halkın ile cümle
halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
New Brunswick'te de halkın %35'in anadili Fransızca'dır.Francófonos compõem 35% da população de New Brunswick.
Din, halkın afyonunu oluşturuyor.A religião é o ópio do povo.
1922 yılında SSCB'de Halkın Sanatçısı unvanını elde etmiş ve Kızıl Bayrak İşçi Nişanı ile ödüllendirilmiştir.Ele foi nomeado como o Artista Soviético em 1922 e foi laureado com a Bandeira Vermelha do Trabalho.
Halkın %80 den fazlası internet kullanmakta.Portanto, é importante que mais de 80% de pessoas sejam vacinadas.
Halkın Sesi Gazetesi.Jornal A Voz do Povo.
Halkın moral durumu nasıldır?Mas sob o ponto de vista moral?
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.A abolição da religião enquanto felicidade ilusória dos homens é a exigência da sua felicidade real.
Brejnev'in ölümü Sovyet halkının büyük çoğunluğunu derinden etkiledi.A morte de Brejnev repercutiu em todo mundo.
Ve halkın sevdiği şey Poirot'ydu.O favorito do público foi o Pedro.
Halkın Günlüğü.Diário do Povo.
Halkın %77'si bu değişikliğe yine karşı çıktı.71% das federações votaram a favor da alteração.
Kuzey İrlanda halkının yaklaşık % 100'ü tarafından günlük yaşamda kullanılmaktadır.Hoje, mais de 1/3 dos trabalhadores japoneses a praticam diariamente.
Bu sayede halkın büyük sevgisini kazandı.Desta maneira, ele ganhou uma grande confiança dos aldeões.
Tarıma elverişli toprakların az oluşu halkın başka geçim kaynakları aramasına neden olmaktadır.Por causa da pequenez da nação buscam terras além.
Her halkın kendi dili, inancı ve kültürü vardı.Cada família tinha sua crença, seus deuses e seu culto.
1947 Anayasası'na göre İmparator, "ülkenin ve halkın birliğinin sembolü"dür.De acordo com a Constituição Japonesa de 1947, o Imperador é o símbolo do Estado e da unidade do povo.
Son olarak da yeni imparatorluk halkının dinine kadar genişletildi.Por fim, aquela germanização chegava até à religião da população do novo Império.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Um Rei nunca poderá dar xeque a outro Rei.
Halkın büyük çoğunluğu Hıristiyandır.A maioria da população é cristã.
Köy halkının çoğunluğu Küresünni'dir.Concentra a maioria da população do país.
Halkın etnik yapısı Yörük olup Karakeçili Boyu'ndandır.A religião do homem hierarquizada é organizada e multinacional.
Resmi dini Theravada Budizmi'dir, halkın %95'i Budist'tir.Como o Budismo é a religião oficial do Camboja, mais de 90% dos habitantes de Phnom Penh são budistas.
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.A mesma depende de doações da população naviraiense.
Köy halkının tümü silahşördü.Todos na prefeitura estão armados.
Halkın %49'u ise "Tanrı'nın ve ruh gücünün varlığına tamamen" inanmaktadır.45% "acreditam que exista algum espírito ou força vital".
1967 - Expo '67 fuarı, Kanada'nın Montreal kentinde halkın ziyaretine açıldı.A Expo 67 ou Exposição Mundial de 1967 realizou-se na cidade de Montreal no Canadá.
Evet, bir halkın düşü öldü orada..."«Faleceu uma lenda...».
Fakat bu seçimlere, yapılan kısıtlamalar sebebiyle halkın çok az bir bölümü katılabilmişti.Porém, devido ao apelo do público, um número limitado deles foi disponibilizado.
Halkın %99'u Müslüman'dır.Mais de 99% de sua população é muçulmana.
Köy halkının %99'luk kısmı okuma-yazma bilmektedir.Estima-se que 99% da população americana seja alfabetizada.
Ancak halkın %96'si resmi olarak Katolik'tir.96% da população identifica-se como católica.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Opera todos os sistemas de segurança da cidade.
Halkın büyük kısmı Kürt olup konuşulan dili de Kürtçe'dir.A língua vêneta ainda é falada ou compreendida pela maior parte da população.
Halkın yöresel giyim kuşamı,takıları Gelenek ve görenekleri Doğanşar ile aynıdır.A servidão voluntária das mulheres também nasce do hábito, dos costumes.
Köy halkının geçmişi 1900 yıllarındaki gelen göçmenlere dayanır.A ocupação por parte dos imigrantes acontece por volta de 1900.
Bu mezrada yaşayanların tümü köy halkının hısım ve akrabasıdır.Mahallenin eski ismi pırtındır.Hoje, toda a área do sítio chama-se Bairro dos Casa, em homenagem a seus antepassados, pioneiros da região.
Bu suyun kurması kasaba halkının moralini kırdı.O fechamento da fábrica devastou a economia da cidade.
Rusya halkının marş sözlerini benimsemesi biraz zaman aldı.Levou algum tempo para a bandeira ganhar a aceitação do povo.
Halkın Silahlı Polisi örgütü 19 Haziran 1982 tarihinde kurulmuştur.A Companhia de Polícia Feminina foi oficialmente constituída em 21 de junho de 1984.
Halkın % 12'si ise bu konuda yorum yapmanın zor olduğunu ifade etmiştir.Outros 16% disseram que piorou muito.
Shelbyville ve Springfield halkının geçmişten beri anlaşmazlıkları vardır.Desde aquele tempo, o povo de Springfield e Shelbyville tem mantido uma grande rivalidade.
Köy halkının %90'ı okur yazardır.Hoje ele cobre 90% dos estudantes.
Köyün vefat etmiş büyüklerinin söylediğine göre, Köy halkının bir kısmı Berazi Aşiretine mensuptur.Com a ajuda de sua irmã, descobre que algo está predando os moradores da cidade.
Halkın hür iradesiyle yaptığı, tartışma ve uzlaşma yoluyla yapılması anlamındadır.Al-Muqaddasi refere - se à disputa entre o povo de Susa e os de Tustar .
Halkın geçim kaynağı havancılık ve tarımdır.O tema da cerimônia foi Diversidade e Cidadania.
Halkının çoğu yurtdışında çalışmaktadır.Mas, grande parte de seu trabalho foi desenvolvido no estrangeiro.
Halkın karşısına çıkarak masum dilekçelerini kabul ediniz.Chame atenção aos erros das pessoas indiretamente.
Şölen ve Sanat Postası adlı dergiler ile Halkın Sesi gazetesinin yayınlarına katkı sağladı.Tornou-se repórter e titular do programa A Voz do Povo.
Joe bankadan aldığı 6,000 $ ile halkına silah almak istemektedir.Ele tinha consigo um cheque de US$ 2900, todas as suas economias, que ele havia sacado do banco em sua cidade.
Halkın önceden yaşadığı yer halk tarafından Eski Köy olarak adlandırılır.Esta é a parte da aldeia a que o povo chama de “Aldeia Velha”.
Halkın %80'inden fazlası işsiz ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor.Os católicos eram aproximadamente 80% da população, a maioria vivendo em condições de pobreza e insegurança.
Bu damların bakımları ve temizlikleri ev halkınca günlük olarak yapılmaktadır.Dez funcionários fazem a manutenção e limpeza da igreja diariamente.
Ölümü, Hindistan halkında büyük üzüntüye neden oldu.Sua morte foi lamentada por toda a Índia.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!De boeken van Profeten zijn volgens hen geschreven door profeten die de woorden van God hebben gehoord.
Halkın büyük bir kısmı, ilçenin adından da anlaşılacağı üzere, aşçılıkla uğraşmaktadır.De meeste namen van aartsengelen eindigen op el, een verwijzing naar (de naam van) God.
Tony Blair onu 'Halkın Prensesi' olarak adlandırdı.Premier Blair noemde haar de "people's princess" (prinses van het volk).
İngiltere halkına İngilizler denir.De bevolking van Engeland noemt men de Engelsen.
Bugün halkın tamamı, hayvancılık ve ziraati beraber yürütmektedir.Op deze Dag des oordeels worden alle doden gewekt en gewogen.
Halkın çoğunluğu müslüman olmasından ötürü Endonezya'da alkollü içkiler yasaktır.Dit komt doordat bij de moslimmeerderheid alcoholische dranken verboden zijn.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla, dochter van Tagan, was een leider van een dorp op de planeet Athos.
İlgili Sayfalar