hamile ile cümle
hamile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Maggie hamile olduğunu öğrenir.E Kitty descobre que está grávida.
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Considera-se aceitável a administração durante a gravidez.
Hamile olanlara veya yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenlere uygulanmamalıdır.A vacina não deve ser administrada a grávidas ou pessoas imunossuprimidas.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.No final da terceira temporada, é revelado que está grávida.
Charlotte hamiledir.Charlotte estava grávida quando morreu.
Hamilelik dönemi kabaca 200–220 gündür ve dişiler bir batında tek yavru doğurur.O período de gestação é de 210 a 232 dias e resulta num único filhote.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.Em 2010 teve seu primeiro filho.
Bu olaydan sonra Bella hamile kalıyor ve Edward ile beraber Forks'a geri dönüyor.Durante a Lua de Mel, Bella engravida e precisa voltar imediatamente para Forks.
Will gösteriden eve dönünce Terri ona hamile olduğunu söyler.Antes que os meninos vão embora, Heather diz a Will de sua gravidez.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Quando engravidou dele, foi expulsa da corte.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.Dois dias após a cerimónia de casamento, Adrienne descobre que está grávida.
Bölümün sonunda Lori, muhtemelen Shane'in olan bir bebeğe hamile olduğunu öğrenir.Lori revela que esta grávida e que o bebê pode ser de Shane.
Aslı aynı zamanda hamiledir.Atualmente está grávida.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ela também se vangloriou de ter tido relações sexuais com o Diabo.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.A duquesa foi examinada por muitos médicos sem que a gravidez se confirmasse.
Ama hamile kalmayı başaramaz.Isso garante que ela não está grávida.
Belirtiler bazen hamilelik ile karıştırılabilir.É confundido às vezes com Ometecuhtli.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Pode ser causada por uma infecção ou ocorrer no período pós-parto.
Havva hamile kaldı ve Kayin'i doğurdu.Brooke fica grávida e tem gêmeos.
Pantoprazolün hamilelik kategorisi B'dir.A área de um setor hiperbólico em posição padrão é o loge b.
Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.Em grávidas seu uso não está totalmente elucidado por falta de estudos clínicos.
Eylül 2015'te müzisyenle ilk bebeğinin hamileliğini doğruladı.Em setembro de 2015, confirmou a gravidez de seu primeiro bebê com o músico.
10 Ocak 2004 tarihindeki radyo programında, ilk çocuğuna hamile olduğunu açıkladı.Op 10 januari 2004 kondigde ze tijdens haar radioprogramma aan dat ze zwanger was van haar eerste kind.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Zijn vrouw stopte hem toen ze vertelde dat ze zwanger was.
Bir müddet sonra Clara'nın dört haftalık hamile olduğu ortaya çıkar.Zo is er het feit dat Laura al vier weken zwanger was.
Susan tecavüze uğramış ve hamile kalmıştır.Ze werd in Italië verkracht en raakte zwanger.
Şimdi ikizlere hamile.Dan werd Taylor zwanger van een tweeling.
Birkaç hafta sonra hamile olduğunu öğrenir.Een aantal weken later komt ze te weten dat ze zwanger is.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Ze werd zwanger, maar wist niet wie de vader was.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Ze wordt echter zwanger van hem en is van plan het kind te houden.
Ama hamile kalmayı başaramaz.Nochtans is ze toch niet zwanger geweest?
Yasaya göre hamile bir kadın tutuklanamaz ve bu yasa doğumdan 6 ay sonrasına kadar geçerlidir.Ze mag echter niet gearresteerd worden tijdens haar zwangerschap en tot zes maanden na haar bevalling.
Hamilelik süresi 13 aydır ve bir batında tek yavru doğar.De draagtijd is 13 maanden, waarna één gestreept jong geboren wordt.
Adamdan hamile kalır.Ze raakt zwanger van hem.
Aynı yıl hamile kalınca voleybola bir süre daha ara vermek zorunda kaldı.Vanwege de zwangerschap was Bowden een tijdje uit de running.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.In 2012 kreeg het koppel hun eerste kind.
Fakat onu hamile bırakan kişi de onu kısa bir süre sonra terk edecekti.Een man had een meisje zwanger gemaakt en haar daarna verlaten.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Op dat moment was ze zwanger van hun eerste kind.
Baba Mason tekrar evlenmiştir ve karısı hamiledir.Scramm blijkt getrouwd te zijn en zijn vrouw is zwanger.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.Korte tijd daarna werd Adrienne zwanger.
2007 nin Haziran ayında hamile olduğunu açıkladı.In het nieuwjaar van 2007 denkt Summer dat ze zwanger is.
Hamilelik sırasında kullanılmasının bebeğe zarar verdiği bilinmektedir.Onduidelijk is of het gebruik tijdens de zwangerschap negatieve effecten op de baby heeft.
Ayrıca esnaf, fahişeler, hamile kadınlar ve doğum bir koruyucusu olan bir tanrıçaydı.Ze was ook de beschermvrouwe van kunstenaars, prostituees en zwangere vrouwen.
Tom, Merope hamile olmasına rağmen onu bırakmış gitmiştir.Ze vluchtten samen weg en Merope raakte zwanger van hem.
Padme hamile olduğu müjdesini verir.Bram weet niet wat te doen met de zwangerschap.
Hamile olduğundan emindir.Ze blijkt zwanger te zijn.
Son bölümde Adim'in hamile olduğunu görüyoruz.In de laatste aflevering wordt bekend dat ze zwanger is.
Haziran 2004'te hamile olduğu açıklandı.Zij is in augustus zwanger geworden.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Later ontdekt zij dat zij zwanger is.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.Echter, vanwege haar derde zwangerschap trok ze zich terug.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.Ook komt het tijdens zwangerschap vaak voor.
Will gösteriden eve dönünce Terri ona hamile olduğunu söyler.Terri is getrouwd met Will en in het eerste seizoen denkt ze dat ze zwanger is van Will.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Catherine blijkt inderdaad zwanger te zijn.
O sırada da Charlotte, Therese'ye hamileydi.Uiteindelijk werd Maria-Theresa zwanger.
Pauline, hamileliğinin son evresindedir.Christine is op het einde van haar krachten.
Marty'nin hamile arkadaşı Lisa da bu durumdan rahatsızdır.Sarahs gescheiden vriendin Leslie is zwanger.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.Binnen de week zijn ze verloofd en niet veel later trouwen ze.
Bütün hamilelik süreci sonucunda bebeğin canlı doğma oranını verir.De vrienden maken van alles mee in de aanloop van de bevalling van Anna.
İlk çocuklarına hamile olan kız arkadaşı Maria'yla evlenmiştir.Hij trouwde uiteindelijk met Maria, die toen al zwanger was van hun eerste kind.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Felicity wordt zwanger van hun eerste kind.