halkın ile cümle

halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şehir halkının birçok ihtiyacı vardır.De wederopbouw vraagt veel van het volk.
Venedik halkına kendini sevdirmek için epeyce harcamalar yapmak zorunda kaldı.De Venlose bevolking was namelijk zeer Geldersgezind.
Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir.Men vindt dat ieder volk recht heeft op zijn eigen staat.
Ölümü, Hindistan halkında büyük üzüntüye neden oldu.Haar overlijden maakte een diepe indruk op de Thaise bevolking.
Köy halkının tamamı Kürtçe konuşmaktadır.Nagenoeg de hele bevolking spreekt Tuvaluaans.
Bu stil her şeyden önce halkın yaptığı bir “sokak dansı”dır.Deze bestaat uit een soort 'dansje' dat door het mannetje wordt uitgevoerd.
Bunun yanında esnaf ve halkın derdini de dinlerdi.Zij voorzag een gebrek aan (geschikte) mensen en middelen.
Halkın çogunlugu mübâdele ile gelen Selanik ve Girit mübâdil göçmenlere dayanır.Bodemkundig en volkskundig maken Kwaadmechelen en Oostham deel uit van de Zuiderkempen.
Din, halkın afyonunu oluşturuyor".Noemde godsdienst "de opium van het volk."
1986 yılında Sovyet Birliği'nin "Halkın sanatçısı" seçilmiştir.Toch kreeg hij in 1986 de eretitel "Volksartiest van de Sovjet-Unie".
Ayrıca köy halkının %85'i Gebze-Kocaeli sanayisinde çalışmaktadır.85% van de inwoners woont in een flat van dit woningbouwproject.
Dönemin halkının Kurtuluş Savaşı'na önemli katkıları olmuştur.Ze zijn van grote waarde bij de reconstructie van het verleden van de soldaat.
Köy halkının yaklaşık olarak %30 SSK ve BAĞ-KUR veya İşçi emeklisidir.Ongeveer de helft van de Nederlandse huishoudens heeft een verzekering of pensioen van Achmea.
Terk edilen Seegrotte onarılarak 4 yıl sonra yeniden halkın hizmetine açıldı.De tempel werd gerenoveerd en vier jaar later was het weer open voor bezoekers.
Fakat, temizlikte en önemli konu kesinlikle yerel halkın eğitilmesidir.Een van de belangrijkste beschermingsmaatregelen bestaat uit het voorlichten van de lokale bevolking.
2006 nüfus sayımına göre halkın %55,6'sı kendisini Hristiyan olarak tanımlamaktadır.58,2% van de Londenaren noemt zichzelf christen.
Kleisthenes 507'de halkın desteğiyle iktidarı ele geçirdi ve demokratik reformları yürürlüğe koydu.Kleisthenès ontnam de adel in 508 v.Chr. zijn invloed en voerde een echt democratisch bestuur in.
Halkın %80'i köylerde yaşıyordu.Ongeveer 80% van de inwoners woonden in dorpen.
Tibet (Tibetçe:བོད་; bod, Çince:西藏) Orta Asya'da Tibet halkının anavatanı olan bölge.Tibet (Tibetaans: བོད་, Bod; Chinees: 西藏, pinyin: Xīzàng) is een geografisch gebied op het Tibetaans Hoogland.
Bunlardan sağdaki, seng-i arz, halkın dilekçelerini değerlendirilmek için üzerine bıraktığı taştı.Links en rechts werd er ontmijnd op aanvraag van burgerautoriteiten.
Bu da halkın vergi yükünün ağırlaşmasına neden oluyordu.Dit leidde tot moeilijk op te brengen belastingen voor de bevolking.
Sildavya halkının geçmişi belirsizdir.De latere geschiedenis van de Lugiërs is onduidelijk.
Bu sırada düşmanların başta anneleri olmak üzere Hocalı halkına yaptığı işkencelere şahit olmaktadırlar.De huidige bewoners gaven daarvan hun voorouders de schuld en willen hun straffen.
Halkın % 50'si köylerde yaşar.Meer dan 50% van de bevolking leeft op het platteland.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Hij werd hiervoor na de oorlog door de staat Israël geëerd als Rechtvaardige onder de Volkeren.
Halkın yarısı yörük, yarısı da muhacirdir.Hiervan geeft hij de helft aan Kaikeyi en de andere helft verdeelt hij nogmaals.
Buradaki halkın kısmen öldürüldüğü, ama daha büyük ölçüde sürüldüğü ya da köle edildiği düşünülmektedir.De bevolking werd grotendeels vermoord of tot slaaf gemaakt.
Bilimsel toplantılar yaparak çağdaş bilimleri Türk halkına tanıtmaya çalıştı.Hier kwam hij in contact met moderne wetenschappen en leerde hij Turks spreken.
Buna halkın tasdiki veya halk vetosu denir.Men noemt dit de koraalpassie of responsori.
Tarih, halkın yazar olduğu bir romandır.De geschiedenis is een roman, waarvan het volk de schrijver is.
Halkın çıkarlarını gözetecek liberal bir hükümet kuracağız.Wij zullen een liberale regering vormen die rekening zal houden met de belangen van het volk.
Padişah ve sadrazam kılıklarını değiştirip halkın arasına indiler.De sultan en de vizier vermomden zich en begaven zich onder het volk.
Bugün onlar Arap halkının savaşa hazır olduğunu bilecek.Dzisiaj oni zobaczą, że Arabowie są przygotowani do decydującej bitwy.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.Czekolada Vianne szybko zaczyna zmieniać życie mieszkańców.
Halkın gücüyle Devrim!Rewolucja, siła ludu!
Tsvaygenbaum Dünyalar içinde Bizim Gözler adamıştır onun ev şehir, Derbent halkına.Cwajgenbaum zadedykował Świat w naszych oczach ludziom jego rodzinnego miasta, Derbent.
Bu tür geleneksel müzikler genel halkın yaşamıyla yakından ilgilidir.Ten rodzaj muzyki jest ściśle związany z życiem prostego ludu.
Halkın moral durumu nasıldır?Jak wygląda demografia społeczeństwa?
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Jeśli pademelony znajdą obfite źródło pożywienia, korzysta z niego zgodnie kilku osobników.
Bunun üzerine Abdullah el-Babinsi görevini isyana katılan halkın seçtiği Yusuf Sharayyifzadah geldi.Józef Żymańczyk to wychowanek Odry Opole, z której przeszedł do Gwardii Opole.
Bütün başkâhinleri ve halkın din bilginlerini toplayarak onlara Mesih'in nerede doğacağını sordu.Zebrał więc wszystkich arcykapłanów i uczonych ludu i wypytywał ich, gdzie ma się narodzić Mesjasz.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.Flaga ta wcześniej była używana przez Ludową Armię Wyzwolenia Sudanu.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.W latach PRL duża część mieszkańców pracowała w jednostkach kolejowych.
Şehir halkının da durumu hiç iyi değildi.Sytuacja mieszkańców miast również nie była lekka.
Halkın % 94’ü bağımsızlık için oy kullandı.80% głosujących zagłosowało za niepodległością.
Halkın %77'si bu değişikliğe yine karşı çıktı.73% obywateli tych państw przeciwstawiało się takiej propozycji.
Halkın resmi dili sadece iki tanedir.Językami autentycznymi konwencji są dwa pierwsze.
1856'da nüfus fazlalığı sebebiyle ada halkının bir kısmı Norfolk Adasına taşındı.W 1856 mieszkańców przesiedlono na wyspę Norfolk.
Şehir halkından 800 kişi müslüman olmayı kabul etmedikleri için idam edildi.Zamordowali 800 mieszkańców, którzy nie chcieli przejść na islam.
Ölümü, Hindistan halkında büyük üzüntüye neden oldu.Jego śmierć spowodowała u mieszkańców wielki smutek.
Halkın Sesi.Głos Narodu.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!Bóg powoływał kolejnych proroków, a Księga Mormona ma stanowić zbiór ich pism.
Arıcılıkta halkın kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmaktadır.Swoje obowiązki będę wypełniać w interesie jej obywateli.
Halkın büyük çoğunluğu Boşnaklardan oluşmaktadır.Podobnie jest u większości paprotników.
Evet, bir halkın düşü öldü orada..."Marzenie ludzi tam umarło.
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.Bitwa stoczona została w ramach wojny stuletniej i zakończyła się zdecydowanym zwycięstwem Francuzów.
Senin halkın benim halkım, senin Tanrın benim Tanrım olacak.Wezmę (lakachti) was dla Siebie jako naród, będę dla was Bogiem”.
Ayrıca iki bölge halkının da Müslüman olmasına rağmen çok farklı kültürlere sahiplerdi.Należąc do dwóch kultur czuli się jednocześnie muzułmanami.
Ben sorar: Neden halkınıda alıp onun yanına gidiyorsun?Czy muszę osobiście tam pojechać, żeby z nim porozmawiać?.
Köy halkının ormanlardan ağaç kesmesi yasaktır.Kiedy właściciel lasu może wyciąć drzew?.
İlgili Sayfalar