hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bir seferinde bir Fortune Magazini yazarına bir gün benim gibi insanların hapishaneye gideceğini söyledim.「いつか私のようなものは 投獄されるであろう」 これは フォーチュン誌の見出しになりました
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aAm transformat asta într-un ashram -- dintr-o închisoare într-un ashram prin educaţie.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'a Bence daha büyük değişim bu.Ние го превърнахме в ашрам -- от затвор в ашрам, чрез образованието. мисля, че това е голяма промяна.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aChúng tôi biến nó thành một nhà nguyện -- từ một trại giam thành một nhà nguyện thông qua việc giáo dục.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aConvertemos aquilo num "ashram", passou de prisão a um "ashram" através da educação.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aConvertimos esto en un ashram. De prisión a ashram gracias a la educación.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aEgy ashram-má [hindu szentély -a ford.] alakítottuk a helyet, az oktatáson keresztül: börtönből ashram.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aKami mengubah sarang penjahat ini menjadi ashram -- dari penjara menjadi ashram melalui pendidikan.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'a우리는 교도소를 수도장으로 바꿨습니다. 교육을 통해 교도소를 수도장으로 바꿨죠.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aL'abbiamo convertito in un luogo di ritiro... da prigione a luogo di ritiro attraverso l'educazione.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aNous en avons fait un ashram -- d'une prison à un ashram via l'éducation.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aPřeměnila jsem to na ášram (náboženské místo) -- z vězení na ášram pomocí vzdělání.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aPremenila som to na ashram (náboženská pustovňa, pozn.prek.) -- z väzenia na ashram pomocou vzdelávania.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aPrzemieniliśmy to w pustelnię, od więzienia do pustelni poprzez edukację.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aWe vormden dit om tot een ashram. Van gevangenis tot ashram, door opleiding.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aWir verwandelten es in einen Ashram - durch Weiterbildung von einem Gefängnis in einen Ashram.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aΤο μετατρέψαμε αυτό σ' ένα άσραμ -- από μία φυλακή σ' ένα άσραμ μέσω της εκπαίδευσης.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aМи перетворили це на притулок -- в'язницю ми зробили притулком через освіту.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aМы превратили это в ашрам, тюрьму в ашрам с помощью образования.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aהפכנו לאשארם -- מבית כלא לאשארם באמצעות חינוך.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'aقمنا بتحويله إلى أشرم (المدرسة الهندية) -- من سجن إلى أشرم (المدرسة الهندية) من خلال التعليم.
Biz burayı bir Aşram'a dönüştürdük-- eğitim yoluyla bir hapishaneden Aşram'a教育の力で刑務所を僧院に変えたのです これは大きな変革だったと思います
- Biz gönderdik onu hapishaneye.- Вината не е твоя.- Ние го пратихме в затвора.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. adalah salah satu dari banyak narapidana yang memiliki rencana besar untuk masa depannya.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. a fost unul din numeroșii colegi deținuți care avea planuri mari de viitor.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J byl jedním z mnoha spoluvězňů, kteří měli velké plány do budoucna.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. był jednym z moich kolegów z celi, miał wielkie plany na przyszłość.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. era um de muitos reclusos com grandes planos para o futuro.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. era uno dei miei compagni detenuti che aveva grandi progetti per il futuro.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. fue uno de los tantos compañeros de prisión que tenía grandes planes para el futuro.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J.는 미래에 큰 계획을 가진 제 동료 수감자들 중의 한명이었습니다.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J là một trong những bạn tù của tôi, người luôn có những dự định lớn cho tương lai.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. var en af de mange medfanger der havde store planer for fremtiden.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. war einer meiner Mitgefangenen, der große Zukunftspläne hatte.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. was één van mijn vele medegevangenen die grote plannen had voor de toekomst.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.B.J. бил един от многото колеги затворници който имал големи планове за бъдещето.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.Ο Μπι Τζέι ήταν ένας από τους πολλούς συγκρατούμενους που είχε μεγάλα σχέδια για το μέλλον.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.Би Джей был одним из моих сокамерников, у него были большие планы на будущее.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.ב.ג. היה אחד מחבריי האסירים עם תכניות רבות לעתיד.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.بي جي كان واحدا من زملائي المساجين كانت له خطط كبيرة للمستقبل.
B.J., hapishanedeki çok sayıda arkadaşımdan biriydi ve gelecek için büyük planları vardı.囚人の一人でした 彼にはビジョンがあり 釈放されたら
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.저는 스탈린이 대숙청을 시작한 초기에 구속돼서 소련에서 16개월 동안 감옥생활을 했습니다.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Așa că am fost arestată chiar la începutul epurărilor, și am petrecut 16 luni într-o închisoare rusească.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Così fui arrestata abbastanza presto durante la persecuzione e trascorsi 16 mesi in una prigione russa.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Donc j'ai été arrêtée assez tôt lors des purges de Staline, et j'ai passé 16 mois dans une prison russe.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Sztálin tisztogatásának legelején letartóztattak, és 16 hónapot töltöttem egy orosz börtönben.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Và tôi đã bị bắt vào đầu thời kì này, và trải qua 16 tháng tù ở một nhà tù Nga.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Zaaresztowano i mnie dosyć wcześnie i spędziłam 16 miesięcy w rosyjskim więzieniu.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Με συνέλαβαν πολύ νωρίς στην αρχή των εκκαθαρίσεων του Στάλιν, και πέρασα 16 μήνες σε μια ρώσικη φυλακή.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Аз бях една от арестуваните и прекарах 16 месеца в Руски затвор
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.И я была арестована в самом начале сталинских чисток и провела 16 месяцев в российской тюрьме.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Мене арештували на початку сталінських чисток, і я провела 16 місяців у російській в'язниці.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.כך אני נעצרתי בתחילת הטיהורים של סטלין, וביליתי 16 חודשים בבית כלא רוסי.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.لذا أنا اعتقلت في بداية التطهير الستاليني وقضيت ١٦ شهراً في السجن الروسي
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.ロシアの監獄で16ヶ月を過ごしました 逮捕理由は私がスターリンの生命を脅かす 計画に加担したもので
Braniewo, Polonya'daki hapishaneyi gösteren 1945 yılına ait kartpostal.Cartão postal de 1945 mostrando a prisão de Braniewo, Polônia.
Bu alanda faaliyet bildiren diğer tek AB ülkesi, hizmetin tek bir hapishaneyle sınırlı olduğu Almanya’dır.Näiden tietojen pohjalta voidaan esittää karkea arvio kutakin injektiokäyttäjää
Bu alanda faaliyet bildiren diğer tek AB ülkesi, hizmetin tek bir hapishaneyle sınırlı olduğu Almanya’dır.Receptfri försäljning av sprutor är tillåten i hela EU utom i Sverige.
Bu, Bronx kasaba başkanında çektiğim bir fotoğraf- hapishanede değil evinde çocuklarıma hitap ederken.C'est une photo que j'ai prise du maire du Bronx, s'adressant à mes élèves chez lui, et pas en prison,
Bu, Bronx kasaba başkanında çektiğim bir fotoğraf- hapishanede değil evinde çocuklarıma hitap ederken.제가 브롱스 시장님을 찍은 사진입니다, 교도소가 아닌 시청에서 이 아이들은

İlgili Sayfalar