Ana içeriğe geç
Sözlük

halletti ile cümle

halletti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece evi inşa ettim. Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Et comment je l'ai construite, c'est en faisant des rainures dans le haut de la tête d'épingle.
Böylece evi inşa ettim. Evi dikme etme işini, topluiğne başının üstünde küçük oyuklar açarak hallettim.Si cum am construit-o a fost facînd șențulețe pe vârful gămăliei.
Bu iki terimi hallettik.Isto corresponde a estes 2 termos.
Bu iki terimi hallettik.To załatwia sprawę dwóch pierwszych wyrazów.
Bu iki terimi hallettik.זה לוקח בחשבון את שני הביטויים. פלוס C2 חלקי 2
Bu iki terimi hallettik.وهذا يتكفل بهذين الحدين. زائداً c2 على 2
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Acesta este momentul cand oamenii chiar fac treaba, cand nimeni nu-i deranjeaza, cand nimeni nu-i intrerupe.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Ahí es cuando la gente logra terminar las cosas, cuando nadie les molesta, cuando nadie les interrumpe.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Det är då folk får saker och ting gjorda, när de inte blir störda eller avbrutna.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.É quando as pessoas fazem coisas, quando ninguém as incomodas, ninguém as interrompe.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.È qui che la gente riesce realmente a lavorare quando non viene disturbata, non viene interrotta.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Ilyenkor oldódnak meg a dolgok, amikor senki nem zavarja, szakítja meg az embert.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.사람들이 실제로 일을 할 수 있는 때는 누구도 그 사람들을 귀찮게 하거나 방해하지 않는 때입니다.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Ljudje naredijo stvari, ko jih nihče ne moti, jih ne prekinja.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Ludzie naprawdę pracują kiedy nikt im nie przeszkadza.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Mensen krijgen echt wat af, wanneer niemand hen lastig valt, als niemand ze stoort.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Når folk faktisk bliver færdige med arbejdet, så skyldes det, at ingen generer eller forstyrrer dem.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Takhle totiž lidi opravdu něco udělají, když je nikdo neotravuje, když je nic neruší.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Takto totižto ľudia niečo spravia, ak ich nikto neotravuje, a nič ich nevyrušuje.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Именно в это время люди выполняют работу, когда никто их не отвлекает, не отрывает.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Саме в цей час люди виконують роботу, коли їх не відволікають.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.Тогава хората наистина вършат нещо, когато никой не ги притеснява, когато никой не ги прекъсва.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.זה הזמן שאנשים למעשה מספיקים לעשות דברים, כאשר אף אחד לא מטריד אותם, כאשר אף אחד לא מפריע להם.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.هذا في الواقع ما يفعلونه عند قيامهم بآداء شيء عندما لا أحد يزعجهم , ولا يقاطعهم أحد.
Bu insanların onları rahatsız eden olmayınca, onları bölen olmayınca işleri hallettikleri anlar.つまり誰もちょっかいを出したり邪魔をしない 従業員にこんな時間を 4時間与えることは
Bunu adım adım yapacağım. Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Až se vám to dostane do hlavy, budete dělat více úprav najednou.
Bunu biliyorsanız, büyük bölümü hallettiniz demektir. Artık sadeleştirmek çok kolay.Als je dat weet, dan ben je een eind op weg, want dan wordt het vrij simpel vereenvoudigen.
Bunu biliyorsanız, büyük bölümü hallettiniz demektir. Artık sadeleştirmek çok kolay.Ha tudod ezt, akkor sokat segítettél magadon, mert ezzel viszonylag könnyen lehet egyszerűsíteni.
Bunu biliyorsanız, büyük bölümü hallettiniz demektir. Artık sadeleştirmek çok kolay.Quindi se conosci questo, sei arrivato lontano perche' poi diventa facile da semplificare.
Bunu biliyorsanız, büyük bölümü hallettiniz demektir. Artık sadeleştirmek çok kolay.Takže když jste si vzpoměli, urazili jste dlouhou cestu, protože to už je pak jednoduché zjednodušit.
Bunu biliyorsanız, büyük bölümü hallettiniz demektir. Artık sadeleştirmek çok kolay.Więc jeżeli to wiesz, to już większość pracy za Tobą ponieważ, to staje się dosyć proste do uproszczenia.
Bunu biliyorsanız, büyük bölümü hallettiniz demektir.فاذا كنتم تعلمون ذلك، بالتالي ستسلكون طريقاً طويلة لانه
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Als je het eenmaal door hebt, kun je meerdere stappen tegelijk doen.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Depois que você pega o jeito, você pode fazer múltiplos passos simultaneamente.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Ha egyszer ráérzel, csinálhatsz több lépést is egyszerre.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Kiedy już opuścicie ten nawias, możecie wykonać mnożenie od razu.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .요령을 익히면 한 번에 할 수도 있어요
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Når man bliver erfaren, kan man dog gøre flere ting på en gang.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Una vez que le agarras el truco, puedes hacer múltiples pasos a la vez.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Una volta che capisci come funziona puoi fare piu' passi alla volta.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Une fois habitués, vous pourrez faire plusieurs opérations à la fois.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .Μόλις το πιάσετε, μπορείτε να κάνετε πολλά βήματα με τη μία.
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .عندما نحصل على الناتج، يمكننا بعدها القيام بالضرب لجميع الخطوات مرة واحدة
Bunu bir kez hallettiğinizde, çarpma adımlarını yapabilirsiniz. .計算してもかまいません. これは 7 たす 3 かける 5 ひく 2
Bunu da hallettikten sonra bazen karşılaşılan sorular hakkında düşünelim. --Když už jsme tohle vyřešili, podívejme se na jejich otázky.
Bunu da hallettikten sonra bazen karşılaşılan sorular hakkında düşünelim. --Med det på plads kan vi svare på rejsebureauets spørgsmål.
Bunu da hallettikten sonra bazen karşılaşılan sorular hakkında düşünelim. --Mindezek tudatában, válaszoljunk a kérdésükre:
Bunu da hallettikten sonra bazen karşılaşılan sorular hakkında düşünelim. --Сега нека обмислим, какво ни питат?
Bunu hallettiğimize göre şimdi şunu düşünelimБеручи до уваги все це, давайте подумаємо, з якою удаваною швидкістю вони віддаляються.
Bunu hallettik, bunu hallettik, bunu da hallettik. .A teraz musimy jeszcze - uwzględniliśmy ten wyraz, ten wyraz i ten wyraz.
Bunu hallettik, bunu hallettik, bunu da hallettik. .És akkor még foglalkoznunk kell a ... mivel már ezt és ezt és ezt is letudtuk...
Bunu hallettik, bunu hallettik, bunu da hallettik. .ومن ثم سنتعامل-- لقد اوجدنا تلك وتلك، وتلك ايضاً
Buraya kadar bu terimi, bu terimi ve bu terimi hallettik. .Nos, nos eddig már ezt ezt és ezt az értéket le is rendeztük...
Buraya kadar bu terimi, bu terimi ve bu terimi hallettik. .اذاً لقد اوجدنا هذه العبارة، هذه العبارة، وتلك
Bu tamam. Artı c 2. Bu iki terimi hallettik.Que se encarga de estos dos términos.
Bütün esasları hallettiğimizi, her şeyi doğru yaptığımızı düşünmüştük.Chúng tôi nghĩ là mình đã tiên liệu hết những điều cơ bản, chúng tôi đã làm đúng mọi thứ
Bütün esasları hallettiğimizi, her şeyi doğru yaptığımızı düşünmüştük.Credeam c-am acoperit toate aspectele, că făcuserăm totul bine.
Bütün esasları hallettiğimizi, her şeyi doğru yaptığımızı düşünmüştük.우리는 모든 기본적인 사항들을 확인했고, 모든 것이 제대로 됐다고 생각했습니다.
Bütün esasları hallettiğimizi, her şeyi doğru yaptığımızı düşünmüştük.Mysleli jsme, že máme všechno pokryté, že jsme udělali všechno správně.
Bütün esasları hallettiğimizi, her şeyi doğru yaptığımızı düşünmüştük.Nós pensávamos que tínhamos coberto tudo, feito tudo de maneira correta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod