hani ile cümle
hani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hanımefendiler ve beyefendiler, lütfen bu tarafa gelin.Ladies and gentlemen, please come this way.
Evin hanımıyla konuşmak istiyorum.I'd like to speak to the lady of the household.
Lütfen oturun, hanımefendiler ve beyefendiler.Please be seated, ladies and gentlemen.
Sadece bir ev hanımı olmaktan nefret ederim.I would hate to become just a housewife.
Yaşlı hanımefendi bana istasyona giden yolu gösterecek kadar kibardı.The old lady was kind enough to show me the way to the station.
Yaşlı hanımefendi tepeye kadar yavaşça yürüdü.The old lady walked slowly up the hill.
Hanımefendi iyi bir aileden geliyordu.The lady came from a good family.
Hanımefendi, bir ay önce buraya taşındı.The lady moved here a month ago.
Bu hanımefendinin güzelliğine herkes tarafından hayran kalındı.The beauty of that lady was admired by everyone.
Bayan Smith yaşlı bir hanımdır.Mrs. Smith is an elderly lady.
Bu, ev hanımı için büyük bir zaman tasarruf aygıtı.This is a great time-saving gadget for the housewife.
Endişeli ev hanımı telefonun zilini duydu ve hemen ahizeyi kaldırdı.The worried housewife heard the telephone ring and quickly picked up the receiver.
Bu hanımefendi kaç hizmetçi çalıştırmak istiyor?How many maids does that lady want to employ?
Sizi soran bir hanımefendi var.There's a lady asking for you.
"George? " dedi ev hanımı. "George kim? ""George?" said the housewife. "Who's George?"
Bugünün ev hanımları, yüksek fiyatlardan şikayet etmekten başka hiçbir şey yapmıyor.Today's housewives do nothing but complain of high prices.
Dün Robert'i görmeye gittim, hani babası pilot olan.Yesterday I went to see Robert, whose father is a pilot.
Ben bir ev hanımıyım.I am a housewife.
O, Amerikalı bir hanım ile evli.He is married to an American lady.
O bir hanımefendi olma havasına sahip.She has the air of being a lady.
O bir hanımefendi olmanın havasına sahip.She has the air of being a lady.
O, hanımefendiyi bana tanıttı.She introduced the lady to me.
Çok zeki genç bir hanımdır.She is a very intelligent young lady.
Hanımefendilerin huzurunda şapkalarınızı çıkarmak zorundasınız.You must take off your hats in the presence of ladies.
Birçok hanım yüksek fiyatlardan şikayetçi.Many wives complain about high prices.
Bir yarı zamanlı iş ev hanımları için uygundur.A part-time job is suitable for housewives.
Beyefendi hanımın elini öptü.The gentleman kissed the lady's hand.
Bu hanımefendi kim?Who is this lady?
Bu hanım kim?Who is this lady?
Bu hanımı tanımıyorum.I do not know this lady.
Sanırım hanıma ev almalıyım.I guess I should get home to the missus.
Tereyağından kıl çeker gibi de olmadı hani.It hasn't been a piece of cake either.
Evet, hanımım.Yes, mistress.
O bir hanım evladı.He's a dandy.
Annem asla sadece bir ev hanımı olmak istemedi.My mother never wanted to be just a housewife.
Dur! Caddeyi geçen yaşlı bir hanımefendi var.Stop! There's an old lady crossing the street!
Hani işin doğrusunu bilmesem bir şey sakladığını söylerdim.If I didn't know any better, I'd say you were hiding something.
Hanımefendi buradaki bu arabanın kime ait olduğunu biliyor mu?Does the lady know who this car here belongs to?
Hanımefendi bu arabanın kime ait olduğunu biliyor mu?Does the lady know who this car belongs to?
Tom o hanımefendinin kim olduğunu merak ediyordu.Tom wondered who that lady was.
Gölün hanımı, Merlin'i büyüledi ve onu bir ağacın gövdesinde tuzağa düşürdü.The Lady of the Lake bewitched Merlin and trapped him in the trunk of a tree.
Evin hanımı ile konuşmak ister misin?Do you wish to speak to the lady of the house?
Hoş geldiniz, hanımefendiler ve beyefendiler!Welcome, ladies and gentlemen!
Ne harika bir hanımefendi!What a wonderful lady!
Mary sofistike bir hanımefendi.Mary is a sophisticated lady.
Size bir içki önerebilir miyim hanımefendiler?Can I offer you ladies a drink?
O hanımefendinin kim olduğu hakkında herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who that lady is?
Ben sadece bir ev hanımıyım.I'm just a housewife.
Ev hanımı, halıyı elektrik süpürgesiyle temizledi.The homemaker vacuumed the carpet.
Annem, şimdiki ev hanımlarının kullandığı ev gereçlerinin hiçbirine sahip değildi.My mother had none of the mod cons which are available to today's housewives.
Tanıştığımıza memnun oldum, hanımefendi.It's a pleasure to meet you, ma'am.
Hani küçük prensesim?Where's my little princess?
O hanım çok güzel gözüküyor.That lady is very good looking.
Hanım nasıl?How's the wife?
Ne güzel bir hanımefendi!What a pretty lady!
Birçok ev hanımları yüksek fiyatlardan şikayet ediyor.Many housewives complain about high prices.
Üzgünüm hanımefendi, bir sorun var mı?I'm sorry ma'am, is there a problem?
Tom'un annesi bir ev hanımı.Tom's mother is a housewife.
Tom birazcık hanım evladı.Tom is a bit of a sissy.
Tom Mary'nin bir ev hanımı anne olmasını istedi.Tom wanted Mary to be a stay-at-home mom.