Bu robotun hareketleri hantaldır.The movements of this robot are awkward.
O hareketlerinde hantaldır.He is awkward in his movements.
Ben onların çevresinde hantal hissettim.I felt awkward around them.
Bu hantal.It's bulky.
Tom hantal görünüyor.Tom appears awkward.
Ben hantal bir tipim.I'm a klutz.
Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.Government red tape has made the process very cumbersome and hard to understand.
Foklar karada sakar ve hantal, suda ise çok zariftir.Seals are clumsy and ponderous on land, but very graceful in the water.
Çok uzun boylu insanlar genellikle hantal olabiliyor.Very tall people can often be ungainly.
Bu problem kendi başına kapalı bir formda çözülmek için bile çok hantaldır.This problem per se is quite clumsy to solve in closed form.
Hidrür teknolojisi, hidrojeni depolamak için daha az hantal bir alternatif vadetti.Hydride technology promised an alternative, less bulky way to store the hydrogen.
Buradan hayvanın hantal olduğu anlaşılır.It turns out that this animal is duck.
Zayıf zırhı, hantallığı ve düşük alfa zararı ise eksileridir.Its cons are poor armor, giant silhouette and small alpha damage.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.So instead of wearing these kludgy devices, we can put on a simple patch.
Balerin figürlerinin hantallıkları ve zerafetten uzak davranışları gözüme batıyor.The notion of the ungainliness is so clear when you look for it.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.I don't want a clunky answering machine; I want the message it saves.
İlk adam atlar, ve siz sıradasınızdır, ve kapıyı doğru hantal hantal ilerlersiniz.The first guy goes, and you're just in line, and you just kind of lumber to the door.
Non-avian dinazorlar şu soyları tükenen hantal olanlar.So the non-avian dinosaurs are the big clunky ones that went extinct.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Like Spencer's Talus with his modern flail He threatens ruin with his ponderous tail.
Hantal sevinç ifade etmek için, havada bir balina tarafından ağızlı. "Up-spouted by a whale in air, To express unwieldy joy."
Başka türlü gereksiz derecede hantal olur.Otherwise it becomes cumbersome.
İlk bakışta inanılmaz hantal görünen bu ürün aslında inanılmaz derecede kullanışlı.So what seems like a very clunky product is, in fact, incredibly useful.
Yani biraz hantaldı ?So it was a little slow?
Biraz hantaldı, ve çalıştırması gerçekten zordu.A little slow, and it was just hard to work.
Tabii bir de "Liop an da lapa" olarak; yani "çift yüzgeçli hantal yaratık".Another title would be "liop an dá lapa," "the unwieldy beast with two fins."
Hırvatistan, hantal devlet idaresi hakkında AB yetkililerinin eleştirilerine maruz kalıyordu.Croatia has come under criticism from EU officials for its cumbersome state administration.
Tek kolu olmasına rağmen, asistanların yardımıyla büyük ve hantal kameralar kullandı.Despite only having one arm, he used large, bulky cameras with the aid of assistants.
Bu hantal.Es ist sperrig.
Hantal cüsseleri aldatıcıdır.L’arnaqueur arnaqué.
Muhtemelen yapım olarak daha hantal, dolayısıyla daha ağırdılar.Elle devait sans doute être plus travaillée, avec des dimensions plus importantes.
Winamp3'ün hantal yapısı terk edildi.Se equivocó la paloma 3.
Buna karşın yavaş ve kaba ve hantaldı.Con il tempo, è diventato lento e maldestro.
O hareketlerinde hantaldır.У него неловкие движения.
10 kadar kürekçi sıraları vardı ve bundan dolayı oldukça hantallardı.Его команда набрала 10 очков, которые впоследствии оказались очень важными.
Hantal cüsseleri aldatıcıdır.Этим пользуются мошенники.
Genel olarak yaptığı reformlar devlet mekanizmasını hantallığından kurtarmak üzeredir.Проведённые им реформы способствовали стабилизации положения в государстве.
Hidrür teknolojisi, hidrojeni depolamak için daha az hantal bir alternatif vadetti.قدمت تقنية الهيدريد بديل أقل حجم لتخرين الهيدروجين.
Bilgisayarın en hantal donanımlarından biridir.Jest jednym z najważniejszych elementów komputera.
Renk için alternatif bir isim hantaldır.En alternativ term till färg.
Gergedan bütün iriliğine karşın hiç de hantal bir hayvan değildir.Trots namnet är djuret ingen råtta.
Gergedan bütün iriliğine karşın hiç de hantal bir hayvan değildir.При всій своїй енергійності, такий кінь неагресивний.
İlçe eski hantal görüntüsünden modern bir görüntüye geçiş aşamasındadır.Jaromir bódultan siet régi kedvese képe elé.
Bu problem kendi başına kapalı bir formda çözülmek için bile çok hantaldır.Tehtävä on sellaisenaan sangen vaikea ratkaista suljetussa muodossa.
Bilgisayarın en hantal donanımlarından biridir.Se on tietokoneen keskeisimpiä osia.
Hantal cüsseleri aldatıcıdır.Bondefangeri er bedrageri på det jævne.
Renk için alternatif bir isim hantaldır.一色範視の別名。
Bu problem kendi başına kapalı bir formda çözülmek için bile çok hantaldır.しかし、これはそのままの形では解くことが難しい。
Genel olarak yaptığı reformlar devlet mekanizmasını hantallığından kurtarmak üzeredir.갑오개혁은 정부 주도의 근대적 개혁의 성격을 지닌다.
Ateşli silahlar nispeten hâlâ yeni bir buluştur ve oldukça hantaldır; bu nedenle kullanımı yaygın değildir.Лястовичата опашка е доста рядък вид и никога не се среща масово, затова и вредите от нея са нищожни.
25 Ocak - Kaptan Hasan Hantal gemisi, Karadeniz'de battı, 11 gemici boğuldu.2. decembra spadol námorník Peter Flowers zo sťažňového lana do mora a utopil sa.
Winamp3'ün hantal yapısı terk edildi.Dream Machine je bil izdan 3.
Zayıf yönü hantal olmasıdır, pek hızlı hareket edemez.Kuna munarakk on nii suur ei suuda ta ise, aktiivselt liikuda.
AK: Biraz hantaldı, ve çalıştırması gerçekten zordu.AK: 좀 느렸고 작동하는 방법이 너무 힘들었어요..
AK: Biraz hantaldı, ve çalıştırması gerçekten zordu.Wolno i było dość trudne do opanowania.
AK: Biraz hantaldı, ve çalıştırması gerçekten zordu.אמנדה: מעט איטי, וקשה לתפעול.
AK: Biraz hantaldı, ve çalıştırması gerçekten zordu.أ.ك.: بطيئةً نوعاً ما ، وكانت عمليةً مجهدة.
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Aber alte Leute, heucheln vielen als sie tot waren, schwerfällig, langsam, schwer und bleich wie Blei .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Ale staré lidi, jak mnoho předstírat, že jsou mrtví, nemotorné, pomalé, těžké a bledý jako olovo .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Ale starých ľudí, ako veľa predstierať, že sú mŕtvi, nemotorné, pomalé, ťažké a bledý ako olovo .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Ale starzy ludzie, wiele udają jak byli martwi, nieporęczne, powolne, ciężkie i blada jak prowadzić .--