halkın ile cümle

halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Din, halkın afyonunu oluşturuyor.Η θρησκεία είναι το όπιο του λαού.
Bu rapora rağmen halkın hükümete olan kızgınlığı Golda Meir'in istifa etmesine sebep oldu.Til trods for rapporten førte offentlighedens modvilje mod regeringen til, at Golda Meir gik af.
Senin halkın benim halkım, senin Tanrın benim Tanrım olacak.Jeg vil være deres Gud, og de skal være mit folk ...
Hükümeti bölgeye halkın girişini sınırlandırması konusunda ikna etmiştir.Hun overbeviste regeringen om, at den offentlige adgang til området skulle begrænses.
RAB'bin öfkesi parladı halkına karşı, Tiksindi kendi halkından.Ulykken føltes begrundet i folkets egen skyld, og denne bestod i frafald fra Jahve, folkets gud.
Kraliçenin sloganı "Tanrının yardımıyla, halkın sevgisiyle, Danimarka Gücü"dür.Dronningen valgte som valgsprog: Guds hjælp, Folkets kærlighed, Danmarks styrke.
Bede'nin en önemli yapıtı "Historia Ecclesiastica Gentis Anglorum"dur (Anglus Halkının Kilisevî Tarihi).Hans vigtigste værk er Historia ecclesiastica gentis Anglorum (Det engelske folks kirkehistorie).
Bu savaşta, veba ve yoksulluk sonucunda ülke halkının yaklaşık %40'ı yaşamını kaybetti.Krigen, pest og hungersnød resulterede i et tab på ca. 40 % af landets indbyggere.
Halkın ana gelir kaynağı budur.Dette skaffede ham en triumf (den første af 4 triumfer).
Halkın % 94’ü bağımsızlık için oy kullandı.94 % af Irland stemte for aftalen.
Halkın %80 den fazlası internet kullanmakta.88 procent brugte ikke internet.
Polis halkın üzerine ateş açtı.Politiet begyndte at skyde imod lastbilen.
Halkın Günlüğü (Çince: 人民日报; pinyin: Rénmín Rìbào), Çin Komünist Partisi'nin yayın organıdır.Folkets Dagblad (kinesisk: 人民日报, Rénmín rìbào) er Kinas kommunistiske partis officielle partiorgan.
Halkın büyük beklentisi var.Der er store forventninger.
Vietnam hükümeti Japon halkına yardım için 200,000 dolar gönderdi.Salget indbragte 12.000 euros til Japan.
Bene Israel halkının çoğu İsrail'e göç etmiştir.Hovedparten af Bene Israel-gruppen er i dag emigreret til Israel.
Ayaklanmadan sonra Fransızların şehir halkına olan baskıları daha da arttı.Efter oprøret fik byens borgere flere rettigheder.
Halkın hür yaşama isteği.Folkets ære skal vi bygge på.
Halkın büyük bir kısmı Katolik olup, Protestanlar ve Anglikanlar da vardır.Den største del af befolkningen er katolikker og protestanter.
Halkın büyük çoğunluğu Hıristiyandır.Størstedelen af befolkningen er kristent.
Halkın çoğunluğu ise Kreolce denen İngilizce kökenli bir dil kullanmaktadırlar.Størstedelen af befolkningen taler dog et kreolsk-guyanesisk sprog, der baserer sig på engelsk.
Libya halkını kutluyorum.Libya's future.
Atletico ise halkın işçi sınıfının takımı olmuştur.Hun repræsenterer muligvis den intelligente del af arbejderklassen.
(Tipik olarak halkın kullandığı elektrik şebekesi).(Wikipedia-artikler der bruger autornavnet).
İki yeşil yıldız Suriye halkını temsil etmektedir.De to grønne stjerner repræsenterer Ægypten og Syrien, de to deltagende nationer i Forenede Arabiske Republik.
Her halkın kendi dili, inancı ve kültürü vardı.Alle har sine egne sprog og kulturelle traditioner.
Mercia halkının kraliçesi idi.Sommai er byens dronning.
Son 5 yıldan beri köy halkının büyük bir kısmı meyvecilikle uğraşmaktadır.Den øvrige del af året var stærkt optaget af velgørenhedsvirksomhed.
Halkın Mahkemesindeki en tanınmış dava, 20 Temmuz suikast girişimi hakkında açılan davaydı.Domstolen frafaldt senere beskyldningerne om, at han skulle have været med i 20. juli-attentatet.
2006 nüfus sayımına göre halkın %55,6'sı kendisini Hristiyan olarak tanımlamaktadır.Ved folketællingen i 2011 erklærede 58,6% af indbyggerne sig som kristne.
Köy halkının bir kısmı turizm sektöründe mevsimlik olarak çalışmaktadırlar.Mange beboere arbejder direkte eller indirekte i turistbranchen.
Köy halkının büyük kısmı yazın 3 aylık bir dönem için yaylaya gider .De kører i juli måned ud af byen for at tilbringe tre uger i deres sommerhus.
Halkın çoğu kentlerde yaşar.De fleste lever i den egentlige by.
Tıva halkının önemli bir bayramı.Festlig fejring af flittigt foreningsmenneske.
Petrol halkın gelirinin %58'lik kısmını oluşturmaktaydı.Olieeksporten står for 85 % af statens indtægter.
Köyde yaşayan halkın tümü kürttür.Alle i byens øvrighed var i vildrede.
Bu gezi hemen bütün Ustrumca halkının daveti sonucu gerçekleşir.Snart lød kravet fra hele Oslo-regioenn.
Köyde, Trakya yerli halkının tüm gelenek ve kültürü yaşıyor.I begge områder praktiseres fremdeles folkets traditionelle hyrde- og nomadekultur.
Ülkemizin bağımsızlığı için ve İspanyol halkının kendi kaderini belirleme hakkı için savaşıyoruz.Topelius blev optaget af spørgsmålet om Finlands nationale identitet og det finske follks fremtid.
Gerçekten bu katedral şehir halkını Akdeniz korsanlarından korumak maksadı ile tasarlanıp yapılmıştır.FortressSan Fernandoblev bygget af de spanske erobrere at beskytte byen mod pirater.
Böylece Laçın da halkın desteğini kazanamadı.KKP havde lidet foruden folkets støtte at stole på.
Ülke halkının % 14'ü bu şehirde yaşamaktadır.Dermed bor ca. 14 % af landets befolkning i hovedstadsregionen.
2001 verilerine göre halkın %72'si kendini hristiyan olarak tanımlamaktadır.Det vurderes, at omkring 70 % af Botswanas befolkning definerer sig selv som kristne.
Ziraatla uğraşan halkın dışındaki vatandaşlar ilçe dışında iş aramaktadır.De andre spor vi må gå ad, udenfor offentligheden.
Şehir halkının birçok ihtiyacı vardır.Byen fik mange nye indbyggere.
"Kudüs 3000 yıl önce Yahudi halkının merkezi olmuştur."Menorahen har været et symbol for jødedommen i næsten 3000 år.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Fader Coram siger at de er meget sjældne.
De Volkskrant, (çevirisi: Halkın gazetesi) Hollanda'da basılan günlük bir gazetedir.de Volkskrant (da.: Folkets avis) er en landsdækkende hollandsk morgenavis.
Film, hem Sovyetler Birliği hem de Küba halkına yeterince iyi ulaşamamıştır.Filmen fik stor succes, både i Sovjetunionen og i udlandet.
Devlet yaşamındaki en önemli sorunlar halkın tartışmasına açılır ve bu konularda halk oylamasına gidilir.Hans primære mål i tilværelsen er tilsyneladende at gå rundt i gaderne og hilse på folk.
Senin halkın benim halkım, senin Tanrın benim Tanrım olacak.Ditt folk er mitt folk, og din Gud er min Gud.
Ancak, halkın çoğunluğu ise iyi eğitilmiştir.Mange av kvinnene er godt utdannet.
Datafolha'ya göre São Paulo halkının yüzde 77'si filmin adını duymuş.I henhold til Datafolha viste 77% av São Paulo befolkning om filmen.
Üst sınıflarda köleler ve hizmetkârlar da ev halkının bir parçasıydı.I de øverste klassene var også slavene og trellene en del av husholdet.
Halkın, Alevî İslâmı benimsemesini sağlamıştır.Et bantutalende folk som etterhvert tok til seg Islam.
Son olarak da yeni imparatorluk halkının dinine kadar genişletildi.Til slutt strakk den seg til det nye keiserrikets befolknings religion.
Halkın ana gelir kaynağı budur.Dette ble sterkt mislikt ("caused disstress") av primuladyrkere .
Indiana'da doğan Jones, Halkın Tapınağı hareketini 1950’lerde başlatmıştır.Jones ble født i Indiana og startet Folkets Tempel i denne staten på 1950-tallet.
1947'den itibaren halkın komünistlere verdiği destek azalmaya başlamıştır.Etter 1947 begynte den folkelige støtten for kommunistene å avta.
Bu rapora rağmen halkın hükümete olan kızgınlığı Golda Meir'in istifa etmesine sebep oldu.Til tross for rapporten førte offentlighetens sinne mot regjeringen til at Golda Meir gikk av.
İlgili Sayfalar