halkın ile cümle

halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak halkın çoğu turizm de işçi olarak çalışırlar.ويعمل أغلبية السكان بالقطاع السياحي.
Sildavya halkının geçmişi belirsizdir.تاريخ الجزيرة القديم غير واضح المعالم.
Ancak Debşelim hükümdar olduktan sonra halkına zulüm etmeye başladı.ولما رجع الحارث إلى قومه تشاءموا به ولاموه، وأبوا أن يجيروه فكره أن يكون لهم عليه منة، فهرب ونبت في البلاد.
Eskiköy halkının kendiTürkmen kültürlerine ve yaşayış tarzlarına has bazı özellikleri bulunmaktadır.أشعر أنني مرتبط بشكل رائع بالثقافة والبشر الموجودين هناك.
Ancak, halkın çoğunluğu ise iyi eğitilmiştir.ومعظم السكان علويون.
Fransız halkının aldığı eğitim ise milletleşme kavramına önemli bir katkı yaptı.رفض معونة فرنسا مهمًا كان شكلها.
Başkentleri Kızıl Vadi (Chih-ku)'ya kadar girmiş, halkın bir kısmını öldürüp birçoğunu esir etmiştir.واستمر القتال في المعافر، فقُتل جمع منهم، وقُتل كثير من أهل القبائل من أهل مصر.
Halkın yiyecek bağışlaması bir erdem sayılır.نقطة ضعفه هي الأكل في جماعة.
Hiçbir söz söylemekten sakınılmamış, halkın ve gençliğin dili sahneye konulmuştur.لعبة لم يذكرها القاموس، ولا اللسان، ولا الثعالبي في ثمار القلوب.
Bölge halkının büyük bir kısmı İslamiyet’i bu dönemde kabul etti.واعتنق غالبية السكان الألبان الإسلام خلال هذا الوقت.
Hilkiya bunu Yoşiyahu'ya sundu ve kral bunun Kudüs halkına okunması emrini verdi.طلب كالب إقليم الجبل فأعطاه يشوع ملكا له.
Halkın genelinin ekonomik durumu iyidir.أن تكون الحالة الاقتصادية للأسرة جيّدة.
Yöre halkının bu oldukça besleyici meyve suyundan günde 2 litreye kadar tükettiği belirlenmiştir.يجب الاهتمام بشرب الماء 4 لتر يومياً للشخص البالغ.
Köy halkının ataları Bulgaristan'dan göç etmiştir.وتبرز ملوك الطوائف من لشبونة .
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.الكثير من سكانها هم من المتقاعدين.
Yerli halkın çoğunluğunu Çepniler oluşturur.احتفظت بالي فقط بأغلبية هندوسية.
Lihtenştayn halkının yaş ortalaması 38,2'dir.بلغ العمر الوسطي للسكان 32.8 عاماً.
Başkurt halkının destansı yaratıcılığın ilk eserlerinden biridir.كان أحد الرواد الذين شكلوا وجدان الشعب .
Irak Hükûmeti dost Türkiye halkına ve kurbanların ailelerine başsağlığı diler." ifadelerine yer verdi."رئيس العراق يعزي بضحايا البحر الميت ويطالب بمحاسبة المسؤولين".
Halkın Günlüğü (İngilizce).جريدة الشعب (باللغة الإنجليزية).
Birçok halkın yerleşik hayata geçmesi.سلسلة من حياة أهل البيت.
Mahallenin gelenek, görenek köy halkına özgü gelenek ve görenekleri vardır.و لدى بلدية ديجرمينلك منظمة للعادات والتقاليد مفتوحة للأطفال .
İphigeneia'da kendi halkına geri döner.وهو يحاول العودة إلى حياته في فيلنا.
Halkın rahat ve huzur içerisinde yaşamasını sağlamak.توفر لأعضائها الطمأنينة والامان .
Halkın çoğu sahil kenarlarında yaşar.وبنوا المخازن على معظم ساحلها.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.نحن مقتنعون بأنة دمر مدننا وجعل لاإنسانية حتى المباني العادية.
Senin halkın benim halkım, senin Tanrın benim Tanrım olacak."Eles serão o meu povo, e eu serei o seu Deus.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.É melhor deixar que metade das pessoas morram para que a outra metade possa comer."
1947'den itibaren halkın komünistlere verdiği destek azalmaya başlamıştır.A partir de 1947, o apoio popular para os comunistas começou a diminuir.
Halkın gücüyle Devrim!Revolução, pelo Poder Popular!
Organları kesilmiş olan Şemsun, Allah’a dua edip kendisini o halkın başına bela etmesini diledi.Nela há homens que adoram ser purificados; e Deus ama aqueles que são purificados.
Halkın bildiği kadarıyla, Sovyet uzay programı hiçbir zaman başarısızlığa maruz kalmamıştı.O povo tinha a impressão que o programa espacial soviética jamais experimentou falhas.
Şehrin halkını Uzunsakallar (Durin'in halkı) teşkil etti.Gradativamente, o povoado foi se formando, com a chegada de mais moradores.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.A bandeira foi anteriormente usada pelo Exército Popular de Libertação do Sudão.
Opra: ense, kaynanasına arkasını dönüp halkına katıldığından.Era hora, então, de retornar ao seu povo e cumprir seu destino.
Halkın nezdinde, Adriyatik Ligi çok değişik ve güçlü tepkilerle karşılaştı.Na frente das relações públicas, a Liga Adriática foi recebida com fortes e mistas reações.
1997 yılından bu yana Halkın İlerici Partisi (PPP) Genel Sekreteri olmuştur.Ele é secretário-geral do Partido Progressista Popular (PPP) desde 1997.
Indiana'da doğan Jones, Halkın Tapınağı hareketini 1950’lerde başlatmıştır.Jones nasceu em Indiana e começou o Templo do Povo na década de 1950.
Rus halkının göçü ise 2000 yılında 359.000 iken 2009 yılıdna 32.000 inmiştir.O número de emigrantes russos declinou de 359 000} em 2000 para 32 000 em 2009.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.A fundação foi criada para promover o reconhecimento público da arte e de preservar as esculturas de Moore.
Yine de halkın dinsel inançları hakkında bilinen çok az bilgi elit tabakanın gelenekleriyle uyumludur.Mas no geral, o pouco que se sabe sobre a crença religiosa popular é consistente com a tradição da elite.
Datafolha'ya göre São Paulo halkının yüzde 77'si filmin adını duymuş.Segundo o Datafolha, 77% dos moradores de São Paulo já conheciam o filme.
Yahudi tarihi, Yahudi halkının, inancının ve kültürünün tarihidir.A história judaica é a história do povo, religião e cultura judaicos.
Libya halkını kutluyorum.Extinção dos leões da Líbia.
Halkın temel ihtiyaçları çok ucuz fiyatlara devlet tarafından karşılanıyordu.Por sua vez, as necessidades básicas da população foram preenchidas a custos baixos pelo Estado.
Şimon, Yahudi halkını Selevkos İmparatorluğu'ndan yarı bağımsız olmasını sağladı.Simão fez dos judeus um povo semi-independente do Império Selêucida.
Ancak menajer, bu önerinin sadece halkın ne düşündüğünü görmek adına yapılan bir deneme olduğunu belirtti.O empresário, no entanto, disse que ideia foi para testar o público.
Beldede yaşayan halkın büyük bölümü kendilerini Manav olarak tanımlamaktadır.Pelo menos é assim que boa parte dos moradores o descrevem.
Kötü hava şartları nedeniyle savaş uçakları geçidi ve sivil halkın geçişi iptal edildi.Devido ao mau tempo naquele dia, o desfile aéreo e a parada civil foram cancelados.
Halkın üçte biri Maya kökenlidir ve kırsal alanlarda yaşayan birçok insan İspanyolca bilmez.Um terço de sua população é descendente dos maias, sendo que muitos deles não falam espanhol.
Halkın Günlüğü (İngilizce).Diário do Povo (em inglês).
Halkın % 94’ü bağımsızlık için oy kullandı.Mais de 99% dos eleitores votaram a favor da independência.
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.Estoques inteiros do livro foram vendidos em dias, e a obra teve grande impacto sobre a sociedade francesa.
Din, halkın afyonunu oluşturuyor".A religião é o ópio do povo."
1986 yılında Sovyet Birliği'nin "Halkın sanatçısı" seçilmiştir.Em 1986 foi nomeado Artista do Povo da URSS.
Halkın Sesi.A Voz do Povo.
Adanın kondominyum idaresinde olduğu sıralarda ada halkına büyük bir yük düşmemekteydi.Provavelmente os nórdicos não eram o único povo da ilha no momento de sua chegada.
Bu tanklar hala Çin Halkın Özgürlük Ordusu'nda kullanılmaktadır.O cargo de comissário político também existe no Exército de Libertação Popular da China .
1824 - Londra'nın Trafalgar Meydanı'nda bulunan ünlü müzesi The National Gallery, halkın ziyaretine açıldı.1824 — A National Gallery, em Londres, abre ao público.
Yöre halkına Ornais adı verilmektedir.Dá nome ao departamento de Orne.
İlgili Sayfalar