φυλακή.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Зі 100 звільнених ув'язнених 60 вернуться у в'язницю.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.Из 100 освобожденных заключенных 60 вернутся в тюрьму.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.От 100 затворени хора, които са освободени, 60 ще се върнат в затвора.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.מתוך 100 עצורים אשר ישוחררו, 60 יחזרו לבית הכלא.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.من جملة مائة شخص يتم تسريحهم، يعود 60 منهم الى السجن.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.刑務所に戻ってきます 教育、職業訓練、社会復帰の
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Az időm nagy részét börtönökben, fogdákban és a halálsoron töltöm.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.He pasado la mayor parte del tiempo en cárceles, prisiones y en el corredor de la muerte.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Ich verbringe die meiste Zeit mit Menschen in Untersuchungshaft, Gefängnissen oder Todeszellen.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Ik breng de meeste tijd door in gevangenissen en dodencellen.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Jag tillbringar det mesta av min tid i häkten, fängelser och på de dödsdömdas avdelningar.
Hayatımın büyük kısmını hücrelerde, hapishanelerde, ölüm hücrelerinde geçirdim.Je passe la plupart de mon temps dans les prisons, dans le couloir de la mort.