Bu hançerin özelliği, kullanan kişi kendi kalbine soktuğunda dev bir ejderhaya dönüşmesiydi.La sua furia era tale che, durante il guado, ella si trasformò in un enorme serpente.
Hançerlerin boyutları değişkendir.Le dimensioni dei cantari sono varie.
Serçeparmak, suikastçinin hançerinin kendisine ait olduğunu söylerek herkesi şoka uğratır.Мизинец шокирует всех, признав, что кинжал убийцы раньше принадлежал ему.
Kadının da kaçması üzerine samuray kendini hançerleyerek intihar etmiştir.В это время женщина сбежала, а самурай покончил с собой.
Meymûn dedi ki: Ömer'e hançerlediği sırada tanık oldum.Он ответил: «Я не видел никого более знающего, чем аз-Зухри».
Sayid, söylenenleri yapar fakat hançer hiçbir etki göstermez.Саид делает всё в соответствии с инструкциями, но удар кинжала не приносит желаемого результата.
Hançerlerin boyutları değişkendir.Впрочем, размеры тетрадей варьируются.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Фрэнк стреляют в ребёнка, ранив его.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.В мирное время кадрированные.
Bu hançerin özelliği, kullanan kişi kendi kalbine soktuğunda dev bir ejderhaya dönüşmesiydi.Считается, что тот, кто выпьет кровь из него, превратится в могущественного дракона.
Prens son bir hamle ile zaman hançerini vezirden almayı başarır.Принцу удаётся сбежать и захватить Кинжал Времени.
Sezar 23 defa hançerlenmiştir.Цезарь умер от двадцати трёх ран.
Ferhad'ın ölüm haberini alan Şirin de bir hançerle kendini öldürür.В качестве доказательства своей невиновности принц Дастан убивает себя кинжалом.
Sezar 23 defa hançerlenmiştir.طعن قيصر 23 طعنة.
Meymûn dedi ki: Ömer'e hançerlediği sırada tanık oldum.قال: فلما رآه قد لج قال: فإني سائر.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.لكنه يسري زمن السلم فقط.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Furioso, Le Cabuc abate o homem a tiro.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Novas Diretrizes em Tempos de Paz.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Het mannetje valt Hans aan, maar wordt neergeslagen.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Deze wet gold echter alleen in vredestijd.
Silah, uzun bir hançer veya kısa kılıç olarak tarif edilebilir.Jest to właściwie pistolet z możliwością przekształcenia w miecz lub krótki sztylet.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Jednakże jej warunki obowiązywały wyłącznie w czasie pokoju.
Davy Jones'u öldürmenin tek yolu kalbi hançerlemektir.Jedynym sposobem zabicia Davy’ego Jonesa było przebicie jego serca znajdującego się w Skrzyni Umarlaka.
Bu hançerin özelliği, kullanan kişi kendi kalbine soktuğunda dev bir ejderhaya dönüşmesiydi.Jak mówi legenda, osoba, która wbije sobie go w serce, zmieni się w potężnego smoka.
Hatta padişah önünde hançerler çekildi.Na jej czele stanął Mečys Gedvilas.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Sheriffen tror dock att det är hon som är kvinnomördaren och skjuter henne.
Hançer,Atmalık bıçak kullanırlar.Man använda en vass kniv.
Setsuna ise hançerin kendisinden çıkarıldığını hisseder, vakti de daralıyordur, hızlıca geri dönmek ister.Brouček konstaterar lättad att han har kommit tillbaka till sin egen tid, och börjar genast skrodera.
Romeo'yu ölmüş olarak gören Juliet, Romeo’nun hançerini alarak kendini öldürür.Julia vaknar upp, men när hon finner Romeo död bredvid sig tar hon livet av sig med Romeos dolk.
Hançerlerin boyutları değişkendir.Kundvagnens storlek har varierat.
Hançerler günümüzde süs eşyası olarak da kullanılmaktadır.I dag används öronen som hundmat.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Білик, подружжя, застрелені.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.В мирний час вони були зв’язківцями.
Topkapı Hançeri ise müzede sergilenen başka bir değerli eşyadır.Колекція зброї є особливою гордістю музею.
Sonunda çocuk, kılıç, mızrak veya hançer kalbine saplanarak öldürülür.Nakonec bylo dítě zabito kopím, mečem nebo dýkou vraženou do srdce.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Přijde do lóže velkoknížete a konečně ho zastřelí.
Messalina bir subay tarafından hançerlendikten sonra cenazesi Lepida'ya verildi.Poté, co byla Messalina bodnuta důstojníkovou dýkou, bylo její těla odevzdáno Lepidě.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.V době míru není nesena žádná výzbroj.
Silah, uzun bir hançer veya kısa kılıç olarak tarif edilebilir.Se poate considera că șașka este o armă intermediară între o spadă și o sabie lungă.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Însă, veninul o lovește pe Nya, iar ea moare.
Sezar 23 defa hançerlenmiştir.Garnet se poate să fi fost interogat de până la 23 de ori.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Közbeavatkozik, de a férfi késsel támad rá, ezért lelövi őt.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Békés időben az ételekkel kísérletezett.
Silah, uzun bir hançer veya kısa kılıç olarak tarif edilebilir.A rövidkardot pajzzsal, vagy egy másik rövidkarddal együtt lehet használni.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Armeija löytää Klaatun ja tämä ammutaan hengiltä.
Tutuşmadan oynanan barlar (iki kişinin oynadığı): Köroğlu, Hançerbarı, Turnabarı'dır.Eri murteissa esiintyvät myös muodot udmort (удморт), ukmort (укморт) ja utmort (утморт).
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Laki oli kuitenkin voimassa vain rauhan aikana.
Ferhad'ın ölüm haberini alan Şirin de bir hançerle kendini öldürür.Hämmästyneenä Oidipuksen oikeasta vastauksesta sfinksi tappoi itsensä.
Hançer,Atmalık bıçak kullanırlar.Carne taistelee käyttäen suurta veistä.
Rogue(haydut)tur, hançerlerde yeteneklidir.Barbed wire match - Kehäköysien tilalla on piikkilankaa.
Romeo'yu ölmüş olarak gören Juliet, Romeo’nun hançerini alarak kendini öldürür.Έπειτα η Ιουλιέτα ξυπνά και, βρίσκοντας τον Ρωμαίο νεκρό, αυτοκτονεί με το μαχαίρι του.
Ferhad'ın ölüm haberini alan Şirin de bir hançerle kendini öldürür.Με τη σειρά της και η Σιρίν, μαθαίνοντας για το θάνατο του Φερχάτ, αυτοκτόνησε και αυτή με ένα σπαθί.
Ömer Lütfi Akad ve Nişan Hançer gibi ünlü yönetmenlerle çalıştı.Υπηρέτησε ως βουλευτής Καρδίτσας και Τρικάλων και ως υπουργός.
Sezar 23 defa hançerlenmiştir.Cæsar blev slået ihjel med 23 knivstik.
Dans, flört ve hançere öldü".«Om liv og død blandt danskere og færinger».
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Han stikker henne med en kniv, og hun dør av skadene.
Hançer,Atmalık bıçak kullanırlar.For eksempel å kunne kaste kniver.
Meymûn dedi ki: Ömer'e hançerlediği sırada tanık oldum.Abu Dzar berkata: "Aku telah menanyainya, kemudian dia jawab: 'Aku telah melihat cahaya'."
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Wawan panik dan menembaknya hingga mati.
Sezar 23 defa hançerlenmiştir.Ia ditusuk 23 kali.