hani ile cümle
hani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Olayda yaralanan Ümmühan Hanım da davayı açarak bize çok yardımcı oldu.Ook de Onze-Lieve-Vrouwekerk raakte bij het geweld zwaar beschadigd.
Hatta kimi masallarda üç hanımla evlidir; kimisinde ise ilk eşi öldükten sonra ikincisi ile evlenir.Over één van hen schreef hij: Hij is getrouwd en na zijn eerste vrouw, nam hij er nog drie bij.
1936'da Sıdıka Hanım'la evlendi.Zij trouwde in 1963 met Freek Noppen.
Hanın taşları sökülerek civardaki yerleşim yerlerinde yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.De stenen bouwwerken werden gebruikt om als bouwmateriaal in de omgeving te dienen.
Kınar Hanım'ın yardımıyla kaçtı.Ze heeft de vrouw van het slachtoffer opgevangen.
Biri Müşfika, diğeri Fatma hanım idi.Een andere vrouw, een edelvrouw, was onvruchtbaar.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Clutch gaat terug naar zijn collega's.
Annesi ev hanımı, babası ise bankacıdır.Zijn moeder was een huisvrouw, zijn vader een bankbediende.
Yine, 1811 - 1836 yıllarına tarihlenen iki belgede han, "Kumarcı Hanı" adı ile anılmaktadır.Al op oude kaarten van het Kadaster uit 1811-1832 staat het gebied vermeld als "oude Gatsveenen".
Ben Əzizə hanımın kızıyım.Ze is de dochter van Himavat.
Naciye hanım güzel değildi, fakat temiz, yüksek ahlak sahibi ve akıllı bir kadındı.Zij was een Maia en was van een betoverende schoonheid en zeer wijs.
Ebu Hanife'nin türbesini yıkıp mezarını açıp kemiklerini yaktılar.Wyclifs graf moest worden opengebroken, en diens resten verbrand.
Makbule Hanım 1956 yılına kadar yaşadı.Vincent bestond tot 1956.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Als hij weer gaat, kunnen ze nauwelijks hun ogen openhouden.
1969'da Nar Hanım adlı ilk 45'liğini, 1973'te Ham Meyva'yı çıkardı.Het kwartet bracht hun eerste single Please Mrs. Henry uit in 1971.
Herkes bu yüzünü gizleyen genç hanımın bir yabancı olmadığını hissederler.Zij weten echter niet dat de agent die de leiding heeft over deze missie zelf een alien is.
Belgin Hanım'a hayranlık duymaktadır ve ona âşıktır.Ze ziet de mooie koning en is op slag verliefd.
Bu hanım kim?Wie is deze vrouw?
Onlar yolcu hanına girdi ve üçü masaya yerleşti fakat onlardan hiçbirinin iştahı yoktu.Ze kwamen de herberg binnen en de drie gingen aan tafel zitten maar niemand had trek.
Kardeşi İsmail Han'dan sonra Karadağ Hanı olmuştur.Następnie należy nadać im numer ISBN (tytuł tomu).
Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti.Oto obydwaj przynieśli ofiarę; i została przyjęta od jednego z nich, a nie została przyjęta od drugiego.
Ancak bu ünlü hanımın yaşamına dair çok az şey bilinmektedir.O życiu tej księżniczki wiadomo bardzo niewiele.
Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi.Ponieważ było to dla nich trudne, zapytali: "Który z nas jest w stanie to uczynić, Wysłanniku Allaha?"
Müzeyyen hanım yanarak öleceği için korkar.Muzyk został skazany za podpalenie kościoła.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.Kiedy nie znalazł wśród sąsiadów właściciela, uznał go za przybłędę.
Saide gibi haniflerin namaz kıldığı bilinmektedir.W czasie modlitwy zaś pozostawał w odrętwieniu, jakby nieobecny.
Şampiyon şarkı "Hani" oldu.Piosenką mistrzostw była Ja, so fahren wir Ski.
1948'de Cündoğlu Hanı projesini hazırladı ve inşaatında uygulamaya katıldı.W 1948 Diecezjalna Komisja Budowlana zatwierdziła projekt do realizacji.
Hani siz birbirinizin düşmanları idiniz de O, kalblerinizi birleştirmişti.Jeśli wy obydwie nawrócicie się do Boga... przecież już skłoniły się wasze serca.
Biri Müşfika, diğeri Fatma hanım idi.Jedna z nich została służącą, a druga panią.
Kalenin kuzeyinde ise çok sayıda tarihî han (Bayaz Han, Büdeyri Hanı ve Şire Han gibi) bulunmaktadır.Na jeziorze znajdują się liczne wyspy, z których największą jest Frösön.
Alyan Geni Mamasalih Tayer Hani Ako (Ranya dolaylarında) Baban (Babani.Do obcych mu ludzi zarządzających majątkiem po rodzicach.
Ancak bu hak, hanın izni olmadan kesinlikle babadan oğla geçmezdi.Mało prawdopodobne, by rzeczywiście działo się to bez zgody ojca.
O günden bu yana kadın yöneticilere Hanım denir.Od tego czasu uważano Gdów za miasto.
Amacı Müzeyyen hanım ile arkadaşlık kurmaktır.Piosenka to dialog ze śmiercią niczym koleżanką.
14 Ekim 2016 tarihinde Michelle Gomez'in Hanım rolüyle döneceği açıklanmıştır.14 października 2016 roku Michelle Gomez potwierdziła, że ponownie pojawi się w roli Missy w tym sezonie.
Haniya cicoz, işte cicoz.Hanna Cygler, właśc.
Babası ışıklandırma teknisyeni ve aynı zamanda bir işçi, annesi ise ev hanımıydı.Jego ojciec był technikiem oświetlenia ulicznego i robotnikiem, a jego matka była gospodynią domową.
Muhakkak ki ben, hanif olarak yüzümü, yeri ve semaları yaratan Allah’ın Zat’ına döndürdüm.Ja oczyściłem (je) z drzew i usunąłem nagromadzoną (tam) ziemię.
Diğer bir görüşe göre ise, Ayşe Hafsa Sultan Kırım hanı Mengli Giray'ın kızıdır.Cytat: Hafsa Sultan była najprawdopodobniej córką Mengli Gireja.
"Soylu hanımlar ve kahramanlar".Twórcy i bohaterowie. .
Nuridil'in hanımı onu kendi oğluyla evlendirmek ister fakat kız kabul etmez.Kłoci się z Owenem, ponieważ on chce dziecka, a ona – nie.
Annesi ise Meliha Hanım'dır.Jej służebnicą jest m.in. Meliana.
Lothlórien'de ise, sadece Galadriel Hanım veya Hanım olarak bilinir.Galadrielę zwano m.in. Panią z Lórien, Panią z Lothlórien i Panią Galadhrimów.
Bir görüşe göre Bayanay Hanım aslında yedi kişidir.Kandydatek na sławną matkę jest siedem.
Bir kız kardeşi vardır (Şerife Okay Hanım).Ma młodszą siostrę, Sandę.
Meow; armut, hanımeli ve vanilya kokuları içerir.Wyczuwalny może być zapach cytrusów i wanilii.
Çeşmiahu Hanım Efendi.Z. Matecki / sł.
Hanımlar mahfili.Majowie Majowie.
Babasının adı Hıfzırrahman Raşit Öymen, annesinin adı Nezaket hanımdır.Dziewczyna wstydzi się pochodzenia swojego ojca, wszędzie posługuje się panieńskim nazwiskiem matki.
Erkekte hanımına ismi ile hitap etmez ona, ‘kız’ veya ‘hacı’ der.Nie znosi, gdy mówi się do niej per "pani", a nie "panno".
Hani sureti takındığını görmelerini istiyorum.Powinny być przycinane po przekwitnieniu.
Kınar Hanım'ın yardımıyla kaçtı.Wstał z pomocą sędziów.
Annesi ev hanımıdır.Matka jest gospodynią domową.
Belkıs hanım dernek adına, uçaktan atmak amacıyla bir sepet dolusu kart bastırmıştı.W swoim liście pożegnalnym prosił, by jego prochy zostały rozsypane z samolotu.
İkinci dalga ise Cengiz Hanın savaşları sırasında meydana gelmiştir.Dżebe odznaczył się szczególnie podczas wojny z dżurdżeńską dynastią Jin.
Melek Hanım ilk eşini 1946’da kaybetti.W 1946 zmarła jego pierwsza żona Ada.
Bu hoş hanımdan(!) etkilenen Edna'nın babası ona kur yapmaya başlar.Jednak właścicielka domu, Edna, przyłapuje ich na gorącym uczynku.
Kâmile Hanım binti Ârif (d.Dypsis tsaravoasira Beentje (ang.).
Hizmetçinin hanımefendisine delicesine aşık olması işleri değiştirecektir.Żeby było mało kłopotów, zakochuje się w kelnerce...