Ana içeriğe geç
Sözlük

hamile ile cümle

hamile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sırada Caroline Ali'den hamile kalmıştır.Krátce na to Alžběta z Yorku otěhotněla.
Hint tapirinin hamilelik dönemi yaklaşık olarak 400 gün kadardır.Březost u tapíra jihoamerického trvá asi 400 dní.
Bu son iki albüm Mina'nın kızı Benedetta'ya olan hamileliği sırasında verdiği aralıklarda kaydedildi.Poslední 2 alba byla nahrána během jejího přerušení koncertování, v té době porodila dceru Benedetta.
Sezon, Lily'nin Marshall'a "Beni hamile bırak" demesiyle son bulur.V poslední epizodě šesté série Lily oznamuje Marshallovi, že je těhotná.
Örneğin; hamile bir kadın tasviri gibi.Takovým bývá například těhotenský test.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Když otěhotněla, byla vykázána od dvora.
Bölümün sonunda Lori, muhtemelen Shane'in olan bir bebeğe hamile olduğunu öğrenir.Později Lori zjistí, že je těhotná a je samozřejmé, že dítě je Shaneovo.
Maggie hamile olduğunu öğrenir.Kitty zjistí, že je těhotná.
Bu sebeple hamilelerin dikkatli kullanması gerekir.Vojnich), proto by měly být brány s opatrností.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.Královna měla problémy udržet těhotenství.
Lucy 19 yaşında Garth Lawless'ten bir çocuğa hamile kaldı.Již v devatenácti letech se provdala za Gartha Lawlesse, asi po roce se jim narodila dcera Daisy.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Kvůli prvnímu těhotenství však bylo odloženo.
Ama durum işten çıkarılmaya gelince, Thea çözümü hamile olduğunu söylemekte bulur.Jednoho dne má ale Thea dostat padáka, a tak řekne, že je těhotná.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Můj známý se mě dotáže, jestli je těhotná.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.Toto krvácení slouží jako znak, že nezačalo těhotenství.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.První mládě se narodilo v roce 2012.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.Avšak Mark má snoubenku a bude se brzy ženit.
Sharon Silent Force turu sırasında Luna'ya hamileydi.Martin je s těhotnou Sylvií na svatební cestě u moře.
Bunun sonucunda Karen hamile kalır, ve Keith'e evlenme teklif eder.Elena řekne Tomovi, že je těhotná a společně plánují svatbu.
Belirtiler bazen hamilelik ile karıştırılabilir.Někdy mohou být zaměňovány s ostřicí trsnatou.
Karısını hamile bırakan ağabeyi Euron'dan nefret etmektedir.Justýně, která s ním otěhotněla, dává peníze.
Nisan 2009'da, Delobel'in hamile olduğu ve Eylül'de doğum yapmasının beklendiğini açıklandı.V dubnu 2015 prostřednictvím Twitteru sdělila, že je těhotná a v srpnu očekáva narození potomka.
Bebeklerin fotoğraflarının çekilmesi hamilelikte başlamış olur.Průvodní materiál děti dostanou na startu.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Vrozené vady vznikají buď během těhotenství, nebo při porodu.
İlk trimesterde hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.U těhotných žen ovšem neexistují adekvátní studie.
Baudouin, arkasında 2 yaşında bir kız çocuğu ve hamile bir eş bıraktı.La plecare, Balduin a lăsat în urmă o fiică în vârstă de doi ani și o soție însărcinată.
Charlotte hamiledir.Margareta era însărcinată.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Boala se poate transmite în timpul sarcinii și în timpul nașterii.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.La scurt timp află că este însărcinată.
Emilie de Ravin, Avustralyalı hamile Claire Littleton'ı oynadı.Emilie de Ravin a jucat rolul australiencei însărcinate Claire Littleton.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.A doua zi, Adrienne a descoperit că este însărcinată.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Hepatita C se poate transmite de la mama ce poartă infecția la copilul ei în mai puțin de 10% din sarcini.
Hamile kalmak isteyen kadınlar da bu su ile yıkanır.De asemenea, și zidurile casei pot fi spălate cu această apă.
Ama oğlu yoktu; (hatta) bir hamile eş var mı diye aradım, ama hamile eş (bile) yoktu.Băiatul însă nici nu s-a îmbolnăvit, nici nu s-a prăpădit după ce a mâncat.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.La finalul sezonului secund, este dezvăluit că este însărcinată.
Bu açıklama yapıldığında Shizuka hamileydi.Ruxandra a rămas gravidă în acest timp.
Berna, Bekir'den hamile kaldığını söyler.Diane afirmă că ea era probabil beată atunci.
Kadın bir süre sonra hamile kalmış.În acel moment, ea era deja însărcinată.
İlk Macar kralının annesi bir doğandan hamile kalmıştır.Curând noua marchiză a rămas însărcinată cu regele.
Bu sayede THz görüntüleme sistemleri hamile ve çocuklarda dahi güvenle kullanılabilecektir.Pare la fel de plauzibil ca prostituatele „pornai” să fi recurs la avort sau la pruncucidere.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Printre persoanele folosite pe post de cobai umani s-au numărat copii, femei gravide sau femei în vârstă.
Konjenital firengi hamilelik ya da doğum sırasında ortaya çıkabilir.Sifilisul congenital poate apărea în timpul sarcinii sau al nașterii.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.Se căsătoresc la scurt timp și apoi se stabilesc în România.
Hamilelik 93-105 gün arası sürer ve dişi sıklıkla iki bazen de dörde kadar varan sayıda yavrular.Femela clocește singură ouăle timp de 13 zile, însă uneori și 14-15 zile.
Eleniak yakında tekrar hamile kaldı.Ezt követően Konstancia hamarosan ismét teherbe esett.
Marić'in akademik kariyeri, 1901 yılında Einstein’dan hamile kalmasıyla bozulmaya başladı.Marić tudományos karrierje 1901-ben törést szenvedett, mikor Einstein teherbe ejtette.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.A hepatitis C terjedése fertőzött anyáról gyermekre a terhességek kevesebb, mint 10%-ában fordul elő.
Bu sırada Tina hamiledir.Jean akkor már terhes volt.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.Az esküvő után Adrienne észrevette, hogy terhes.
Ama hamile kalmayı başaramaz.Nem tudott teherbe esni.
Kitap, 15 yaşındaki kaykaycı Sam'in hayatının, kız arkadaşının hamile kalmasıyla değişmesini anlatmaktadır.A főszereplő egy 15 éves gördeszkás, Sam, akinek élete gyökeresen megváltozik, miután a barátnője terhes lesz.
RAB İshak'ın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.Izsák imádkozott érte, s Rebeka megfogant.
Juliet, adadaki hamile kadınların bu odaya geldiklerini ve burada öldüklerini söyler.Juliet tudatja a dokival, hogy a szigeten a terhes nők elhaláloznak és ere kerestek megoldást.
Nisan 2005'te Britney ilk bebeğine hamile olduğunu açıkladı.2005 decemberében az Us Weekly bejelentette, hogy Gwen terhes első gyermekével.
Charlotte hamiledir.Piper teherbe esik.
Donna hamile olduğunu öğrenir fakat aşk yaşadığı üç kişiden hangisinden olduğuna dair hiçbir fikri yoktur.Donna felfedezi, hogy várandós, de fogalma sincs, hogy legutóbbi szerelmesei közül ki az apa.
Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.Plath hamarosan terhes lett, a pár visszaköltözött Nagy-Britanniába.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Ezután bejelenti, hogy terhes lett.
Hamile genç kadınların sınırdışı edildikleri örnekler de yaşanmıştır.Ugyanígy csökkentek a terhes nők reumás panaszai is.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Feláldoztak gyermekeket, időseket, és terhes asszonyokat is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod