Ana içeriğe geç
Sözlük

hami ile cümle

hami kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu son iki albüm Mina'nın kızı Benedetta'ya olan hamileliği sırasında verdiği aralıklarda kaydedildi.Poslední 2 alba byla nahrána během jejího přerušení koncertování, v té době porodila dceru Benedetta.
Sezon, Lily'nin Marshall'a "Beni hamile bırak" demesiyle son bulur.V poslední epizodě šesté série Lily oznamuje Marshallovi, že je těhotná.
Örneğin; hamile bir kadın tasviri gibi.Takovým bývá například těhotenský test.
Yukarı git ^ Andrew Hamilton.RIŠLINK, Vladimír.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Když otěhotněla, byla vykázána od dvora.
Bölümün sonunda Lori, muhtemelen Shane'in olan bir bebeğe hamile olduğunu öğrenir.Později Lori zjistí, že je těhotná a je samozřejmé, že dítě je Shaneovo.
Maggie hamile olduğunu öğrenir.Kitty zjistí, že je těhotná.
Bu sebeple hamilelerin dikkatli kullanması gerekir.Vojnich), proto by měly být brány s opatrností.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.Královna měla problémy udržet těhotenství.
General Hamilton anılarında şöyle anlatır.Generál Hammond jim nařídí, aby tak učinili.
Lucy 19 yaşında Garth Lawless'ten bir çocuğa hamile kaldı.Již v devatenácti letech se provdala za Gartha Lawlesse, asi po roce se jim narodila dcera Daisy.
Eğer Lagrangian zaman-bağımsız ise, Hamiltonian da zaman bağımsızdır.Nenaolejuje-li Julie koleje, naolejuji je já sám.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Kvůli prvnímu těhotenství však bylo odloženo.
Ama durum işten çıkarılmaya gelince, Thea çözümü hamile olduğunu söylemekte bulur.Jednoho dne má ale Thea dostat padáka, a tak řekne, že je těhotná.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Můj známý se mě dotáže, jestli je těhotná.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.Toto krvácení slouží jako znak, že nezačalo těhotenství.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.První mládě se narodilo v roce 2012.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.Avšak Mark má snoubenku a bude se brzy ženit.
Sharon Silent Force turu sırasında Luna'ya hamileydi.Martin je s těhotnou Sylvií na svatební cestě u moře.
Bunun sonucunda Karen hamile kalır, ve Keith'e evlenme teklif eder.Elena řekne Tomovi, že je těhotná a společně plánují svatbu.
Genel Yayın Yönetmenliğini Hamit Hasbay yapmıştır.V televizní režii postupně upřednostňoval jednoduchost.
Belirtiler bazen hamilelik ile karıştırılabilir.Někdy mohou být zaměňovány s ostřicí trsnatou.
Karısını hamile bırakan ağabeyi Euron'dan nefret etmektedir.Justýně, která s ním otěhotněla, dává peníze.
Nisan 2009'da, Delobel'in hamile olduğu ve Eylül'de doğum yapmasının beklendiğini açıklandı.V dubnu 2015 prostřednictvím Twitteru sdělila, že je těhotná a v srpnu očekáva narození potomka.
Jamie Hamilton yarı İskoç, yarı Amerikalıydi.Jeho matka Marie Jillich byla napůl Skotka a napůl Irka.
Hamilton yolu problemi, Hamilton yolunun çözümü ile ilgili problemdir.Podobně, uzavřené řešení jezdcovy procházky je příkladem problému nalezení hamiltonovské kružnice.
Bebeklerin fotoğraflarının çekilmesi hamilelikte başlamış olur.Průvodní materiál děti dostanou na startu.
Bu yardım karşılığında Pers hamiliğini kabul etmeyi önermişlerdi.Nechaly si od čarodějnice ustřihnout vlasy výměnou za radu.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Vrozené vady vznikají buď během těhotenství, nebo při porodu.
Los Angeles'taki Alexander Hamilton High School'da eğitim aldı.Holter vyrůstala v Los Angeles a docházela na Alexander Hamilton High School Academy of Music.
İlk trimesterde hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.U těhotných žen ovšem neexistují adekvátní studie.
Emekliliğine yakın olan Hamilton, kardeşlerin yöntem ve kişiliklerini hızla belirler.Hamilton, care este aproape de pensionare, determină repede metodele și personalitățile fraților.
Hamilton, Texas Midlands Bank'ın diğer şubesinde polis baskısı başlatır fakat kardeşler kendini göstermez.Hamilton pândește o altă sucursală a băncii Texas Midlands, dar frații nu se arată.
2004 yılına kadar seminerin hamiliğini Cino ve Simone Del Duca üstlenmiştir.Până în 2004, seminarul a fost ținut sub auspiciile lui Cino et Simone Del Duca.
Baudouin, arkasında 2 yaşında bir kız çocuğu ve hamile bir eş bıraktı.La plecare, Balduin a lăsat în urmă o fiică în vârstă de doi ani și o soție însărcinată.
Hamilton, soygunların kalıbından sonuç çıkartır ve sıradaki hedefi belirler.Hamilton realizează că exista un tipar pentru jafuri și stabilește care este următoarea lor țintă.
Charlotte hamiledir.Margareta era însărcinată.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Boala se poate transmite în timpul sarcinii și în timpul nașterii.
Hamiltonyen sistemler farklı yöntemler ile genelleştirilebilirler.Sistemele Hamiltoniene pot fi generalizate în diverse feluri.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.La scurt timp află că este însărcinată.
Başrollerinde Arnold Schwarzenegger, Linda Hamilton ve Michael Biehn bulunmaktadır.Îi are ca protagoniști pe Arnold Schwarzenegger, Linda Hamilton și Michael Biehn.
Emilie de Ravin, Avustralyalı hamile Claire Littleton'ı oynadı.Emilie de Ravin a jucat rolul australiencei însărcinate Claire Littleton.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.A doua zi, Adrienne a descoperit că este însărcinată.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Hepatita C se poate transmite de la mama ce poartă infecția la copilul ei în mai puțin de 10% din sarcini.
Hamile kalmak isteyen kadınlar da bu su ile yıkanır.De asemenea, și zidurile casei pot fi spălate cu această apă.
Ama oğlu yoktu; (hatta) bir hamile eş var mı diye aradım, ama hamile eş (bile) yoktu.Băiatul însă nici nu s-a îmbolnăvit, nici nu s-a prăpădit după ce a mâncat.
Yukarı git ^ Andrew Hamilton.În Hamowy, Ronald.
Eğer Lagrangian zaman-bağımsız ise, Hamiltonian da zaman bağımsızdır.Presupunem că și Hamiltonianul este independent de timp.
Hamid Karzai devlet başkanı olmuştur.Hamid Karzai este ales presedinte.
1815'te başkenti, St. George'dan, Hamilton'a taşındı.Capitala Coloniei a fost mutată în 1815 la Hamilton de la St. George.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.La finalul sezonului secund, este dezvăluit că este însărcinată.
Ölümü Başkan Hamid Karzai tarafından ulusal televizyonda açıklandı.Decesul său a fost anunțat public prin intermediul televiziunii de către Președintele Jacob Zuma.
General Hamilkar burada üç gün kaldı.Fratele Lazăr rămâne acolo timp de 3 ani.
Hamidiye ve Kurtbey evlenirler.Vimes și Ramkin se căsătoresc.
Bu açıklama yapıldığında Shizuka hamileydi.Ruxandra a rămas gravidă în acest timp.
Bu Hamiltonyen tamamen kinetic kısımdan oluşmaktadır.Acest Hamiltonian se bazează în totalitate pe energia cinetică.
Hamiltonyen için Hamilton-Jacobi denklemlerinin çözümü, manifoldlarda bulunan jeodezik ile aynıdır.Soluțiile ecuațiilor Hamilton-Jacobi pentru acest Hamiltonian sunt aceleași ca ale geodezicelor unui mulțimi.
Berna, Bekir'den hamile kaldığını söyler.Diane afirmă că ea era probabil beată atunci.
Buna rağmen Hamiltonyen halen daha hesaplanabilir.Totuși, Hamiltonianul încă există.
1951'de ailesi güneye gelerek Hamilton, Ontario'a yerleşti.În 1952, familia sa s-a mutat în London, Ontario.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod