hapis ile cümle

hapis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra verilen 14 günlük hapis cezası 120 saatlik kamu hizmetine çevrildi.Hänet tuomittiin lopulta 120 tunniksi yhdyskuntapalveluun.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Niitä kasvatetaan myös vankeudessa.
Hapisten çıkar.Ulos häkeistä!
1977'de hapistten af ile serbest bırakıldı.Vuonna 1974 luovuttiin yrityksistä saada häntä vankilaan.
Bunun üzerine Rick ve hapishanedeki diğerleri, Vali'nin adamlarına ateş açar.Rick ja muut eivät suostu lähtemään, jolloin Kuvernööri hyökkää vankilaan.
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.Elinkautinen vankeus on vankeusrangaistus, joka teoriassa kestää tuomitun kuolemaan saakka.
Piskoposlar ve papazlar çok uzun ve ağır hapis cezalarına çarptırıldılar.Imaameja, pappeja ja munkkeja sekä nunnia teloitettiin ja vangittiin laajasti.
Daha sonra ise tutuklanarak hapis cezası verilmiştir.Hän joutui siksi kärsimään jopa vankeusrangaistuksen.
Mafya babası da hapisten çıkmıştır.Hirvosen isä oli silloin vankilassa.
Diğer mahkûmlar 1947'de Spandau Hapishanesine nakledildiler.Hänet vapautettiin Spandaun vankilasta 1966.
Yaşamı boyunca toplam 11,5 yıl hapis yattı.Hän sai teostaan 6,5 vuoden vankeusrangaistuksen.
Ocak 1988'de iki kere ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Tammikuussa 1988 hänet tuomittiin elinkautiseen vankeusrangaistukseen.
İki yıla kadar hapisle cezalandırılabilir.Rangaistus voi olla enintään kaksi vuotta vankeutta.
Sonunda Enver Arpalı hapisteyken intihar etmiştir.Gonzalez teki lopulta itsemurhan vankeusaikanaan.
Videoda Rihanna hapishane hücresi, kazan dairesi gibi çeşitli yerlerde görüntülendi.Videolla Rihanna esiintyy lukuisissa kohteissa, kuten tyrmässä ja kaasukammiossa.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, özgürlüğünden mahrum kalması için hapis cezası verilmesi.Esimerkiksi vankilaan joutunut ihminen pidättyisi vastaisuudessa sanktioidusta teosta.
Klip, hapishane konseptiyle çekilmiştir.Nettiherjaukset veivät vankilaan Iltalehti.
O ailesinin onun hapiste olduğunu bilmesini istemediğini vurgular.Hän on kertonut haluavansa olla tuomatta perhettään julkisuuteen.
Uyuşturucu kaçakçılıyla uğraşırken kardeşi tarafından ihbar edilerek müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır.Epäonnisen viinan salakuljetusmatkan jälkeen poikien isä joutuu vankilaan.
Hapishanede kocasını ziyaret etti.Hän vieraili vankilassa miehensä luona.
2. Sahne: Bir Hapishane Don Carlos hapishanede tutukludur.Σκηνή 2: Μία φυλακή Ο Δον Κάρλος έχει φυλακισθεί.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Το 1965, ο Τόμυ Γουίλιαμς φυλακίζεται για κλοπή.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.Από αυτούς οι πέντε πέθαναν στη φυλακή.
Freeman suçlu bulundu ve yalnızca bir gün hapis yattı.Ο Freeman καταδικάστηκε ως ένοχος αλλά μπήκε στην φυλακή για μόλις μια ημέρα.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.Το 1946, σε ηλικία 20 ετών, οδηγήθηκε στην φυλακή για διάρρηξη.
Libya gazetesi Quryna'ya göre politik suçlar hariç 1.000 kişi hapishaneden kaçtı.Σύμφωνα με την εφημερίδα Quryna 1.000 κρατούμενοι δραπέτευσαν από τις φυλακές.
Ekvtime Takaişvili, kalede bir hapishane bulunduğunu belirtmiştir.Ο Εκβτίμε Τακαϊσβίλι ανέφερε την ύπαρξη φυλακής εντός του κάστρου.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.Πέθανε στη φυλακή Λεοπόλντοφ το 1954.
Hapis hayatı ile ilgili olarak 10 yıl boyunca hiçbir basın organına konuşmadı.Η περίοδος φυλάκισής της δεν είχε αναφερθεί στον τύπο, παρά δεκαετίας αργότερα.
(2010- I'm Not A Human Being: Lil Wayne'in hapiste olduğu dönemde yapılmıştır.Το όγδοο άλμπουμ του, I Am Not A Human Being, βγήκε κατά την διάρκεια της ποινής του Lil Wayne στην φυλακή.
Ama bu sefer de hapis cezası verilmedi.Αυτή τη φορά δεν υπήρχε αναστολή.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.Τον 15ο αιώνα χρησιμοποιούνταν ως φυλακή.
Larry ise hapishane de aşçılık yapmaya başlar.Παράλληλα, ξεκίνησε και τις σπουδές του στη μαγειρική, στη Σχολή Μαγειρικής.
Vali, beş yüz Yahudiyi hapise attı.Η Νoρβηγική αστυνομία συνέλαβε 750 Εβραίους.
Hapishane olarak kullanıldı.Χρησιμοποιήθηκε παλαιότερα ως φυλακή.
Ben bu ülke için hapis yattım.Εγώ μένω στη φυλακή για μια τιμή.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.Υπάρχει ένα δημοτικό σχολείο, μια εκκλησία και μια πλατεία.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Η είσοδος είναι αδύνατη.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 - Ο Μπόμπι Σαντς, μέλος του Ιρλανδικού Δημοκρατικού Στρατού, ξεκινά στη φυλακή απεργία πείνας.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Στη συνέχεια μεταφέρθηκε πίσω στη φυλακή της Προύσας.
Şefik Hüsnü ve 12 arkadaşı İstiklâl Mahkemeleri’nde ağır hapis cezalarına çarptırılırlar.Υπό την υπευθυνότητά μου, υπάρχουν 12 καταδικασμένοι δούλοι σε ασφαλή κατάσταση.
Hapis cezası, 10 bin 100 lira adli para cezasına çevrildi.Αποτέλεσμα ήταν η μείωση της ποινής σε 100 τάλαντα.
20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Καταδικάστηκε σε 20 χρόνια φυλάκισης.
Daha sonra şehir hapishanesini de ele geçirerek, birçok mahkûmu serbest bıraktı.Κατόπιν κατέλαβε την πόλη και συνέλαβε αρκετούς αιχμαλώτους.
Ancak hapisten kaçtı ve ABD'ye gitti.Δραπέτευσε όμως από τη φυλακή και κατέφυγε στην Αργεντινή.
Arhangelsk Oblastı'nda hapishanede öldü.Πέθανε στο Ghergani της επαρχίας Dâmbovița.
18 kişi 8 yıl, 5 kişi de 5 yıl hapis cezasına mahkûm oldu.Καταδικάζονται τέσσερις σε ισόβια και πέντε σε φυλάκιση μέχρι 18 χρόνια.
Student suçlu bulundu ve beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.Κρίθηκε ένοχος και καταδικάστηκε σε ποινή φυλάκισης πέντε ετών.
Sonraki yaşamının çoğunu hapiste, yeraltında ve sürgünde geçirdi.Μεγάλο μέρος της ενήλικης ζωής του το πέρασε στη φυλακή, στην εξορία ή στην παρανομία.
Çünkü, o sene içerisinde hapisteydi.Στα μέσα της ίδιας χρονιάς βρέθηκε για λίγο στη φυλακή.
1912 yılında hapisten çıkarak Sankt-Peterburg'a geri dönmüştür ve eşiyle boşanmıştır.Το 1912 επέστρεψε στην Αγία Πετρούπολη και χώρισε την γυναίκα του.
Grigoryan'a 12 yıl hapis cezası verildi ve 3 yıl sonra serbest bırakıldı.Ο Σερλόν Α' τον σκότωσε και γι' αυτό εξορίσθηκε για 3 έτη.
14 Mayıs 1957 tarihinde 19 ay hapis cezası aldı ve Landsberg Hapishanesi'ne konuldu.Στις 14 Μαΐου 1957 καταδικάστηκε σε 19 μήνες και επέστρεψε στην στρατιωτική φυλακή των ΗΠΑ στο Λάντσμπεργκ.
Hapisten çıkıp işlerinin başına dönd.Μετά την αποφυλάκιση επανέρχεται στην εργασία του.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Όσοι δεν πορούσαν να πληρώσουν φυλακίστηκαν.
Ryti hapisten sonra kamusal yaşama dönemedi.Μέχρι το επόμενο πρωί δεν υπήρχε κανένας τρόπος να φτάσεις κοντά στο σπίτι.
Kasım 1947'de hapiste 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Το Νοέμβριο 1970 υφίσταται και δεύτερη ποινή φυλάκισης.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.1982 - Έπειτα από περιορισμό 11 μηνών, απελευθερώνεται ο Λεχ Βαλέσα, ηγέτης της «Αλληλεγγύης» στην Πολωνία.
Yargılanması sonucunda bir yıl hapis cezası aldı.Μετά από μια δίκη, καταδικάστηκε σε ένα χρόνο φυλάκισης.
Artık hapiste olan sosyoloğu ziyaret etme sırası ona gelmiştir.Εκεί άρχισε να ασχολείται με την κοινωνιολογία της επιστήμης.

İlgili Sayfalar