hani ile cümle
hani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?A kde sú vaši proroci, ktorí vám prorokujú, že vraj neprijde babylonský kráľ na vás ani na túto zem?
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?Các tiên tri đã nói tiên tri rằng: Vua Ba-by-lôn sẽ không đến đánh các ngươi, đánh đất nầy, thì nay ở đâu?
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?Di mana para nabi Baginda itu yang mengatakan bahwa raja Babel tidak akan menyerang Baginda dan negeri ini
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?바벨론 왕이 와서 왕과 이 땅을 치지 아니하리라고 예언한 왕의 선지자들이 이제 어디있나이까
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?Waar zijn die profeten nu, die u vertelden dat de koning van Babel niet zou komen?
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?ואיו נביאיכם אשר נבאו לכם לאמר לא יבא מלך בבל עליכם ועל הארץ הזאת׃
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?فاين انبياؤكم الذين تنبأوا لكم قائلين لا ياتي ملك بابل عليكم ولا على هذه الارض.
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?對 你 們 豫 言 巴 比 倫 王 必 不 來 攻 擊 你 們 和 這 地 的 先 知 、 現 今 在 那 裡 呢
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?對 你 們豫 言 巴比 倫王 必不 來攻擊 你 們和這 地 的 先知 、 現今 在 那 裡呢
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Aj, oni říkají mi: Kdež jest to, což předpovídal Hospodin? Nechť již přijde.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ecco, essi mi dicono: «Dov'è la parola del Signore? Si compia finalmente!»
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Eis que eles me dizem: Onde está a palavra do Senhor? venha agora.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Glej, oni mi pravijo: Kje je beseda GOSPODOVA? Pride naj skoraj!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.He aquí que ellos me dicen: "¿Dónde está la palabra de Jehovah? A ver, pues, que se cumpla!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Hľa, oni mi hovoria: Kdeže je to slovo Hospodinovo? Nože nech prijde!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Iată, ei îmi zic: ,,Unde este Cuvîntul Domnului? Să se împlinească dar!``
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ímé, õk azt mondják nékem: Hol van az Úr szózata? Most jõjjön el!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Katso, he sanovat minulle: "Missä on Herran sana? Toteutukoon se!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.그들이 내게 이르기를 여호와의 말씀이 어디 있느뇨 이제 임하게 할지어다 하나이다
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Nầy là lời người ta bảo tôi: Lời phán của Ðức Giê-hô-va ở đâu? Rày hãy ứng nghiệm!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Nầy là lời người_ta bảo tôi : Lời phán của Ðức_Giê - hô-va ở đâu ? Rày hãy ứng_nghiệm !
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Orang berkata kepadaku, "Di mana semua ancaman TUHAN itu? Biarlah sekarang dilaksanakan!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Oto oni do mnie mówią: Gdzież jest to słowo Pańskie? Niechże już przyjdzie;
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, de andre siger til mig: "Hvor er HERRENs Ord? Lad det konmme!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, de sier til mig: Hvor blir det av Herrens ord? La det komme!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, dessa säga till mig: »Vad bliver av HERRENS ord? Må det fullbordas!»
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Siehe, sie sprechen zu mir: Wo ist denn des HERRN Wort? Laß es doch kommen!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Voici, ils me disent: Où est la parole de l`Éternel? Qu`elle s`accomplisse donc!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ιδου, ουτοι λεγουσι προς εμε, Που ο λογος του Κυριου; ας ελθη τωρα.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Вот, они говорят мне: „где слово Господне? пусть оно придет!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ето, те ми казват: Где е словото Господно? нека дойде сега.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.הנה המה אמרים אלי איה דבר יהוה יבוא נא׃
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.ها هم يقولون لي اين هي كلمة الرب. لتأت.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.他 們 對 我 說 、 耶 和 華 的 話 在 那 裡 呢 、 叫 這 話 應 驗 罷
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.他 們對 我 說 、 耶和華 的 話在 那 裡 呢 、 叫 這話應驗罷
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Chủ tịch, đến lúc chào khách rồi đấy ạ
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Doamna presedinte, este timpul sa primiti invitatii.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Elnök asszony, itt az idő, hogy köszöntse a vendégeket!
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Frau Präsidentin, Zeit die Gäse zu begrüssen.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Johtaja. Teidän on aika tervehtiä vieraita.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim. Joon Pyo, sende yerini al hadi.Gospa, čas je da pozdravite goste.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ordförande, det är dags att hälsa på dina gäster.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Pani prezidentka, už je čas pozdraviť hostí.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presiden, sudah waktunya menyapa tamu-tamu.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presidente, è ora di salutare i vostri ospiti.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Présidente, il est temps pour vous de saluer vos invités.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ředitelko,je čas, abyste šla uvítat vaše hosty.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Πρόεδρε, είναι ώρα να χαιρετήσετε τους καλεσμένους σας.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Президент, настало время поприветствовать гостей.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.נשיאה, זה הזמן לברך את האורחים
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.سيدتي الرئيسه، حان الوقت للترحيب بضيوفك.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.ジュンピョ 下りてきて 持ち場につきなさい
Baş Saray Hanımı Hong... ...artık sen de Lee Seol'un tarafındasın.Demoiselle de compagnie Hong, maintenant, vous êtes du côté de Lee Seol.
Baş Saray Hanımı Hong... ...artık sen de Lee Seol'un tarafındasın.Hong főudvarhölgy, most már maga is Lee Seol pártján áll.
Baş Saray Hanımı Hong... ...artık sen de Lee Seol'un tarafındasın.Συγνώμη; Έχεις γίνει πιστή σε αυτήν.
Baş Saray Hanımı Hong... ...artık sen de Lee Seol'un tarafındasın.لقد اصبحتي وفية لها
Baş Saray Hanımı, Hong In Ae.Hong In Ae vagyok, az udvarhölgyek vezetője.
Baş Saray Hanımı, Hong In Ae.Je suis Hong In Ae, gouvernante des dames de compagnie.
Baş Saray Hanımı, Hong In Ae.Είμαι η Επικεφαλής Κυρία της Αυλής, Χόνγκ Ιν "ε.
Baş Saray Hanımı, Hong In Ae.انا مدبرة الرئيسية هونغ اين اي