Ana içeriğe geç
Sözlük

halsiz ile cümle

halsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Halsiz hissediyorum ve başım zonkluyor.I feel listless and have a throbbing headache.
Yaşlı bayan hastalığından beri oldukça halsiz.The old lady has been rather feeble since her illness.
Uzun yürüyüşümüzden sonra halsiz düşmüştük.We were tired out after our long walk.
Tom halsiz.Tom is groggy.
Dizlerimde halsizlik hissettim.I felt weak in the knees.
Tom hâlâ çok halsiz.Tom is still very groggy.
Tom hâlâ halsiz ve şaşırmış.Tom is still groggy and disorientated.
Tom çok halsiz ve şaşırmış.Tom is very groggy and disoriented.
Hâlâ biraz halsizim.I'm still a bit groggy.
Onun halsiz göründüğü bilinmektedir.He's known to appear sluggish.
Ben sadece yavaş ve halsiz hissettim.I just felt slow and sluggish.
Ben halsizim.I'm groggy.
Tom gittikçe hâlsizleşiyor.Tom is getting weaker.
Tom'un hâlâ halsiz olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is still groggy?
Tom hâlâ halsiz.Tom is still groggy.
Tom muhtemelen hâlâ halsiz olacak.Tom will probably still be groggy.
Tom çok halsizleşti.Tom got very groggy.
Sami aşırı halsiz gibi görünüyordu.Sami sounded lethargic.
Belirtiler genelde ateş, ishal ve halsizlik şeklinde olur.And fire usually alludes to passions, anger and rage.
Daha sonra Kahraman halsizleşir.Thereafter, the solder melts.
Bazen göğüs ağrıları, ateş ve hâlsizlik veya kırgınlık da ortaya çıkabilir.On occasion, chest pains, fever, and fatigue or malaise may also occur.
"Bunu söyleme!" Halsiz yakalanması bir adamdı Salonu, dedi."You don't say so!" said Hall, who was a man of sluggish apprehension.
Vokal titreme, halsizlik ve esneksizlik görüyoruz.We see vocal tremor, weakness and rigidity.
Görüyorsunuz oldukça bıkkın ve halsizler.You can see they're very blasé and kind of effortless.
Demek bu yüzden bu kadar halsiz görünüyor.So that's why he looked so down in the dumps.
Akşamları kendinizi yorgun, halsiz veya isteksiz mi hissediyorsunuz?Feeling groggy, tired or unmotivated in the afternoon?
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.So We cast him, sick, on a barren shore,
Halsiz bir vaziyette kendisini dışarı çıkardık.So We cast him, sick, on a barren shore,
Letarji; yorgunluk veya enerji eksikliği, halsizlik durumu olarak tanımlanan bir bilinç düzeyidir.Lethargy is a state of tiredness, weariness, fatigue, or lack of energy.
Hipotansiyon (düşük tansiyon) disfori taşikardi halsizlik Psikomotor bozuklukHypotension (low blood pressure) Dysphoria Tachycardia Malaise Psychomotor impairment
Buna ağrı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı, kusma, soluk cilt ve/veya bayılma eşlik eder.This is accompanied by pain, weakness, dizziness, nausea, vomiting, pale skin, and/or fainting.
Ameliyat sonrasında kısa bir süre halsizlik yaşasa da, peritonit bulguları kayboldu.Después de un breve período de debilidad posoperatoria, los signos de peritonitis desaparecieron.
Bu durumdaki kişi kendini hâlsiz hisseder.(Questa meravigliosa città si sente vuota.
Şiddetli ishal, kusma, halsizlik, karın ağrısına sebep olur.Это сила воли, желание выстоять, даже если это причиняет боль.
Kaslar iyice gevşer, hasta çok halsiz ve sıkıntı içindedir.وتعطى للمرضى الذين يعانون من آلام شديدة أو ألم شديد في الساق.
Daha sonra Kahraman halsizleşir.لكن الصداقة تتوطد فيما بعد.
Bu durumdaki kişi kendini hâlsiz hisseder.Zo iemand kan zich zelfs wanhopig voelen.
Kaslar iyice gevşer, hasta çok halsiz ve sıkıntı içindedir.De bek is snavelachtig en heeft een duidelijke inkeping in het midden.
Soğuk algınlığı genellikle halsizlik, üşüme, hapşırma ve baş ağrısı ile başlar.En förkylning börjar vanligtvis med trötthet, en känsla av frusenhet, nysningar och huvudvärk.
Soğuk algınlığı genellikle halsizlik, üşüme, hapşırma ve baş ağrısı ile başlar.Nachlazení se zpočátku obvykle projevuje únavou, pocitem chladu, kýcháním a bolestí hlavy.
Anne halsiz ve yorgun düşer, bebeğini de yeterince besleyemez.Pokud je matka vyčerpaná, nebude schopna se na dítě napojit a tím jeho potřeby naplňovat.
Kaslarda hissedilebilir halsizlik görülmektedir.Raajoissa ilmenee tunnottomuutta.
Bu durumdaki kişi kendini hâlsiz hisseder.Ihminen kokee minänsä minähavaintona.
Yorgunluk, halsizlik ilkbaharın insanlar üzerindeki olumsuz etkilerindendir.Kevätväsymys on ihmisillä keväisin esiintyvää uupumusta ja haluttomuutta.
Ateş, halsizlik ve kırıklık sadece birkaç gün sürer, ancak ıslak öksürük birkaç hafta kadar devam edebilir.Feberen og utmattelsen kan vare ned til noen få dager, men den produktive hosten kan vare i noen uker.
Bitkin, halsiz ve sağlıksız bir görünüşü vardır.見た目はやせて不健康そう。
Kerevitler halsiz ve yorgun görünümündedirler.禕與敏留意對戲,色無厭倦。
Kaslar iyice gevşer, hasta çok halsiz ve sıkıntı içindedir.將入諫,榮先入,士奇繼之,閽者不納。
Bu durumdaki kişi kendini hâlsiz hisseder.Неговата съпруга се чувства нереализирана.
İdrar tutamama, ruhsal durumda değişiklik veya halsizlik şikayetleri tek belirti olarak görülebilir.Adderall XR võib seespidisel tarvitamisel esile kutsuda psüühika- ja käitumishäireid.
Bu durumdaki kişi kendini hâlsiz hisseder.Inimese meeles esineb tühjus üksindusena.
Soğuk algınlığı genellikle halsizlik, üşüme, hapşırma ve baş ağrısı ile başlar.Haigus algab külmavärinate, palaviku ja peavaluga.
Akşamları kendinizi yorgun, halsiz veya isteksiz mi hissediyorsunuz?Te simți amețit, obosit sau nemotivat după-amiaza?
Akşamları kendinizi yorgun, halsiz veya isteksiz mi hissediyorsunuz?Voel je je 's middags duf, moe of ongemotiveerd?
Akşamları kendinizi yorgun, halsiz veya isteksiz mi hissediyorsunuz?Vous vous sentez faible, fatigué ou démotivé l'après-midi ?
"Bunu söyleme!" Halsiz yakalanması bir adamdı Salonu, dedi."Älä nyt!" Sanoi Hall, joka oli miehen hitaan kiinniotosta.
"Bunu söyleme!" Halsiz yakalanması bir adamdı Salonu, dedi."Bạn không nói như vậy!" Hall, một người đàn ông e sợ chậm chạp.
"Bunu söyleme!" Halsiz yakalanması bir adamdı Salonu, dedi."Je hoeft niet zo te zeggen!", Zegt Hall, die was een man van trage vrees.
"Bunu söyleme!" Halsiz yakalanması bir adamdı Salonu, dedi."Kau tidak bilang begitu!" Kata Hall, yang adalah orang ketakutan lamban.
"Bunu söyleme!" Halsiz yakalanması bir adamdı Salonu, dedi."당신은 그렇게 말하지 마!"느린 염려 사람이었습니다 홀했다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod