Bahsettiklerim, virüslerin çalışma biçimlerinin spesifik halleri. .動作可能性があります。 本当に一種の探検--もさまざまな種類のウイルスが
"Bakın, benim iyi bir kadın" diye söze başladı. "Iyi kadın 'ben değilim," Mrs. Hall söyledi."여기 봐, 내 좋은 여자가 -"라고했다. " '좋은 여자'라고하지 말아요"부인 홀 고 말했다.
"Bakın, benim iyi bir kadın" diye söze başladı. "Iyi kadın 'ben değilim," Mrs. Hall söyledi."امرأة الحميدة انظروا هنا ، --" بدأ. "لا" امرأة جيدة "لي" ، قالت السيدة القاعة.
"Bakın, benim iyi bir kadın" diye söze başladı. "Iyi kadın 'ben değilim," Mrs. Hall söyledi."私は私の送金が来ていないことを言ってきた。"確かに"送金!"ミセスホールは述べた。
Bana minnettarsın, değil mi? Evet, uzun süre kalacağım burada. Hayır, ben hallederim.Không biết cảm ơn hử?
Bana ve bir programcı arkadaşa iki hafta süre verildi. Biz Stone da yazılımı üstlendi, ve hallettik.Me dieron dos semanas, y un programados de Biz Stone, para escribir el software.
Barda hallet. Temiz iţ olsun. Böyle ţatafatlý yerlerde içkiyi hep sulandýrýrlar.Fá-lo no bar, sem vestígios.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Aquí vamos. Lo tengo.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Auf geht's, ich mach das (Ballon platzt) (Applaus)
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Dobra, teraz go trafię.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Ecco, lo prendo.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Hier gaan we, ik neem hem.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Începem.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.On y va, je commence.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Започваме, вземам го.
Başlıyoruz, şimdi halledeceğim onu.Итак, я беру... (Хлопает воздушный шар) (Аплодисменты)
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Ci pensiamo io e il signor Heinkel.
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.El Sr. Heinkel y yo lo podemos arreglar
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Eu e o Mr. Heinkel tratamos disto.
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Heinkel ja minä hoidamme tämän.
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Jag och Heinkel fixar det här.
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Mig og Heinkel klarer det her.
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Pan Heinkel i ja sobie poradzimy.
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Το χειρίζομαι με τον κ. Χάινκελ.
Bay Heinkel ve ben bunu hallederiz.Мы с Хенкелем справимся.
Bazæ hallerde baルvuru zorunludur. Mahkeme bu g û r Ÿ ル Ÿ ûn karar ルeklinde verir.s Sシdziowie wyznaczani na mocy porozumienia pomiシdzy rzッdami Paホstw Czıonkowskich na odnawialny okres 6 lat.
Bazæ hallerde baルvuru zorunludur.Minden tagállam egy bírót delegál.
Bazı insanların örneğin yaşlıların ve engellilerin gündelik işlerini yardım almadan halletmeleri zordur.Certaines personnes, comme les personnes âgées et handicapées, ont du mal à gérer leur quotidien sans aide.
Bazı insanların örneğin yaşlıların ve engellilerin gündelik işlerini yardım almadan halletmeleri zordur.Joidenkin ihmisten, esimerkiksi vanhusten ja vammaisten, on vaikea selvitä arkipäivän asioista ilman apua.
Bazı insanların örneğin yaşlıların ve engellilerin gündelik işlerini yardım almadan halletmeleri zordur.بعض الأناس على سبيل المثال كبار السن والمعاقون من الصعب عليهم تدبير أمورهم في الأمور اليومية بدون مساعدة.
Bazı işleri halletmek için görüşmem gereken biri vardı.Hm... Találkoznom kellett valakivel, hogy elrendezzek néhány dolgot.
Bazı işleri halletmek için görüşmem gereken biri vardı.Hum... je devais rencontrer quelqu'unNpour éclaircir certaines choses.
Bazı işleri halletmek için görüşmem gereken biri vardı.Υπάρχει κάποιος με τον οποίο έπρεπε να διακόψω τις σχέσεις μου.
Bazı işleri halletmek için görüşmem gereken biri vardı.ممم, كان هناك شخص اردت انهاء علاقتي معه
Bebeğe baktığın için teşekkürler, artık ben halledebilirim.Danke, dass du auf sie aufgepasst hast. Ich nehme sie jetzt.
Bebeğe baktığın için teşekkürler, artık ben halledebilirim.Díky, že ses o ni starala. Vezmu ji domů.
Bebeğe baktığın için teşekkürler, artık ben halledebilirim.Dzięki za opiekę nad nią; Zabiorę ją teraz do domu
Bebeğe baktığın için teşekkürler, artık ben halledebilirim.Gracias por cuidar de ella, ahora me encargaré yo. -¿Tú y tu padre?
Bebeğe baktığın için teşekkürler, artık ben halledebilirim.Grazie per essertene occupata, ora la porto a casa con me.
Bebeğe baktığın için teşekkürler, artık ben halledebilirim.Tack för att faster tog hand om Lill-Monika.
Bebeğe baktığın için teşekkürler, artık ben halledebilirim.Σ'ευχαριστώ που φρόντισες τη μικρή Μόνικα. Θα την πάρω σπίτι
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Các biện pháp quân sự có thể đi kèm khi giải quyết xung đột, chứ không giải quyết được xung đột.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.그것들을 군사적인 방법으로 대응했어야만 했을지도 모릅니다. 하지만 그것들은 군사적인 방법들로는 해결될 수 없습니다.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Meg lehet közelíteni őket katonai eszközökkel, de nem lehet megoldani őket katonailag.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Można zareagować z pomocą sił wojskowych, ale w ten sposób nie da się konfliktu rozwiązać.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Poate că trebuie gestionate prin mijloace militare, dar nu pot fi rezolvate prin mijloace militare.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Podem requerer meios militares, mas não podem ser resolvidos por meios militares.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Quizá haya que abordarlos con medios militares, pero no se pueden resolver así.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Si può doverci avere a che fare con mezzi militari, ma non si possono risolvere con i mezzi militari.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Wellicht moet er militair worden ingegrepen, maar een militaire oplossing is er niet.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Wir müssen vielleicht militärische Mittel einsetzen, aber wir könnnen sie nicht militärisch lösen.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Ίσως να πρέπει να αντιμετωπιστούν με στρατιωτικά μέσα, αλλά δεν μπορούν να επιλυθούν με στρατιωτικά μέσα.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Возможно использование военных методов, но решить проблему таким путём не получится.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.Може да се наложи да се използват военни действия, но военните действия не са разрешението.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.יתכן שצריך להתמודד איתם באמצעים צבאיים, אך הם לא יכולים להפתר באמצעיים צבאיים.
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.ربما يتم التعامل معها على اسس عسكرية لكن لا يمكن حلها بطرق عسكرية
Belki askeri yöntemlerle halledilmeleri gerekebilir, ama aynı yöntemlerle çözülemezler.軍事的手段では解決できないのです 政治的な解決が必要となります
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Aku ada masalah penting untuk diselesaikan. Permisi
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Am de rezolvat o problema urgenta. Iertati-ma.
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Ho una questione importante da risolvere.<br />Ragazze, permesso.