O yıl, Schopenhauer hanımları bir bankacılık krizinde servetlerinin çoğunu kaybetti.That year, the Schopenhauer ladies lost most of their fortune in a banking crisis.
Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler'in Türkçe kopyasıA Turkish copy of I Ask You, Ladies and Gentlemen
Hobileri, nadir orkideleri toplamak ve kraliyet hanımlarını eğlendirmek olarak tanımlandı.His hobbies were described as collecting rare orchids and entertaining royal ladies.
Bayan Pole - Söylenene göre tüm Cranford hanımları arasında en "makul" ve "aydın" kişi.Miss Pole – Allegedly the most "reasonable" and "enlightened" of all the Cranford ladies.
Dr. Hoggings ile, Cranford hanımlarının ilk başlarda kederle karşıladığı bir evlilik yapıyor.She marries Dr. Hoggins to the initial dismay of the ladies of Cranford.
Hem kendisi hem de soyadı, Cranford hanımları tarafından kaba olarak görülüyor.Both he and his surname are regarded as vulgar by the ladies of Cranford.
Langham Place HanımlarıLadies of Langham Place
1987'de Avustralyalı yazar Colleen McCullough , Missalonghi'nin Hanımları adlı bir roman yayınladı.In 1987, Australian author Colleen McCullough published a novella, The Ladies of Missalonghi.
İstanbul Yeni Camii'deki padişah hanımlarının türbesine gömüldü. [2] [3]She is buried in the mausoleum of the imperial ladies at the New Mosque, Istanbul.[2][3]
Hanımların mirasına bir övgü, Ian Shaw tarafından müzikle verildi. [7]A tribute to the legacy of the Ladies was given in music by Ian Shaw.[17]
Ebû Sûfyân'nın hânımlarından birisidir.Einer der Teilstämme der Ahlamû waren die Aramu (Aramäer).
Televizyonda Hanımlar Sizin İçin adlı sabah programı başladı.Im Fernsehen hat sich für die Morgensendung der Begriff Frühstücksfernsehen eingebürgert.
Özbek Han'ın hanımlarından biri Andronikos Paleologos'un kızı idi.Seine Frau war eine Tochter des Protovestiarios Andronikos Palaiologos.
Hanımlarımızı terkettik.Nous avons quitté nos épouses.
Hanımlarınızı terkettiniz.Vous avez quitté vos épouses.
Hanımlarını terkettiler.Ils ont quitté leurs épouses.
Hanımlarımızı memnun etmeyi severiz.Nous aimons contenter nos femmes.
Hanımlarınızı memnun etmekten hoşlanırsınız, değil mi?Vous aimez contenter vos femmes, n'est-ce pas ?
Hanımlarınızı memnun etmeyi seversiniz, değil mi?Vous aimez contenter vos femmes, n'est-ce pas ?
Fransa’ya giden Türk hanımları Lyon şehrine yerleştirilir.Les Français sont emprisonnés à Lyon.
Hanımlar Alemi 1913-18 arasında 30 sayı olarak yayımlandı.Dix éditions sont organisées entre 1913 et 1981.
"Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve inananların kadınlarına örtülerini üzerlerine salmalarını söyle.Di a tus esposas, a tus hijas y a las mujeres de los creyentes que se cubran con el manto.
"İk Kadın Örgütü "Lefkoşa Hanımlar Cemiyeti" ve Tiyatro".«Figuras femeninas en las Letras, las Bellas Artes y el Teatro».
"Soylu hanımlar ve kahramanlar".I vincitori e i perdenti".
Onun hanımları da onların analarıdır." ifadesidir.Женское их дело; что они много смыслят!».
O'nun hanımları da onların analarıdır.”Яб); они пребывают в соединении со своими супругами (тиб.
Yazarlığa Hanımlara Mahsus Gazete'de başladı.О девушке начали писать в газетах.
Kısa zamanda ün yaptı ve hanımların hayranlığını kazandı.Вскоре она завоевала уважение и доверие молодой королевы.
"Soylu hanımlar ve kahramanlar".Там свои герои и антигерои».
Hanımlar mahfili.Ягуб Махмудов.
Hanımların bu tutumu Falstaff'i biraz utandırır.Это действо вызывает у Фауста отвращение.
Ebû Sûfyân'nın hânımlarından birisidir.ضيف الله سعد عواد السعيديين .
Dış giriş kapısından girince sağ ve soldan üst kata çıkılır, burası hanımlar içindir.الآن في الأعلى، ادخل من الباب الأيمن أو الأيسر لأن كليهما يقودان لمنطقة واحدة.
"Soylu hanımlar ve kahramanlar".Bravos companheiros e fantasmas.
Hanımların bu tutumu Falstaff'i biraz utandırır.Hij inspireerde tot het personage van Falstaff.
Üst kat hanımlar bölümüdür.Hoofdplaats is Kadınhanı.
Kısa zamanda ün yaptı ve hanımların hayranlığını kazandı.Deze was onmiddellijk enthousiast en bood de dames een contract aan.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Clutch gaat terug naar zijn collega's.
"Soylu hanımlar ve kahramanlar".Twórcy i bohaterowie. .
Hanımlar mahfili.Majowie Majowie.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Macbeth träffar häxorna på nytt.
1994-1995 yıllarında Ferhunde Hanımlar adlı TV dizisinde oynadı.Mellan 1990 och 1994 medverkade han i TV-serien I lagens namn.
"Soylu hanımlar ve kahramanlar".«Герої та коханці».
Bu küslükten dolayı kardeşlerin hanımları da birbirleriyle konuşmamaktadır.Ідучи до церкви хрещені батьки не розмовляють між собою.
Köy hanımlarının becerilerinin ispatıdır.Különleges háziasszonyi képességei csodákat tesznek.
"Soylu hanımlar ve kahramanlar".(Németül) „Dear brothers and sisters.”
Rebi'nin kızı Ümâme de, Ali'nin hanımlarından birisidir.Everything But the Girl on myös Darinin kappale.
Aişe, Arapçayı en edebî konuşan hanımlarından biridir.Ahlam on eräs Arabian parhaiten ansaitsevista laulajista.
Hanımların bu tutumu Falstaff'i biraz utandırır.Dette gjør Francois enda mer upopulær.
Diğer hanımlardan üçü kursu bıraktı; Refika Hanım suflör olarak Darülbedayi kadrosunda yer aldı.Di antara mereka bertiga, Pratipa menjadi seorang yang tak tersaingi di muka bumi.
O'nun hanımları da onların analarıdır.”Bukankah istri-istri dia Ahlul Baitnya?"
O'nun hanımları da onların analarıdır.”喜歡的類型是自己的妻子(據說是被妻子逼著說的)。
Hanımlar için Seyyide sıfatı kullanılır.俗皆妇人执役。
Günümüzde hala mahallenin hanımları bu yemekleri devamlı yapar.현재 만촌동에 살고 있는 달성 하씨들이 해마다 돌아가며 관리하고 있다.
Erkekleri günü birlik işlerde çalışırlardı, hanımları evlere günlük çamaşır ve temizlik işlerine giderlerdi.그날 사병들을 동원하여 비밀리에 매복시키고, 그날 저녁 한성부를 점령하였다.
Köylü hanımlar zeytin yağlı sabun yapmaktadırlar.המשפחה עסקה בייצור שמן זית וסבון.
Kısa zamanda ün yaptı ve hanımların hayranlığını kazandı.היה למדן גדול וזכה להערצת רבני הדור.
Bu küslükten dolayı kardeşlerin hanımları da birbirleriyle konuşmamaktadır.To je razlog zbog čega braća međusobno ne razgovaraju.
Ferhunde Hanımlar dizisiyle ün kazandı.U odlučujućem susretu su pobijedile djevojčad Silenta.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Phoebe sa sťahuje späť k sestrám.