halka ile cümle
halka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mavi halkalı ahtapotlar yaklaşık iki yıllık bir yaşam süresine sahiptir.Les fers de lance communs ont une durée de vie d'environ 20 ans.
Eğer bir hizalama varsa, gözlemci halka yerine parçalı yaylar görecektir.Lorsqu'on veut reconnaître une personne qui passe, on la regarde dans les yeux (recadrage).
Tarihsel olarak, ölüm cezaları sıklıkla işkence eşliğinde infaz edilmiş ve halka açık olarak yapılmıştır.Dans les faits, la condamnation est systématiquement la peine de mort, exécutée en public.
Adını halka BBC için sunduğu bilim programları ile duyurmuştur.Il est plus connu du public en tant que présentateur de programmes télévisés scientifiques pour la BBC.
Antik Mısır dilinde şenu adı verilen kartuş, esasen genişletilmiş bir şen halkasıdır.Le nom même de l'encens dans l'ancienne langue égyptienne est évocateur.
Hulsker Halka Açık Aşevi çalışmasının (F1020a) önemli ve dikkat çekici olarak değerlendirmektedir.La vie humaine est entièrement fondée sur l'échange intéressé et calculé (p. 409).
Halka hitap etmek için yazılır.Nous voulons que la parole soit redonnée au peuple.
Ardından bu halka antiprotonları Ana Enjektör'e geçirebiliyor.Elles sont donc capables de présenter l’antigène.
Bath Girl (Banyo/Hamam kızı): Halka açık hamamlarda hizmet eden köle kızlara verilen addır.La fille de bain : Il s’agit d’une esclave qui est affectée aux bains publics ou privés.
Mart 2014 tarihinde halka açıldı.Il est ouvert au public en mars 2014.
Günümüzde halka açık bir kütüphaneye dönüştürülmüştür.L’église est alors convertie en bibliothèque publique.
Glossofobi veya konuşma kaygısı halka açık konuşma ya da genel olarak konuşma korkusudur.La glossophobie est la peur de parler en public, devant un groupe plus ou moins grand.
Bahçe halka açık ve ücretsizdir.L'entrée des jardins est libre et gratuite.
Sığınağın bazı koridorları hâlâ bulunmaktadır, fakat halka kapalıdır.Le bâtiment des voyageurs est conservé, mais fermé au public.
Fatih semtinde yüksek duvarların arkasında kalan kilise, genellikle halka açık değildir.L’ensemble, protégé par un haut mur, n’est généralement pas ouvert au public.
Müze resmî olarak 1990 yılında halka açılır.Le musée, dans sa forme actuelle, est officiellement inauguré en 1990.
Zaman zaman rastgele baskınlar verip, halka şiddet uygularlar.Certains améliorent leur quotidien par des razzia.
Özbekler bu göç zincirinin son halkasındandır.Ce sont les derniers maillons de la chaine.
Halka açık ilk hidrojen istasyonu, Nisan 2003'te Reykjavik-İzlanda'da hizmete girmiştir.La première manifestation officielle moderne eut lieu en juin 1996 à Reykjavik en Islande.
Azotlu bazlar pentoz halkasının 1' karbonuna bağlıdır.Une base nucléique se lie au carbone 1 du pentose.
Bitiş halkası yaşlılık ve ölümle son bulur.D'instant en instant on s'achemine vers la vieillesse et la mort.
Enli kesilen patlıcanlardan iki halka arasına rendelenen peynir konulur.Il s'agit d'un fromage à base de lait de vache à deux moisissures antagonistes.
Site halka açıktır.Site ouvert.
Her Pazar ve Cuma günleri Hasbahçe halka açılmıştır.Les journées du samedi et du dimanche sont ouvertes au grand public.
Diazepin yedi üyeli iki azot atomu içeren heterosiklik halka sistemidir.Une diazépine est un composé insaturé hétérocyclique à sept atomes dont deux d'azote.
Meydan gelen halkasal yapılar furan türevleridir ve furanoz olarak adlandırılırlar.La structure cyclique résultante s'apparente aux furanes, et est appelée furanose.
Akfen Holding, 2010 yılında halka arz edilmiştir ve BIST'de işlem görmektedir.Damien Saez, J'accuse, 2010, voir en ligne.
Ne var ki, o kulaklarını halka gösterdi sırada Apollon yeniden çıkagelir.Quand il eut mis un terme à ses tentatives, il vit Apollon lui apparaître.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Structurellement, le virus est construit à partir de sept protéines structurelles différentes.
Halkalıyı terkettirilermi o bilinmez...De nous, vous les mortels, n'apercevez que notre corps...
Buna ilaveten, gizli devlet vergi kayıtları halka açık hale getirildi.Puis, un scandale politique au Ministère des douanes et de l'accise fut révélé au grand public.
Halkapınar Aktarma Merkezi'ne adını vermektedir.On donne son nom à un centre de colonisation.
Tüm erk halka aitti.La terre basque appartenait à tous.
Akridin terimi ayrıca, C13N üçlü halkasını içeren bileşiklere değinmek için kullanılır.Le nom désigne aussi les composés contenant le cycle triple C13N.
Hazineden halka mülk dağıtır.Cet impôt approvisionne le Trésor Public.
Yalnızca burada halka sağa doğrudur.Seule la population urbaine y a droit.
Yapılan oturumlar her gece radyoda Yassıada Saati programında halka duyuruluyordu.Le Destin s'adresse chaque soir à la population par la radio.
İlk halka açık sergisinide 2004'te Trieste'de açmıştır.En 2004, elle présente sa première exposition publique à Trieste.
Tüm bölümler uzun bir maceranın halkalarıdır.Ces bandes sont toutes des aventures sentimentales.
Alkollü araba kullanmaktan ve halka açık yerlerde uygunsuz davranışlarda bulunmaktan dolayı ceza almıştır.Il fut interdit de consommer de l'alcool dans les trains à longues distances et dans les lieux publics.
Nesneye bağ: İp ucunda oluşturulacak halkayı bir nesne içinden geçirmek gerekirse Bir adi düğüm atılır.Cornement : Se dit quand, sans abaisser une touche du clavier, un tuyau parle.
Ayrıca kütüphaneler kullanım açısından halka açık yerler değildi.Ce n’est que rarement que ces bibliothèques étaient ouvertes au public.
11 Nisan günü B1A4 üyeleri bir webtoon ile halka tanıtıldı.Jinyoung fut le premier membre de B1A4 a être révélé au public le 11 avril 2011.
Bir kurak yıl, çok dar bir halkaya neden olabilir.Ce fut une année pénible qui laissera un grand vide.
Saturn'ün halkaları var.Saturno tiene anillos.
“Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik.Enviamos contra ellos una tempestad de arena.
SBKP halk için vardır ve halka hizmet eder.El PCUS existe para el pueblo y sirve al pueblo.
1925 yılından bu yana, park yeri olarak halka açıktır.Desde 1925, ha estado abierto al público como un parque.
1994'ten bu yana Nietzsche-Haus müze olarak halka açıktır.Desde 1994, la Nietzsche-Haus ha estado abierto al público como un museo.
İşgalcilerin halka zulmetmesi.El laberinto de los impíos.
Şöhretinden ve Charlotte Buff'a duyduğu gençlik aşkını halka duyurmasından pişmanlık duydu.Lamentó su fama y haber hecho público su amor juvenil a Charlotte Buff.
Park her gün gündüzleri halka açık olup, geceleri kapalıdır.El parque se encuentra abierto al público todos los días, pero cierra durante la noche.
Bu ödülü alan kişiler halka açık bir dizi konferans verir.Quienes ganan este galardón, también ofrecen una serie de conferencias abiertas al público.
Bu ideal, halkanın nilradikal'idir.Este ideal es el nilradical del anillo.
Ino, halka açık bir törenle İmparatoriçe ilan edildi ve Augusta unvanı aldı.Ino fue proclamada Emperatriz en una ceremonia pública y recibió el rango de Augusta.
İlk halka açık akvaryum 1853 yılında Londra’da Regent's Park’ta açılmıştır.El primer acuario público lo abrió el Regent’s Park de Londres, en 1853.
Glossofobi veya konuşma kaygısı halka açık konuşma ya da genel olarak konuşma korkusudur.Glosofobia o ansiedad para hablar es el miedo de hablar en público.
Bu döngüler ve halkalar basınç dalgaları tarafından oluşturulur.Estos lazos y anillos son formados por ondas de presión.
Katılımcılar, en son ürün ve gelişmelerini halka sunma fırsatı sunuyor.Ofrece a los expositores la oportunidad de presentar sus productos y desarrollos más modernos al público.
5. ve 6. halkalarda stigma yoktur.No hay presencia de los estratos 5 y 6.