halkın ile cümle
halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte eski döneme ait kanıtlar halkın bir valiye de kral diyebildiğini göstermektedir.Der älteste Beleg seiner Existenz sind Münzen, die auch einen König erwähnen.
Halkın bir kısmı Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Ereğli'de şirketlerde çalışmaktadır.Viele sind in türkischen Haushalten als Köche oder Reinigungskräfte beschäftigt.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Das war in den Augen seiner Familie natürlich ein Skandal.
Şehirde çıkan büyük bir tifüs salgını çok sayıda Venedikli şehir halkının ölümüne neden oldu.Als eine Typhus-Epidemie ausbrach, gab es im Dorf zahlreiche Opfer.
Din, halkın afyonunu oluşturuyor.Die Religion ist das Opium des Volks.
Halkın % 77'si Çuvaşçayı kullanmaktadır.Mehr als 77 % der berufstätigen Einwohner sind Pendler.
Söylentisi halkın yeni kralı hoş karşılamamasına sebep oldu.Die Deutschen begrüßten den neuen König nicht.
Her yerde fareler vardır ve halkın bütün yiyeceğini tüketmektedirler.Kennzeichen aller Rubus-Arten sind die Früchte, sie sind bei Mensch und Tier beliebte Nahrung.
Özellikle sahilde yaşayan halkın önemli bir kısmı direk veya dolaylı olarak bu sektörün içinde yer almaktadır.Die meisten Arbeitsplätze der Saalbacher sind direkt oder indirekt davon abhängig.
Şehir halkının birçok ihtiyacı vardır.Auch die Bewohner der Stadt waren vielfältig.
Halkın tanrılar ile ilişkileri daha az doğrudan yollarla sağlanıyordu.Die Verehrung männlicher Götter hat weniger Überreste hinterlassen.
Uzaktan eğlenen halkın sesleri duyulur.In der Ferne sind die Freudenrufe des Volkes zu hören.
Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir.Gleichzeitig sollte die Völkerunion ihren Bürgern ein Recht auf Arbeit zugestehen.
Özellikle 19. yüzyılda yaygınlaşan tütün ekimi halkın en önemli gelir kaynağı hâline gelmiştir.Besonders der Hopfenanbau entwickelte sich im 19. Jahrhundert zur wichtigsten Einnahmequelle.
Böylece halkın gerçek geliri % 40 oranında daha artmış oldu.Nur die Reallöhne der einkommensstärksten 10 % sind gestiegen.
Başkentleri Kızıl Vadi (Chih-ku)'ya kadar girmiş, halkın bir kısmını öldürüp birçoğunu esir etmiştir.Diese überfielen die an Land Gegangenen, und Solís sowie die meisten seiner Männer kamen ums Leben.
Fakat, temizlikte en önemli konu kesinlikle yerel halkın eğitilmesidir.Die wichtigste Sehenswürdigkeit Getas jedoch wohl die Natur der Gemeinde.
"Amaseia" amozonlardaki yaşayan halkın kraliçelerine verdikleri isimdir.Ambrosia ist heute die Bezeichnung der Nahrung von Bienenköniginnen.
Hızlı şekilde kullanımı artan İngilizce ise halkın % 7.1'inin aile içinde kullandığı dil haline gelmiştir.Wichtigste Sprache ist Englisch, das von 71,5 % der Bevölkerung als Muttersprache gesprochen wird.
Halkın genelinin ekonomik durumu iyidir.Die Ökonomik der Bevölkerungsqualität.
Zamanla halkın vereceği bir şey kalmaz.In der restlichen Zeit sind die Sammlungen nicht für die Öffentlichkeit zugänglich.
Bütün bölgedeki köylerden Yahudi halkın sürüldüğünü ve bölgeyi üç gün içinde boşaltmaları gerektiğini söyler.Sämtlichen jüdischen Bewohnern wurde befohlen, binnen drei Stunden auf den Sammelplätzen anzutreten.
Halkın büyük bölümü gösteriye destek vermiştir.Lautstark störte ein Teil des Publikums die Aufführung.
Adaya yerleşen İspanyol sömürgeciler yerli Taino halkını neredeyse tamamen yok etti.Alle drei japanischen Kolonnen waren jetzt in unmittelbarer Nähe von Tainan.
Bu halkın büyük bir bölümü Ruslar arasında asimile olup gitmiştir.Ein „bedeutender Teil“ von ihnen seien Russen gewesen.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Die Ermittler ahnen, dass Ferdinand nicht allein handelte.
Halkın eğitim düzeyi iyi derecededir.Das öffentliche Schulsystem wurde wesentlich verbessert.
1935 - Ayasofya, müze olarak halkın ziyaretine açıldı.Seit 1955 ist das Schloss als staatliches Museum für Besucher geöffnet.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Damit wurde er auch zum Wegbereiter der erst nach seinem Wirken erfolgten Anerkennung der jüdischen Gemeinde.
1913’te Estonya halkının kendi çabalarıyla inşa edilmiştir.1921 optierten sie für die estnische Staatsangehörigkeit.
Yöre halkına Ornais adı verilmektedir.Die Einwohner werden Orsennais genannt.
Köy halkının BAŞIN SUYU dedikleri sudan almaktadır.Die Stadt bezieht ihr Trinkwasser (zum Teil?) aus einem Tal bei Chiole.
Bu durum Alman halkında büyük tepkiye yol açmıştı.Diese Tat erregte in der deutschen Öffentlichkeit großes Aufsehen.
Vietnam hükümeti Japon halkına yardım için 200,000 dolar gönderdi.Die Bundesregierung stelle sechs Millionen Euro für humanitäre Hilfe im Jemen zur Verfügung.
Köyde yaşayan halkın tamamı Gürcüdür.Hierbei ist die Gesamtheit der Einwohner des Dorfes gemeint.
Araplar İshak (kabile), Somali halkından bir kabile.Die Dir sind ein Clan der Somali.
Ancak özellikle örgütlü Rus halkındaki savaş karşıtlığı çok güçlüdür.Der Kampf gegen die Fälschungen ist vor allem in Russland schwierig.
Kaçanlardan kasaba halkının bol zahiresi bulunduğunu öğrendi.Anwohner berichteten von einer Massenflucht.
Halkın gelir seviyesi ve alım gücü hızla azaldı.Einwohnerzahl und Bedeutung schrumpften rapid.
Sabit Yerli kavramında yasalar ve halkın yönetimden istedikleriyle sayısal bir bağlantı vardır.Am Begriff Status Indian hängt eine Anzahl von Rechten und Ansprüchen gegenüber der Regierung.
Yöre halkının çıktığı yaylalarda Haziran, Temmuz aylarında çeşitli şenlikler düzenlenmektedir.Bei den meisten Individuen findet dieser Fellwechsel im Juni statt.
Erfelek’te ilçe halkının büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.Die meisten Menschen im Vihiga County leben von Landwirtschaft und Viehzucht.
Doğduğu halkın üzerinde yükselmektedir.Er entstammte dem Adelsgeschlecht derer von Loeben.
Halkının dilini daha sonraları öğrenmiştir.Nachher muß ich wieder die Zunge zeigen.
Tıva halkının önemli bir bayramı.Geburtstag eines bedeutenden Mediziners.
Burada sözü edilen demokrasi halkın doğrudan demokrasisidir.Eine Volksbefragung ist ein Instrument der direkten Demokratie in Deutschland.
Halkın şikayetlerinin giderilmesi için bir yerde toplanmasını istemiş.Die Ärzte empfahlen zur Linderung der Beschwerden einen Aufenthalt auf dem Lande.
Doğu Karadeniz halkının kültür özellikleri görülür.Ein besonderes Augenmerk wird auf die Kulturen des Nahen Ostens gelegt.
Yörelere göre de halkın rağbet ettikleri paralar değişiklik gösteriyordu.Zudem hätte die Anstalt nach einer Änderung den Staat Geld gekostet.
2004'te Rusya Halkın Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.2004 wurde sie mit dem Titel Verdienter Künstler Russlands ausgezeichnet.
Yaptıkları ile kendisinden nefret ettirmiş ve halkın dikkatini üstüne çekmiştir.Doch nun habe Altidor seinen Schwur gebrochen, und sie müsse die Folgen auf sich nehmen.
Ancak halkın çoğu turizm de işçi olarak çalışırlar.Diese Branche beschäftigt heutzutage genauso viele Menschen wie der Fremdenverkehr.
Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum.À partir de maintenant, je confie ce drapeau au peuple turc.
Bu bir halkın sesi, Büyük Afrika'daki tüm kardeşlerini çağıran.C'est la voix d'un peuple Qui appelle tous ses frères de la grande Afrique.
Nakarat: Ve tek bir gece birleştirdi bütün bir halkın hikayesini.Refrain: Et une seule nuit a rassemblé en elle L'histoire de tout un peuple.
Bu bir halkın sesi, Tüm kardeşleri bir araya gelmeye çağıran.C'est la voix d'un peuple Qui appelle tous ses frères à se retrouver.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.Il vaut mieux laisser mourir la moitié de la population, afin que l’autre moitié puisse manger suffisamment ».
Alexander Dubček halkına direnmemesini söyledi.Alexander Dubček appelle son peuple à ne pas résister.
Debate Abierto (Açık Tartışma)ve Tribuna Popular (Halkın Kürsüsü) partinin yayın organlarıdır.Le Débat publie les journaux Debate Abierto (Débat ouvert) et Tribuna Popular (Tribune populaire).
Üç komplocu Romalı halkın intikamının alındığını bağırarak ilan ederler.Les trois conspirateurs crient que le peuple romain a été vengé.
İlgili Sayfalar