İhlali halinde 6 ay hapis öngörülmektedir.Sechs Monate unbedingte Haft für Scheuch.
Daha sonra cezası 21 yıl hapis cezasına çevrildi.Das Urteil wurde später jedoch in eine neunjährige Haftstrafe umgewandelt.
Ve oda hapsi verildi.Sie waren ans Haus gefesselt.
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.Ich will nicht in ein Gefängnis.
Ancak, taksici tekrar hapı seçmesi için ona meydan okur.Die Behörde wies die Hersteller an, die Tabletten zurückzurufen.
Dolayısıyla cezalıların çoğunun ölümle cezalandırıldığı bir toplumda hapishaneler gereksizdi.Aber selbst als zeitlich beschränkte Strafe kam sie für viele einem verzögerten Todesurteil gleich.
Türkiye Büyülü Hapishanem (Eylül 2005 bas.).Die Präfekturparlamentswahl in Tokio 2005 (jap.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.Sie konnte kurz darauf aus dem Gefängnis fliehen.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Dieser hat mit einem Komplizen die Flucht aus dem Gefängnis geplant.
Jon’un, Sur’u savunmada gösterdiği başarı ona popülarite kazandırır ve Jon hapisten salıverilir.Um die Menschen, die er liebt, retten zu können, muss Jonas die Flucht aus der Gemeinschaft gelingen.
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.Es gibt einige einhäusig (monözisch) und zweihäusig (diözisch) getrenntgeschlechtige Arten.
Ayrıca Happy aşık olmuştur.Er scheint unglücklich verliebt zu sein.
Suçlu bulunduğu 48 cinayet yüzünden ömür boyu hapis yatmakta.Alex wird wegen Mordes zu 14 Jahren Gefängnis verurteilt.
Kahramanlarım rahat etmek için hapse giriyorlardı.In Vechelde arbeiteten die Häftlinge im Akkord.
19 Haziran'da Merga Bien tutuklandı ve hapse atıldı.Am 21. Juni wird Lobato verhaftet und unter Hausarrest gestellt.
Gluonlar da bu yapıdan dolayı hadronların içinde hapis olarak bulunurlar.Darin gibt es unheimliche Gespenster, die achtlose Menschen in den Tümpel locken.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Abends werden sie von den Elternvögeln zum gemeinsamen Übernachten wieder ins Nest zurückgeführt.
14 yıl hapiste kaldıktan sonra 1906 yılında salıverildi.Schließlich wurde er 1906 nach drei Jahren Haft vorzeitig entlassen.
Altı ay Sansaryan Han'da, dört ay da Tophane Cezaevi'nde olmak üzere on ay hapis yattı.Sechs Monate verbrachte Su im Sansaryan Han, danach dreieinhalb Jahre im Gefängnis Harbiye.
Dahmer hapishanede iki kez saldırıya uğradı.Iwand wurde zweimal in der Steinwache inhaftiert.
Yargıç onu 1 yıl hapse mahkûm etti.Le juge l'a condamné à un an d'emprisonnement.
Hapı yuttun.T'es grillée.
On yıl hapse mahkûm edildi.Il fut condamné à dix ans de prison.
Filler hapşırabilir mi?Les éléphants peuvent-ils éternuer ?
Bu hapishanede kapalı kalmaya dayanamıyorum!Je ne peux supporter d'être enfermé dans cette prison !
Küçük salyangoz taştan hapishanesinde nasıl büyüyebilir?Comment le petit escargot dans sa prison de pierre peut-il grandir ?
Bunun için hapse atılabilirsiniz.On peut vous mettre en prison pour ça.
Bunun için hapse atılabilirsin.On peut te mettre en prison pour ça.
MGMT & Ratatat - Pursuit Of Happiness" (Fransızca).MGMT & Ratatat – Pursuit Of Happiness.
Bu kitabın yayımlanmasından kısa süre sonra Adnan Oktar tutuklandı ve hapse atıldı.Peu de temps après la publication de ce livre, Adnan Oktar fut arrêté et incarcéré.
Johnson'a Eylül 2005'te bir yıl hapis cezası verildi ve 2008'e kadar Dr. Dre'ye yaklaşması yasaklandı.En septembre 2005, Johnson est chargé d'un an de prison et interdit d'approcher Dr. Dre jusqu'en 2008.
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.Bachmann se suicide en prison le 24 février 1970.
Üçü Haziran 1379'da hapisten kaçınca, bunun sorumlusu olduğu düşünüldü.Lorsque ses trois parents s'évadèrent de prison en juin 1379, elle fut jugée responsable.
Diğer altı Yahudi ise nisan başına kadar hapiste kaldılar.Les six autres Juifs restent en prison jusqu'à début avril.
Brazinskas yargılandı ve hapsedildi, ancak Türkiye onları Sovyet makamlarına iade etmeyi reddetti.Les Brazinskas furent jugés et emprisonnés, mais la Turquie refusa de les rendre aux autorités soviétiques.
Ayrıca 600 tutuklusu olan büyük bir hapishane de var.Par ailleurs, il héberge une grande prison de 600 détenus.
1931 yılı sonlarında Ossietzky casusluk suçundan 18 ay hapse mahkûm oldu.Fin 1931, Ossietzky est condamné pour espionnage à 18 mois de détention.
Nürnberg Mahkemesi sırasında, Edda'ya hapishanede babasını ziyaret edebilmesi için izin verildi.Lors du procès de Nuremberg, elle est autorisée à rendre visite à son père en prison.
Daha sonra Sovyetler Birliği'ne iade edildi ve iki kez 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Il est ensuite remis à l'Union soviétique et est condamné à deux fois 25 ans.
Çabalarına rağmen, V. İoannis ve oğulları Teodore ile Manuil aynı yılın ekim ayında hapsedildiler.Malgré ses efforts, son mari et ses fils Théodore et Manuel sont emprisonnés en octobre de la même année.
1960'lara kadar Birleşik Devletler'deki hapisanelerin büyük çoğunluğu ırksal olarak ayrılıyordu.Jusque dans les années 1960, la plupart des prisons aux États-Unis pratiquaient la ségrégation raciale.
Komünistler ve sempatizanlar öldürüldü ya da hapse atıldı.Les communistes et leurs sympathisants furent tués ou emprisonnés.
Hitler hapiste Mein Kampf (Kavgam) kitabını kaleme alır.Hitler, en prison, écrit Mein Kampf (Mon combat).
Laboratuvarın NKVD müfettişi olan Pavel Sudoplatov uzun süre hapis yattı.Le superviseur du NKVD immédiat du laboratoire, Pavel Sudoplatov, fut condamné à une longue peine de prison.
1963 - Alkatraz Hapishanesi kapatıldı.1963 : fermeture de la prison d'Alcatraz.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890 : première exécution par chaise électrique à la prison d'Auburn, de New York.
1964 - Nelson Mandela, ömür boyu hapse mahkûm edildi.1964 : condamnation de Nelson Mandela à la prison à vie.
1932 yılında hapsedildi ve siyasi eylemlerinden dolayı iç sürgüne gönderildi.En 1932, il est emprisonné et envoyé en exil interne pour son action politique.
2005 yılında ABD mahkemelerinde Vergi kaçakçılığı suçu nedeniyle 18 ay hapse mahkûm edildi.En 2005, il a été condamné en justice des états-UNIS à 18 mois de prison pour fraude fiscale.
5 Temmuz 1969'da hapishaneden kaçtı.Il s'évada de la prison le 5 juin 1969.
Codreanu 1938 Nisan'ında tutuklandı ve hapse konuldu.Codreanu est arrêté et emprisonné en avril 1938.
1961 yılında hapisten kaçmayı başarır ve Suriye’ye iltica eder.En 1961, il parvient à s'évader de prison et il trouve refuge en Syrie.
Saldırının ardından Cử Kamboçya'ya kaçmayı başarırken; Quốc tutuklandı ve hapse gönderildi.Après l'attentat, Cử s'échappe au Cambodge, mais Quốc est arrêté et emprisonné.
Erişim tarihi: 11 Kasım 2012. IMDb'de What Ever Happened to Baby Jane?Dernière séance : Qu'est-il arrivé à Baby Jane ? (par Claude Baugee).
Kasım 1954'te tutuklanmış ve Nisan 1955'e kadar hapiste kalmıştır.Arrêté en novembre 1954, il reste en prison jusqu’en avril 1955.
Bazı Hambach konuşmacıları tutuklandı ve yargılanarak hapse atıldı.Plusieurs orateurs malchanceux de Hambach furent arrêtés, jugés et emprisonnés.
Filmin finalinde Raj suçundan dolayı hapse gönderilir ve Rita onu bekleyeceğine söz verir.En fin de compte, Raj est condamné à 3 ans de prison pour son crime, mais Rita promet de l'attendre.
Son single'ı "Open Happiness", American Idol yarışmasının 2009 sezon finalinde yer aldı.Son single open happiness fut présent dans la finale de la saison 2009 de American Idol.
Ayaklanmanın elebaşlarına 40 yıllık hapis cezaları verilecektir.Les dirigeants de la révolte sont condamnés à 40 ans de prison.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.La censure, les amendes, l'exil ou l'emprisonnement ne semblaient plus capables de contenir les critiques.