Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Ich habe eine dringende Angelegenheit zu klären. Leute, entschuldigt mich!
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!J'ai une affraire urgente à régler. Les filles, excusez-moi.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Mam ważną sprawę do załatwienia. Przepuście mnie, dziewczyny.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Έχω ένα επείγον ζήτημα. Παιδία, με συγχωρείτε.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!У меня срочное дело ребята, простите
Ben Ammy'i hallederim.Aku akan menangani Ammy.
Ben Ammy'i hallederim.Ammy-vel tudok bánni.
Ben Ammy'i hallederim.Anh sẽ xử lý Ammy.
Ben Ammy'i hallederim.Ci penso io a Ammy.
Ben Ammy'i hallederim.Ja zajmę się Ammy
Ben bunu halledeceğim, ben halledeceğim, ilk yıl içinde.I\'92ll es fertig zu bekommen. I\'92ll es fertig zu bekommen. Ersten Jahr... \
Ben burayı hallederim.Eu termino isto.
Ben burayı hallederim.Finisco io qui.
Ben burayı hallederim.Ja dokończę sprawę tutaj.
Ben burayı hallederim.Jag avslutar det här.
Ben burayı hallederim.Jeg gør det her færdigt.
Ben burayı hallederim.Minä hoidan asiat loppuun täällä.
Ben burayı hallederim.Yo acabaré el trabajo aquí.
Ben burayı hallederim.Εγώ θα καθαρίσω εδώ.
Ben burayı hallederim.А я закончу всё здесь.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Perché non si dovrebbero definire le persone per i tratti più estremi.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Bo nie należy charakteryzować ludzi według najbardziej szalonych cech.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Je moet mensen niet definiëren op hun waanzinnigste randjes.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.사람은 그가 가장 나쁜 모습일 때를 기준으로 판단해서는 안되거든요.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Lebo by sme nemali definovať ľudí podľa ich najbláznivejších čŕt.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Mert nem ítélhetsz meg egy embert a legőrültebb oldala alapján.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Parce qu'on ne devrait pas juger les gens par leurs angles les plus fous.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Pentru că n-ar trebui să definim oamenii după trăsăturile lor extreme.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Porque no se debe definir a las personas por sus aspectos más descabellados.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Vì bạn không nên đánh giá người ta bằng khía cạnh điên rồ nhât của họ.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Weil man Menschen nicht nach ihren verrücktesten Ecken definieren sollte.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Γιατί τους ανθρώπους δεν πρέπει να τους ορίζει η τρελή πλευρά τους.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Защото не трябва да определяте хората по най-лудите им страни.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Потому что нельзя судить о человеке по его наихудшим чертам.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.Тому що божевільні риси не повинні визначати людей.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.כי לא צריך להגדיר אנשים לפי הקצוות הכי משוגעים שלהם.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.لأنه لا يفترض بنا أن نعرف الناس بحدودهم الأكثر جنونا.
Bence insanları en çılgın halleriyle değerlendirmemelisiniz.トニーは半分だけ サイコパスなのです
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Ajattelin niin paljon", sanoi rouva Hall itsekseen. "- Edellyttää tiettyä eläkkeelle.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Creo que como mucho," dijo la señora Hall a sí misma. "- Requiere una jubilación segura.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Dat dacht ik al," zei mevrouw Hall in zichzelf. "- Vereist een bepaalde pensioen.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Eu achei o máximo", disse a Sra. Hall para si mesma. "- Exige uma certa aposentadoria.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Ho pensato tanto," disse la signora Hall a se stessa. "- Necessita di una pensione certa.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Ich dachte, so viel", sagte Mrs. Hall vor sich hin. "- Erfordert eine gewisse Ruhestand.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Jag tänkte så mycket", säger Mrs Hall för sig själv. "- Kräver en viss pension.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Je m'en doutais", a déclaré Mme Hall d'elle-même. "- Nécessite une retraite certaine.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."M-am gândit la fel de mult", spune doamna Hall pentru ea. "- Necesită o anumită limită de vârstă.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Mislil sem toliko," je rekla gospa Hall zase. "- Zahteva določeno upokojitev.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Myślałem, że tak dużo", powiedziała pani Hall do siebie. "- Wymaga pewnej emerytury.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Myslel jsem si to," řekla paní Hall pro sebe. "- Vyžaduje určité odchodu do důchodu.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Myslel som si to," povedala pani Hall pre seba. "- Vyžaduje určité odchodu do dôchodku.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Sudah kuduga," kata Mrs Hall untuk dirinya sendiri. "- Necessitates pensiun tertentu.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Tôi nghĩ càng nhiều," Bà Hall để bản thân mình. "- Đòi hỏi một quỹ hưu trí nhất định.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Νόμιζα ότι ως πολύ," είπε η κ. Hall για τον εαυτό της. "- Απαιτεί ένα ορισμένο συνταξιοδότησης.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Мислех, че като много", каза г-жа Hall на себе си. "- Се нуждае от определени пенсиониране.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Я так и думал", говорит миссис Холл сама с собой. "- Требует определенного выхода на пенсию.
"Ben çok düşündüm," Mrs. Hall kendi kendine şöyle dedi. "- Belirli bir emeklilik zorunlu kılmaktadır."Я так і думав", говорить місіс Гол сама з собою. "- Вимагає певного виходу на пенсію.
Ben de bunu hallettim.Ich kümmerte mich gut darum.
Ben de bunu hallettim.Iya, aku sudah mengurusnya dengan baik.
Ben de bunu hallettim.J'en prendrai bien soin.