halkın ile cümle
halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çeçen halkının yaşadığı bir yerdir.チャオが生息している場所。
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.民衆は互いに喰らい合うようになり、死者は人口の半数を優に超えたという。
Emevî yöneticilerinin halkın hâlinden haberleri yoktu.なぜなら党指導部が民衆について全くの無知だからです。
Ayrıca birkaç otobüs firması da bölge halkını yakın kasaba ve köylere taşımaktadır.この地域ではいくつかの路線バス会社があり、都市部と近隣の村々とを結んでいる。
Tüm gücümüz halkındır.みんな気力充実している。
Mukan böyle sorunlu bir dönemde halkının başına geçti.どうやら世界はそんな危うい時代に突入している。
Köy halkının BAŞIN SUYU dedikleri sudan almaktadır.天水(てんすい) 地名 天水市。
Ve bu tehdit köy halkını tedirgin etmektedir.しかし戦争の脅威はこの村をも蝕んでいこうとする。
Uzaktan eğlenen halkın sesleri duyulur.遠くまでよく通る声が自慢。
Tanrını tanımıyor, İsrail Halkını da salmıyorum" yanıtını verir.あなたは神のことを思わないで、人のことを思っている」。
Halkın Ekenomik durumu iyi denilebilecek bir seviyededir.衆人に訴える論証は帰納においては妥当な論証である。
Halkın bir arada bulunmasını istemiyorlardı.大衆におもねる必要は全くなかった。
Özellikle sağlık ve eğitim alanlarında Afgan halkına insani yardım sağlar.医療・教育・農業などの分野で国内の人道支援を行った。
Halkın büyük bölümü gösteriye destek vermiştir.大部分の委員がこの提議の支持を表明した。
1982 - Çin'de Halkın Silahlı Polisi teşkilatı kuruldu.この一環として、1982年6月、「中国人民武装警察部隊」の組織を決定した。
Halkın % 94’ü bağımsızlık için oy kullandı.88%が独立に賛成。
Bu görüntü aynı zamanda Alman halkını demoralize ediyordu.この報告はナチスドイツにも影響を与えた。
Abide için gerekli tutar halkın gönüllü bağışlarıyla elde edildi.節約した費用はボランティアの観測者に与えた。
Rivlin bu çağrıyı protesto ederek, “bana göre bu çağrı, Yahudi halkını utanç duruma düşürmektedir.ラッセルはこの訴訟の中で、球団に対して「私は、あなたたちに呪いをかける。
Halkın % 98'i okuryazar geriye kalan % 2'si ise okuma yazma bilmemektedir.そうならないためには国民の1ないし2パーセントが文語を読み書きすることができなければならない。
Durum böyle olunca da mahalle halkının hayat kalitesi yükselmektedir.* この方法によって家族の生活の質が向上する。
Halkın büyük beklentisi var.人が良く人望がある。
Bu savaşta, veba ve yoksulluk sonucunda ülke halkının yaklaşık %40'ı yaşamını kaybetti.戦争、疫病、飢餓によって人口の約4割を失うこととなった。
Saklama gerekçesini ise yakın çevresine "yılbaşı öncesinde halkın huzurunu kaçırmamak" olarak açıklamıştı.しかし彼は、「ベトナムの現状はまだ平和からは程遠い」として受賞を辞退した。
Fakat, temizlikte en önemli konu kesinlikle yerel halkın eğitilmesidir.披露するネタは主にご当地漫才。
Halkin Sesi.ハスキーな声だ。
Evet, bir halkın düşü öldü orada..."闇に消えた男の謎…」。
Yöneticiler filozof ve halkına gerçek mutluluğu vermektir.専門は法哲学及び公共哲学。
Böylece Laçın da halkın desteğini kazanamadı.大衆の支持も得られなかった。
44 metre uzunluğundaki stel, Ermeni halkının "yeniden doğuş"unu simgelemektedir.这座44米高的石碑象征亚美尼亚民族的新生。
Kalanları ise günümüz Şor halkının Kızıl-gaya (Rus.日俄戰爭後,奉天省成為日本勢力範圍。
Bu oluşumun amacı, Türk halkının hakkını savunmaktır.土耳其人民,我永远与你们站在一起,争取这项权利。
Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür.(我曾见过你们人类难以置信的东西。
Fransız halkına öyle iyi davran ki, bize melek gönderdi desinler" diyerek uğurladı.要对法国人民非常好,让他们能说我为他们送来一个天使。
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.小说在几个小时内售罄,对法国社会产生极大震撼。
Köy halkının bir kısmı Suriye-Şam'dan, bir diğer kısmı Dağıstan'dan gelmiştir.明中葉時,滕學珠之裔有遷居江西石城豐山、高田等地。
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.歐姆沒否認並擊敗了眾人,並將他們包於膠囊中丟於深海壕溝中。
BM, 1973 yılında Güney Batı Afrika Halk Örgütü'nü (SWAPO) Namibya halkının resmî temsilcisi olarak tanıdı.1973年,聯合國承認西南非洲人民組織是納米比亞人民的正式代表。
Bunun yanında esnaf ve halkın derdini de dinlerdi.衆首領和百姓“都聽從耶和華的話”。
Halkın gülmeye çok ihtiyacı olduğuna inanır.衆人大笑。
Din, halkın afyonunu oluşturuyor.(宗教是人民的鴉片。
Ancak halkın %96'si resmi olarak Katolik'tir.96%的人信奉天主教。
Kent halkını temiz içme suyuna kavuşturdu.有當地居民前來取水飲用。
Köy halkının büyük kısmı, Hevedan (Hevedi) aşiretinden gelmektedir.近世,本市大半以耕種旱田為主。
Doğduğu halkın üzerinde yükselmektedir.然此眾生在邊地生。
Seçme hakkı, halkın doğrudan katılımıyla düzenlenen seçimler aracılığıyla halka verildi.吾今出之, 以衆人對漸則有司得以治衆人之例治之矣。
Bugün halkın tamamı, hayvancılık ve ziraati beraber yürütmektedir.卒之日,將士及庶民婦豎皆流涕。
“Çeltikçi Sağlık Ocağı” ilçe halkına sağlık hizmetleri sunmaktadır.“草药诊所”为居民提供基本的医疗服务。
Firavun onlara zulmeder.Kaçmaya çalışan bu halkın peşine düşen Firavun'un askerleri sularda boğulup ölürler.法老的大軍尾隨不捨,結果復合的海水把他們全軍淹沒溺斃。
Medyayı oynat 23 Mart 2007 tarihinde Knut ilk kez halkın önüne çıktı.2007年3月23日,克努特第一次公開露面。
Burada Arif, kendine olan sonsuz güveni sayesinde halkın arasına karışır.(估计她的真實願望是與她相爱之人永远在一起。
1997 yılından bu yana Halkın İlerici Partisi (PPP) Genel Sekreteri olmuştur.自1997年以来,他一直是人民进步党(PPP)的总书记。
Kürt (Kurmanc) ve Zaza halkının yaşadığı bir ilçedir.范衷,字恭肅,江西豐城縣人。
Halkın büyük bir kısmı Katolik olup, Protestanlar ve Anglikanlar da vardır.居民多為英國聖公會教徒,也有新教徒和天主教徒。
Esir kulların bir kısmı Şendan halkına, bir kısmı ise hazarlara satıldı.公得其狀,即捕獲一人,使疏其黨類,得十餘輩,悉黥隸諸軍,盜者遂絕。
Şehir halkının çoğu bu iki sektörde istihdam edilmektedirler.兩個相鄰的城市的合稱,詳見雙城。
Bu dönemin Eş'ariyye mezhebine bağlı olan idarecilerini ve halkın büyük bir kısmını ona karşı olmaya itmiştir.絕大多數的麥地那居民及叛亂者都向阿里宣誓,有一些重要的部落及人物卻沒有這樣做。
Bu kararı bilen Yunan halkının gözünde bu liderliğin zayıflaması ve çaresizliğin bir sarsıntısıydı.在全体知道这个决定的希腊人的眼里,这是一个令人震惊的绝望和领导软弱的迹象,将会遭致上帝的惩罚。
RAB'bin öfkesi parladı halkına karşı, Tiksindi kendi halkından.國君遺棄他的人民,使他們歸順於陳氏。
İslam peygamberinden: ”Hepiniz çobansınız ve halkınızdan sorumlusunuz” rivayeti nakledilmiştir.〖使者說〗:你也得開開門接受皇上的指示啊。
İlgili Sayfalar