Ana içeriğe geç
Sözlük

hamile ile cümle

hamile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yuhwa'nın, güneş ışığıyla hamile kalıp, bir yumurta doğurdu.Yuhwa se embarazó por la luz solar y dio a luz un huevo.
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.Asimismo, Daenerys descubre que está embarazada.
Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.Al enterarse de que Plath estaba embarazada, volvieron al Reino Unido.
Irri, Daenerys'in hamile olduğunu fark eder be bunu Jorah ve Rakharo ile paylaşır.Irri (Amrita Acharia) descubre que Daenerys está embarazada y comparte la noticia con Jorah y Rakharo.
Meryem'in hamile olduğu anlaşılınca, o kavminden ayrılarak uzak bir yere çekildi.Aunque Mari logra repelerlos, uno de ellos se revela oculto dentro del contenedor, y aleja a Asuka del mismo.
Eşi 1993 yılında Nairobi'de bir otomobil kazasında öldü ve o zamanlar hamileydi.Ella murió en un accidente de coche en Nairobi en 1993.
Şimdi ikizlere hamile.Embarazo gemelar.
Ne var ki Elene yaşlı adamdan hamile kalır.Así pues, la hembra queda embarazada por el macho.
Hamile bir kadını canlandırdı.Haciendo alegoría a una mujer embarazada.
Hamilelik süresi 11 aydır ve yavrular yaklaşık bir buçuk yıl emzirilir.El período de gestación es de 11 meses, y la lactancia dura casi un año y medio.
Will gösteriden eve dönünce Terri ona hamile olduğunu söyler.En el estacionamiento, luego del show, Terri le dice a Will lo impresionante que estuvo la presentación.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.Al final de la primera temporada regresa diciendo estar embarazada.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Entre los sujetos de prueba se encontraban niños, ancianos y mujeres embarazadas.
İlk trimesterde hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.No hay estudios adecuados y bien controlados en mujeres embarazadas.
Hamilelik dönemi büyük bir olasılıkla on aydır.El período de gestación es probablemente de 10 meses.
Eldeki verilere göre hamilelik sırasında kullanımının güvenli olduğu düşünülmektedir.Se cree que es seguro para su uso durante la lactancia.
Bunu yerine Mustafa'ya hamile kalır.Al final queda embarazada de Octavio.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Elizaveta estaba embarazada de su segundo niño.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Llegó a quedarse embarazada, sin conocerse el nombre del padre.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.Tienen relaciones sexuales una vez, lo que resulta en un embarazo.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Tiende a empeorar después de la menstruación o durante el embarazo.
Daisy, bunu yaptığında, Perowne kızının hamile olduğunu fark eder.Cuando lo hace, Perowne se da cuenta que está embarazada.
Bu kadınlar hamile oldu.Mujeres embarazadas.
Charlotte hamiledir.Clau está embarazada.
Kısa süre içinde kadın hamile kalır ve bir kız çocuğu dünyaya getirir.La mujer está embarazada, y pronto da a luz a un niño.
Eleniak yakında tekrar hamile kaldı.Unos años más tarde, Laila vuelve a quedarse embarazada.
Hamile olduğundan emindir.Está embarazada.
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Terminación prematura del embarazo.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Posteriormente se entera de que está embarazada.
Bu da hamileliğe kolaylıkla yol açabilir.Esto probablemente se deba igualmente a la tala.
Bu arada Nola hamile kalır.Debido a ello, Jun quedó embarazada.
Maggie hamile olduğunu öğrenir.Ricarda descubre que está encinta.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.La reina tuvo ciertos problemas para quedar embarazada.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.Descubre que ella está comprometida y se casará en unos días.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Fue la primera chica que se quedó embarazada.
Hamile kadınları ve yavru hayvanları korur.Hay que tener precaución con las pacientes embarazadas y con los niños.
Bryce Dallas Howard, Kate Connor rolünde: John Connor'ın yedi aydır hamile olan karısı.Bryce Dallas Howard como Kate Connor: Es la esposa de John, le está ayudando a construir la resistencia.
Carlisle Bella'nın hamile olduğunu düşünüyordur.«Luísa Sobral está grávida».
Hamilelik sırasında kullanımı bebek için nispeten güvenlidir.El uso durante el embarazo parece ser seguro para el bebé.
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.El 30 de mayo de 2011 Stevens anunció que estaba embarazada de su primer hijo.
Ayrıca Danny'den hamiledir.Está embarazada de Juan.
Uriya'nın karısı Batşeba, evlilik dışı ilişki sonucunda Davud'dan hamile kalmıştı.En realidad, la duquesa de Berry ha llegado al término de un embarazo secreto.
Bir müddet sonra Clara'nın dört haftalık hamile olduğu ortaya çıkar.Chiara estaba embarazada de tres meses.
Hamile fotoğrafçılığı, gebeliğin son dönemini gösteren görece olarak yeni fotoğrafçılık dalı.Silla utilizada para fotografiar a los recién llegados.
Kötü giden bir gecelik ilişki sonrasında, Cordelia fazlasıyla hamile bir şekilde uyanır.Durante los cuatro meses que vive en un plano superior, Cordelia se aburre.
Hamilelik 1 yıl sürer ve bir batında tek bir yavru doğururlar.La gestación dura casi un año, pariendo una sola cría.
Meredith hamiledir.Tamar quedó embarazada.
Bu duruma ‘’su hamileliği’’ de denilmektedir.Su nombre quiere decir "aquí hay agua".
Örneğin; hamile bir kadın tasviri gibi.Este es el caso de mujeres embarazadas, por ejemplo.
Bu sırada Tina hamiledir.Jane se queda embarazada.
Bien'in hamileliği ağırlaştırıcı bir durum olarak kabul edildi.El embarazo de la víctima fue considerado un agravante.
Kürtaj hamilelikte rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahele ile alınması.Se_nos gener@ mujeres La construcción discursiva del pecho femenino en el ámbito médico.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Poco después, Helen se queda embarazada.
Bu açıklama yapıldığında Shizuka hamileydi.En ese momento Coatlicue quedó embarazada.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Le dijo que estaba embarazada y que iba a dar al bebé en adopción.
Sharon Silent Force turu sırasında Luna'ya hamileydi.Geena Davis estaba embarazada en los primeros meses del rodaje.
Aslı aynı zamanda hamiledir.Es frecuente también durante el embarazo.
Hamile değil.Non è incinta.
Ateş edilmesi Kraliçenin sağlığında veya hamileliği üzerinde bir etki yaratmadı.L'attentato non ebbe alcuna conseguenza sulla salute della regina o sulla sua gravidanza.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.Nella terza stagione rimane incinta di lui.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod