halkın ile cümle

halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Halkın % 94’ü bağımsızlık için oy kullandı.98% stemte for uavhengighet.
Hagay'ın mesajı, halkın İkinci Tapınağın restore edilmesi için harekete geçmesinin aciliyetiyle ilgilidir.Haggais budskap er fylt med en nødvendighet for folket om å fortsette gjenoppbyggingen av tempelet.
Bede'nin en önemli yapıtı "Historia Ecclesiastica Gentis Anglorum"dur (Anglus Halkının Kilisevî Tarihi).Hans viktigste verk er Historia ecclesiastica gentis Anglorum (Anglernes kirkes historie).
Hükümet halkın gittikçe genişleyen köklü isteklerine yanıt getiremedi.Kongen måtte gi etter for stadig voksende krav fra befolkningen om demokratisering.
Nestor Kronği'ne göre, Rurik adında Rus halkından bir Varegli, 862 yılında Novgorod hükümdarı seçildi.Ifølge Nestorkrøniken ble en varjag kalt Rurik rundt 860 valgt til hersker i Novgorod.
Hükümeti bölgeye halkın girişini sınırlandırması konusunda ikna etmiştir.Hun overbeviste regjeringen om å begrense den allmenne adgangen til området.
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.15,5 % hadde ingen religion.
Ancak halkın %96'si resmi olarak Katolik'tir.96 % av befolkningen er katolikker.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.Flagget var tidligere brukt av Sør-Sudans frigjøringshær.
Halkın moral durumu nasıldır?Hvordan forholde seg til folkesuvereniteten?
Didoca, bu halkın kullandığı dil.Masai, språket som brukes av denne folkegruppa.
Vietnam hükümeti Japon halkına yardım için 200,000 dolar gönderdi.Den amerikanske regjeringen betalte 200 000 amerikanske dollar til ofrene.
Tony Blair onu 'Halkın Prensesi' olarak adlandırdı.Etter Tony Blairs kjente tale blir hun også referert til som Folkets prinsesse.
Köyün girişinde sizi köy halkından vefat edenler karşılar.Der nede blir de mottatt av innbyggerne av det tapte kontinent.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Ellers kan den ligne på noen arter i familien grasmøll (Elachistidae).
Bu 2004 yılının Mart ayında Halkın Bosnalı Temsilciler Meclisi ve Evi tarafından 2004 yılında kuruldu.Til slutt ble lovforslaget vedtatt i mars 2002 både i Representantenes hus og i Senatet.
Yaklaşık 50 hane hane olup halkın çoğu yaşlıdır.Det er i dag ca. 50 innbyggere der, for det meste eldre folk.
26 Nisan'da “Halkın Günlüğü”, öğrenci gösterilerini kınayan sayısını çıkardı.Den 26. april trykket Folkets Dagblad sin fordømmelse av studentprotestene.
Hristiyanlık ve İslamiyet bölge halkında yaygın olarak gözlenmektedir.Både kristendom og islam ble akseptert i byen.
Gerçekten bu katedral şehir halkını Akdeniz korsanlarından korumak maksadı ile tasarlanıp yapılmıştır.Fortaleza de San Fernando ble bygget av den spanske erobrerne å beskytte byen mot pirater.
Ab Gaç, Vahi halkının yaşadığı yerdir.Kay Pacha var den verden menneskene levde i.
Halkın Günlüğü (İngilizce).Men's Journal (engelsk).
Halkın %95'i Müslüman'dır.95 % av landets befolkning er muslimer.
Halkın % 12'si ise bu konuda yorum yapmanın zor olduğunu ifade etmiştir.12% av ordene var glemt.
Rönesans dönemi boyunca Portekizliler bu bölgenin yerli halkından altınlarının çoğunu satın almıştı.Portugiserne kjøpte mye av sitt gull fra innbyggerne i regionen under renessansen.
Halkın çoğunluğu Almanca konuşur.Mesteparten av befolkningen er tysktalende.
Yeni cumhuriyet, Hollanda halkından geniş destek gördü.Republikken var jublende for den nederlandske seieren.
"RAB'bin halkını siz öldürdünüz" diyorlardı.(«Drep dem, for Gud kjenner de sine»).
Bu göl Muisca halkının önemli bir dini merkeziydi.Totasjøen var et viktig religiøst senter for Muisca-kulturen.
Timbuktu'da halkın çoğunluğu bu dili konuşmaktadır.Mange i Mumbai snakker flere språk.
ABD halkının bir bölümü, 11 Eylül'ün yeniden soruşturulmasını istemektedir.Det ble avtalt å prøve et nytt opptak den 11. september.
1922 - Howard Carter, Firavun Tutankhamun'un mezarını halkın ziyaretine açtı.1922 – Howard Carter åpner Tutankhamons grav.
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.Disse slo ikke an blant Wiens selebriteter (kjendiser).
Lumad Filipinler'in Güney Mindanao halkının yerli gruplarından biridir.Lumad er en gruppe innfødte folkegrupper som bor på Mindanao sør i Filippinene.
(Tipik olarak halkın kullandığı elektrik şebekesi).(Betegnelsen blir ofte brukt av folk fra Nord-Norge).
Halkın Sesi.Folkelig tale.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Dronningen kan imidlertid ikke hoppe over andre brikker.
Bu durum da oba halkının ara ara hoşnutsuzluğuna sebep olmuştur.Dette mislyktes imidlertid grunnet de to siste organisasjonenes fiendtlighet til hverandre.
Köy halkının tamamı Balkanlardan göç gelmiştir.Studentene kommer fra en rekke land på Balkan.
Güney Afrika bölgesinde Tsonga halkının dilidir ve yaklaşık 3 milyon kişi tarafından konuşulur.Pashto er også et offisielt språk og snakkes av ca. 35 % av innbyggerne i Afghanistan.
Halkın büyük kısmı hala gizli polis takibine ve baskı altındaydı.Den politiske opposisjonen ble undertrykt blant annet gjennom det hemmelige politiet og det var pressesensur.
Ama enflasyon, yolsuzluklar ve baskılar halkın yönetimden duyduğu hoşnutsuzlukların artmasına yol açtı.Ulydighet og stradd. intensjoner og praksis i statsmaktens bekjempelse av fattigdomsproblemet.
Cüveynî, seferden sonra geriye halkın onda birinin bile kalmadığını söyler.Han sa senere at det var som om noen holdt ham tilbake.
Şehri yakıp yıktı ve şehir halkını katliama uğrattı.De ødela og brente byen, og drepte mange av borgerne.
Ayrıca, Yunan halkının desteğini de kazanmış oldu.Han fikk i tillegg støtte av det greske vinteridrettsforbundet.
Fakat bu tabiat harikası yer halkın çok hoşuna gitmiş.Synet av den koselige stuen sjarmerer ham.
Bu nedenle, halkın çoğunluğu kendini "Manav" milleti olarak tanımlamaktadır.Et flertall av befolkningen i delstaten identifiserer seg som protestanter.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Falsen mente at jødene ikke var egnet som borgere i stater de ikke selv regjerte.
Bu durum, halkın ticarete olan ilgisine bağlanabilir.Det skal være åpenbart for publikum hva som er kommersielt innhold.
Homer hemen Springfield halkını yaklaşan felaket hakkında uyarmaya gider.I episoden blir Homer en forkjemper for innbyggernes sikkerhet i Springfield.
Sık sık halkın arasına karıştığı, ve dertlerini dinlediği söylenir.Et hyppig trekk er at de er omvandrende og liger å anstille besvær for folk.
Her iki halkında İsviçre dağlarından gelmiş olmasıda mümkündür.Kemungkinan, kedua suku itu berasal dari pegunungan Swiss.
Yahudi tarihi, Yahudi halkının, inancının ve kültürünün tarihidir.Sejarah Yahudi adalah sejarah bangsa, agama dan budaya Yahudi.
Bohemya’da 1310 yılında halkın yaklaşık dörtte biri yedinci gün Sebt’ini tutuyordu.Di Bohemia, sebanyak seperempat dari penduduk terus Sabat hari ketujuh pada 1310.
Bu aynı, barışçı lider kendisinin ve halkının tutuklanmasına karşı direniş göstermedi.Pemimpin yang penuh damai ini pula membiarkan dirinya dan rakyatnya ditahan tanpa perlawanan.
Şehir halkını Latin tüccarlara karşı kışkırttı, çoğu Venedikli ve Cenevizli olan tüccarlar katledildi.Ia memprovokasi warga untuk membantai orang-orang Latin, kebanyakan para pedagang Venesia dan Genova.
1947 Anayasası'na göre İmparator, "ülkenin ve halkın birliğinin sembolü"dür.Berdasarkan konstitusi tahun 1947, kaisar adalah "lambang Negara dan kesatuan bangsa."
Perón ve ikinci eşi Eva Arjantin halkının bir bölümünce çok sevilmekteydi.Perón dan istrinya, Eva begitu populer di kalangan rakyat Argentina.
1922 - Howard Carter, Firavun Tutankhamun'un mezarını halkın ziyaretine açtı.1923 - Howard Carter membuka makam Firaun Tutankhamun.
Halkı Manav halkindandir.Maka para penduduk pun bersedia ditaklukkan dengan suka cita.
İlgili Sayfalar