halkın ile cümle
halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köyün girişinde sizi köy halkından vefat edenler karşılar.Nedopatřením ji to prozradí lidé z vesnice.
Günümüzde pek çok şehir her yıl halkın katılımına açık yarı maratonlar düzenlemektedir.Vzhledem k této popularitě mnoho měst organizuje ve svých ulicích každoroční půlmaratonský závod.
Halkın katılımı olmadan hazırlanmıştır.Do příprav zapojila veřejnost.
Halkın çoğu sahil kenarlarında yaşar.Většina obyvatelstva žije na pobřeží.
Halkın çoğunluğu Almanca konuşur.Většina populace mluví německy.
Her iki halkında İsviçre dağlarından gelmiş olmasıda mümkündür.K hoře se lze dostat jak z Itálie, tak ze Švýcarska.
Köy halkının bir bölümü İstanbul'a taşınmıştır.Zbylí obyvatelé byli vysídleni do Libanonu.
Tekmen halkının temel geçim kaynağı tarımdır.Instrumentální skladba Pod Temelínem je rumunská lidová.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Všichni obyvatelé z města se tam chodí vyřádit.
Halkın Doktoru Madalyası Yüksek Sovyet Başkanlığı adına Sovyet Sağlık Bakanlığınca verilirdi.Jako poradce srbského ministerstva zdravotnictví byl vyznamenán vysokým srbským státním řádem.
Tarıma elverişli toprakların az oluşu halkın başka geçim kaynakları aramasına neden olmaktadır.Úpadek těžby v Krušných horách způsobil, že si lidé museli hledat nové zdroje obživy.
Köyün vefat etmiş büyüklerinin söylediğine göre, Köy halkının bir kısmı Berazi Aşiretine mensuptur.Pokud se to sousedům povede, je to pro okradenou vesnici velká ostuda.
Lihtenştayn halkının yaş ortalaması 38,2'dir.Dnes je střední věk Poláků 38,2 let.
Ancak Ackroyd cinayete kurban gidince tüm şüpheler ev halkının üzerinde toplanır.Když uvidí zavražděného Duncana, probudí celý dům.
Günümüzde Akçekale köyü halkının %99 unu müslümanlar oluşturmaktadır.Dnes je více než 99 % Mandinků muslimy.
Her halkın kendi dili, inancı ve kültürü vardı.Zaručila jim svobodu vyznání, jazyka a jejich kultury.
Bu durum da oba halkının ara ara hoşnutsuzluğuna sebep olmuştur.To vše přes protesty měšťanů obou měst.
Bu davranışları başlangıçta ona halkın gözünde oldukça ün kazandırdı.Když jsem je poznal, tak to byla láska na první pohled.
“Çeltikçi Sağlık Ocağı” ilçe halkına sağlık hizmetleri sunmaktadır.Nemocnice Prachatice zajišťuje zdravotnické služby pro bývalé okresní město.
Amacına erişmiş ve kendi halkını yavaşlatmayı başarmıştır.Skupina dosáhla svého cíle a načase její existenci ukončit.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.Venezuela nepotřebuje kata ochotného zabít polovinu obyvatelstva.
Radyo ağları üzerinden Mısır halkına devrimi haberi vermekle görevlendirildi.Právě Sádát informoval pomocí rádia egyptský lid o průběhu revoluce.
Huascar gayet prestij ve halkın sevgi ve saygısını kaybetmiştir.Haakon rychle ztratil veškerou podporu a oblibu u lidu.
Homer hemen Springfield halkını yaklaşan felaket hakkında uyarmaya gider.Homer se s rodinou chystá na rekonstrukci Springfieldské občanské války.
Halkın ortak malıdır ve halk tarafından aynı biçimde söylenir.Památka je ve vlastnictví státu a je přístupná veřejnosti.
Halkın (%83)'ü beyazdır.Převážná většina obyvatel je křesťanská (83%).
Eski Fenike halkının panteonunun en önemli üyelerinden biri ve belki de başlarıydı.Titanis byl jedním z posledních, ne-li vůbec poslední, zástupce své čeledi.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.Město bylo srovnáno se zemí a již se nikdy znovu neosídlilo.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.Část obyvatel pracovala na železnici.
Firavun: "Senin Tanrın kim ki onun sözünü dinleyip İsrail Halkını salayım?Řekne jim: „Slyš Izraeli!
Elektrik 1971 yılında gelmiştir ve 1-2 yıl içinde bütün köy halkının çoğu evine elektrik almıştır.Elektrifikace vesnice byla zahájena roku 1924, o šest let později byla elektřina zavedena do všech domácností.
Halkın çoğunluğu lakto vejetaryendir, süt ürünleri yaygın olarak tüketilir.V prvním případě je sudem běžný potravinářský keg, ve kterém je víno distribuováno většinou výrobců.
Bu program halkın ilgisini çekti.Tato expedice byla pro veřejnost.
Bu görüntü aynı zamanda Alman halkını demoralize ediyordu.Tato výzdoba byla odstraněna při odsunu německého obyvatelstva.
Bulgaristan'dan göç ederek 1930'larda buraya yerleşmiş köy halkının çoğunluğu Pomak'tır.Během čtyřiceti let internace byla zde pochována většina sester, které zde žily.
1996'da ABD halkının %27'si eşcinsel evliliği destekliyordu, %65'i ise buna karşıydı.76 % voličů liberálů podporovalo stejnopohlavní manželství, zatímco 22 % bylo proti.
Yörede oldukça ilgi görür ve halkın ilgisine mazhar olur.Mají rádi konverzaci na určité úrovni a velmi si cení inteligentních lidí.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Zničil skoro celou vesnici.
Halkın büyük çoğunluğunu Kosova'dan göç eden Arnavutlar oluşturur.Dalo by se předpokládat, že většinu uprchlíků tvořili Gruzínci.
Halkın Sesi.Lidová rčení.
Bu başarısızlıklar halkın komünistlere olan desteğini azalttı.Neposkytnutí pomoci vedlo k ochlazení jeho vztahů s komunisty.
Halkın %81,30'i okuma-yazma bilmeyenlerden oluşuyordu.12,1 % respondentů řeklo, že si není jisto.
Bu terim Tuba halkının hepsini de kapsayabilir.Naopak v širším smyslu může mansarda znamenat i celé obyvatelné podkroví vůbec.
Yemek olarak en çok beğenilen ve sevilen yöre halkının deyimiyle, Topça'dır.Pro ostatní obyvatele však stále zůstává podivínským, avšak oblíbeným obyvatelem Bon Temps.
Köy halkının %90'ı okur yazardır.Hlásí se k ní asi 90 % obyvatel státu.
Din, halkın afyonunu oluşturuyor.Náboženství je opium lidu.
Su arayışı sırasında yine yerli halkın saldırısına maruz kalırlar.Při pokusech o přistání narazil na odpor domorodého obyvatelstva.
Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir.Jinak obyvatelé musí spoléhat na vlastní síly.
"Çakırı" da köy halkının yapısından dolayı almıştır.Přízvysko "Zlatá" získala díky blahobytu, kterým vesnice oplývala.
Her iki halkın atalarının "Nakh"lar olduğu kabul edilir.Tito dva bozi se považují za rodiče lidí (= abantu).
Halkın geniş bir bölümü devlet okullarında eğitim almaktadır.Velká část obyvatel se zabývá výukou v náboženských školách.
Roma Senatosu üyeleri onu desteklemektedirler ve alt sınıf halkın da kendini tuttuğu düşünülmektedir.Římští konzulové této lsti uvěřili a rozhodli se vypravit na pomoc domněle obléhanému městu.
Sadece gidip mezarlıkta diğer dileyen tüm Rus halkın da yapabileceği gibi dua edebilirler.".Ei pot doar merge și să se roage la mormânt, la fel ca orice alt rus, care dorește acest lucru".
Halkın bildiği kadarıyla, Sovyet uzay programı hiçbir zaman başarısızlığa maruz kalmamıştı.Din câte știau oamenii, programul spațial sovietic nu a avut niciun eșec.
Son olarak da yeni imparatorluk halkının dinine kadar genişletildi.În cele din urmă, s-a extins la religia populației noului Imperiu.
Alexander Dubček halkına direnmemesini söyledi.Alexander Dubček a cerut populației să nu opună rezistență armată.
Yaşlı Köy halkının söylemleridir.Așa zic bătrânii satului.
Halkın Sesi.Glasul Poporului.
Tony Blair onu 'Halkın Prensesi' olarak adlandırdı.După faimosul discurs al lui Tony Blair ea a fost numită și Prințesa poporului.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.Steagul a fost utilizat anterior ca steag al Armatei Populare de Eliberare din Sudan.
İlgili Sayfalar