Ana içeriğe geç
Sözlük

hall ile cümle

hall kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Meseleyi hallettiyseniz, öyle devam etmeliydiniz!Huh? If you agreed to let it go, you should have.
Onları tek başına halledemezsin !You cannot hold them off alone!
-Ben öldükten sonra ailemle hallet. - Ah, böyle davranmasana...After I die, settle it with my family... Oh! Don't be like that...
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Don't make a mistake and do it correctly.
Pat Metheny ve Jim Hall oradaydılar ve bizimle kayıt yaptılar.And Pat Metheny and Jim Hall were there and they recorded with us.
Biz Hallyu starlarıyız.We are so-called Hallyu Stars.
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?Hallyu Star Lee Tae Ik has also come to Man Ok's Taekwondo Studio?
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!I have an urgent matter to take care of. Guys, excuse me.
Bu, meseleyi tüm yönleriyle halletmek için esastýr.Would you fight back?
Bugün dinazorların başka hallerinden, onları bulmaktan bahsedeceğim.I'm going to talk about a different aspect of dinosaurs, which is the finding of them.
Bunları da bu sorunu halletmek için kullanırlar.Bunları da bu sorunu halletmek için kullanırlar.
Bana minnettarsın, değil mi? Evet, uzun süre kalacağım burada. Hayır, ben hallederim.Thankful, aren't ya?
Onu bir halledeyim, döneyim sana. Saat iţliyor Cengiz.I have a little business to take care of, let me call you when i am done.
Ama ţimdiye halletmiţtir bile Ali.There is just a little detail about work, but he must have been done by now.
Sonra iki hafta. Kađýt iţlerini halletmek için.It means we have deal in the principle.
Peki iţin o tarafýný nasýl halledeceđiz?Now i need to listen from his side.
Halloheş, Pilha, Şovek,Hallohesh, Pilha, Shobek,
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Their own tongues shall ruin them. All who see them will shake their heads.
Bir süreye kadar onları kendi hallerine bırak.So turn away from them for a time
Ateşten vay hallerine o nankörlerin!So for the unbelievers there is woe from the fire.
And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.Messages deterring them from evil had come to them,
De ki: Onların hallerini düzene koymak, işlerine karışmamaktan hayırlıdır.And they ask you about the orphans.
Ne olacak halleri her ümmetten bir tanık getirdiğimiz, seni de hepsine tanık tuttuğumuz gün?How shall it be when We call witnesses from each and every people and call you as witness over them?
Elleriyle hazırladıkları bir felakete uğrayınca da halleri nice olur?How shall it be when they suffer misfortunes for their own misdeeds?
Hallerini anlasaydın mutlaka onlardan kaçardın ve mutlaka onların halinden korku dolardı içine.If you had looked at them you would have surely turned away and fled with horror at the sight.
Firavun, peki, önce gelenlerin halleri ne olacak dedi.(The Pharaoh) said: "And what about the former generations?"
Ve zulmedenler, yakında bileceklerdir halleri neye varacak ve nereye varıp gidecekler.Yet the oppressors will now come to know through what reversals they will be overthrown!
İlerde de onları doğru yola götürmektedir ve hallerini düzene sokmaktadır.He will show them the way, and better their state,
Nasıl olacak halleri o zaman ki melekler, canlarını alırken yüzlerine, artlarına vurmaktadır.How will it be when the angels draw out their souls striking their faces and their backs?
Vay hallerine o gün yalanlayanların.Alas the woe that day for those who deny!
Bütün incedeninceye alay eden kovucuların vay hallerine.WOE TO EVERY slanderer, back-biter,
Bunu da Kurayş'ın uzlaşması, hallerinin düzene girmesi için yaptı.SINCE THE QURAISH have been united,
Vay hallerine o namaz kılanların.Woe to those who pray
Kuşkusuz senin Rabbin, evet o, Hallâk'tır, hiç durmadan yaratır; en iyi şekilde bilir.Surely your Lord is the Creator and knows (everything).
Her şeyi bilen Alîm, sürekli yaratan Hallâk O'dur.He is the real creator all-knowing.
Vay hallerine o inkârcıların, ateş yüzünden!So for the unbelievers there is woe from the fire.
Vay hallerine o gün, yalanlayanların,Will be the day of woe for those
O bakmaya kıyılmayan develer kendi hallerine bırakıldığında,The ten-month pregnant female camels are abandoned,
İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.Then one turned to the other in an enquiry.
Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.So, leave them until they face their day (of doom) when they will be stunned.
Diğeri de asılacak, kuşlar başından yiyecekler. İşte öğrenmek istediğiniz iş böylece halloldu."Determined is the matter of your inquiry."
Şüphe yok ki, Allah, kullarının bütün hallerinden haberdardır ve her şeyi görendir.Verily God is informed of His creatures and sees everything.
Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.So, leave them until they face their day (of doom) when they will be stunned.
İşte yorumunu istediğiniz iş, böylece halledilip sonuçlandırılmıştır.”Determined is the matter of your inquiry."
Ey efendiler: “Siz rüya tabir ediyorsanız, benim bu rüyamı da halledin!” [7,60]O courtiers, tell me the significance of my dream, if you know how to interpret them."
Aslında Sen bizim bütün hallerimizi hakkıyla görmektesin.”Surely You know us well."
Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine bırak! [86,17; 15,3]So leave them to their ignorance for a time.
Onlara, açık ve zahir nimetleri ortaya koyan nice mûcizevî haller verdik.And sent them tokens to bring out the best in them.
Allah onları doğru yola iletir ve onların hallerini düzeltir. [10,9]He will show them the way, and better their state,
Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.So do not pry into others' secrets and do not backbite.
O gün, hakkı yalan sayıp Peygambere yalancı diyenlerin vay hallerine!Will be the day of woe for those
O halde sen onları, darbe yiyip çarpılacakları güne kadar kendi hallerine bırak!So, leave them until they face their day (of doom) when they will be stunned.
Sen de şimdi onları kendi hallerine terk et.So turn away from them.
Hakkı yalan sayanların o gün vay hallerine!Alas the woe that day for those who deny!
Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine!Alas the woe that day for those who deny!
Hesap vermeyi yalan sayanların vay hallerine!Who call the Day of judgement a lie!
Gün gelir, bütün gizli haller ortaya dökülür...The day all secrets are examined
Öyleyse o kâfirleri [31,24]kendi hallerine bırak! (yakında sana desteğimiz gelecektir.)So bear with unbelievers with patience, and give them respite for a while.
Bize şunu hallet: Yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyor.O truthful one!
Hem öyle sersemleştiler ki artık yol bulacak halleri kalmadı.They therefore strayed, so cannot find a path.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hall ile cümle - Sayfa 14 - hall kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App