Ana içeriğe geç
Sözlük

hamile ile cümle

hamile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sharon Silent Force turu sırasında Luna'ya hamileydi.Sharon je bila trudna tijekom The Silent Force turneje.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Nedugo zatim otkrije da je trudna.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Prenošenje hepatitisa C sa zaražene majke na dijete događa se u manje od 10 % trudnoća.
Eleniak yakında tekrar hamile kaldı.Iste godine Edith je opet zatrudnjela.
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Monica i Chandler prijave se za posvajanje djeteta, a kao buduće roditelje izabire ih Erica (Anna Faris).
Hamilelik sırasında aşı vurulan annelerin çocuklarında kötü sonuçlar belgelendirilmemiştir.Ipak, nisu zabilježeni loši ishodi među djecom majki koje su primile cjepivo za vrijeme trudnoće.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.Ako žena u to vrijeme ima spolni odnos, može ostati trudna.
Ama hamile kalmayı başaramaz.Izbjegavati u trudnoći.
Hamile kadınlar için çömelme, rahme yapılan baskıyı önler.Ne preporuča se djeci, trudnicama i dojiljama te osobama preosjetljivima na mravinac.
Zeus'un kıskanç eşi Hera, Semele hamileyken ilişkiden haberdar olur.Zeusova žena Hera bila je ljubomorna, ali prijevaru je otkrila tek kad je Semela zatrudnjela.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Nil mu je rekla da je trudna, no on nije vjerovao da je dijete njegovo.
Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.Welles se nakon prijenosa vratio u Englesku.
Hamilelik bile bu cezayı hafifletememiştir.Nije bilo ni riječi o ublažavanju kazne.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.2011. godine bio je uključen u prvu momčad.
Hamilelikte, yeni doğanlarda Group B streptokoksik enfeksiyonunu önlemek için de kullanılabilir.Nekroza se može pojaviti i kod infekcije streptokoka grupe A .
Üçlü test hamileliğin 15. ile 22. haftaları arasında yapılabilir.Postoje primjeri štrajkača glađu koji su preživjeli između 52 i 73 dana.
Hamileliklerin %8-10’unda hipertansiyon görülmektedir.Hipertenzija se pojavljuje u oko 8–10% trudnoća.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.U trećoj sezoni, ona otkriva da je usvojena.
Hamileliğin ilk üç aylık döneminde vakum aspirasyonu en güvenli yöntemdir.U prvih 12 tjedana sukcijska aspiracija ili vacuum su najčešće primjenjivane metode.
Yaşlı erkeklerin bir kadını hamile bırakabilme olasılığı genç erkeklere kıyasla daha düşüktür.Shvaćam kako je nepoštena činjenica da muškarci mogu dobiti djecu kad su mnogo stariji nego žene."
Fakat Denise Richards 2. çocuğuna hamile iken eşine boşanma davası açmıştı.Njezin suprug Dennis Quaid zbog preljuba je zatražio razvod.
Hamileyken dergi editörü olarak çalışıyordu.Kao mladić je radio u tiskari.
Meredith hamiledir.Metis už bola tehotná.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Fajčiť však prestala, len čo zistila, že je prvýkrát tehotná.
Carlisle Bella'nın hamile olduğunu düşünüyordur.Vracajú sa domov, kde Carlisle potvrdí, že Bella je tehotná.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.V tom čase už Katarína nebola schopná podstúpiť ďalšie tehotenstvo.
Hamilelik bile bu cezayı hafifletememiştir.Nenašiel ani žiadny dôvod umožňujúci zmiernenie trestu.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.Toto krvácanie slúži ako znak, že nezačalo tehotenstvo.
Erkek hamileliği.Mužská neplodnosť?
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.Všeobecne sa používaná napríklad počas tehotenstva.
İzotretinoin kullanan kadınlar, izotretinoin tedavisinin kesilmesinden sonra 1 ay boyunca hamile kalmamalıdır.U žien v plodnom veku sa odporúča predchádzať otehotneniu po dobu troch mesiacov po očkovaní.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Bolo to potom, ako mu oznámila, že je s ním tehotná.
Teri ise aslında histerik hamile olduğunu öğrenir fakat bunu Will'e söylemez ve yalan söylemeye başlar.Avšak tu sa stretne s Willom Turnerom, ktorý ho nechce nechať ujsť a začne s ním bojovať.
Kısa süre sonra Doncieux hamile kaldı ve ilk çocukları Jean dünyaya geldi.Neskôr Harrisová skutočne otehotnela a 7. júla sa im narodil syn.
İki yıl sonra ise Angelina Jolie'nin ikinci hamileliği tekrar medyanın bir numaralı konusu oldu.Dve leti kasneje je druga nosečnost Angeline Jolie ponovno prilila gorivo medijski blaznosti.
Hamilelik sırasında aşı vurulan annelerin çocuklarında kötü sonuçlar belgelendirilmemiştir.Za neugodne izide pri otrocih mater, ki so prejele cepivo med nosečnostjo, ni dokazov.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Kmalu po razhodu ugotovi, da je noseča.
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Čeprav je večina imela spolne odnose s svojimi podporniki, hetere niso bile preproste prostitutke.
Ayrıca hamile olabilirler.Možna je nosečnost.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Do vertikalnega prenosa hepatitisa C z okužene matere na njenega otroka pride v manj kot 10 % nosečnosti.
Hamilelik sırasında tütün kullanan kadınlar çocuklarındaki KOAH riskini arttırabilirler.Pri ženskah, ki kadijo med nosečnostjo, se lahko poveča tveganje za nastanek KOPB pri otroku.
Tüm hamilelikler içinde %2-5 oranında görülür ve doğumdan sonra ortadan kaybolabilir.Do nje pride pri 2-10 % vseh nosečnosti; po porodu se lahko izboljša ali izgine.
Bu sırada Tina hamiledir.V času poroke pa je bila Ana že noseča.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ljudje so zato sumili, da je povezan s hudičem.
Maggie hamile olduğunu öğrenir.Pripovedovalec opazi, da je Liza noseča.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.3. sezona se bo osredotoča na temo nosečnosti in prevare.
Eleniak yakında tekrar hamile kaldı.Čeprav sta se z Jelovškom odtujila, je še drugič zanosila.
Bunun üzerine yerli kadın, hamile kadını öldürür.Komarji še posebej napadajo noseče ženske.
Hamilelik dönemi büyük bir olasılıkla on aydır.To verjetno pomeni zelo stabilne razmere več kot deset milijonov let.
Hamileliği kötü giden Alma, doktorun tavsiyesi üzerine çocuğu aldırır.Otrok ni ozdravel, učitelj pa je za to krivil zdravnika.
Padme hamile olduğu müjdesini verir.Bojana potrdi svoje domneve o nosečnosti.
Annesi Pattie Mallete, ona hamile kaldığında 17 yaşındaydı.Njegova mama, Pattie Mallette, je bila v času, ko je zanosila, stara osemnajst let.
Örneğin; hamile bir kadın tasviri gibi.Na primer pesmi vložnice, Prešernova Nezakonska mati.
Hamile olanlara veya yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenlere uygulanmamalıdır.Cepivo se ne sme dajati osebam, ki so noseče ali katerih imunski sistem zelo slabo deluje.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.Boris se po vojni vrne in kmalu zatem se poročita.
Düşük ilk 40 gün içinde olursa ikinci hamilelikte doğan erkek çocuğa Pidyon yapılır.Prvih 24 ur v novem domovanju bo hrček najbrž precej zbegan.
Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.Po porazu belogvardejcev se je vrnil v Anglijo.
Hamilelik oranı veya hamile kalma oranı, hamile kalma denemelerindeki başarı oranıdır.Uravnotežena prehrana pred nosečnostjo je pomembna za uspešno zanositev.
Hamile kalmak isteyen kadınlar da bu su ile yıkanır.Množice jo pijejo in se z njo umivajo.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Po kurio laiko ji sužino, kad yra nėščia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod