halkının ile cümle

halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köy halkının %90'ı okur yazardır.Hoje ele cobre 90% dos estudantes.
Köyün vefat etmiş büyüklerinin söylediğine göre, Köy halkının bir kısmı Berazi Aşiretine mensuptur.Com a ajuda de sua irmã, descobre que algo está predando os moradores da cidade.
Halkının çoğu yurtdışında çalışmaktadır.Mas, grande parte de seu trabalho foi desenvolvido no estrangeiro.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla, dochter van Tagan, was een leider van een dorp op de planeet Athos.
Köy halkının çoğunun arabası vardır.Alleen enkele bewoners hebben een auto.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.Viannes chocolade verandert door haar magie het leven van de dorpelingen.
Belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almak.Zij wensen de mensen uit het dorp gezondheid, rijkdom en geluk.
Bütün macera boyunca Jason, Rakyat halkının saygı duyduğu olgun bir savaşçıya dönüşür.Gedurende het avontuur verandert Jason in een angstaanjagende krijger en wordt vereerd door de Rakyat.
Adı bir Germen kavmi olan "Horde" (Hǫrðar) halkının adıdır.Zelf noemen ze zich Qwû'lh-hwai-pûm oftewel Volk van de prairie.
Mahalle halkının tamamı Kuman Türküdür.Al te goed is buurmans gek.
44 metre uzunluğundaki stel, Ermeni halkının "yeniden doğuş"unu simgelemektedir.De 44 meter hoge spits symboliseert de opstanding van het Armeense volk.
Ayrıca Endonezya halkının öldükten sonraki yaşama olan inançlarını bildirir.Het impliceert ook dat het Indonesische volk gelooft in een leven na de dood.
Köy halkının tamamı Hristiyandır.De gehele christelijke bevolking wordt omgebracht.
Yeni adı Özbaşı ise; halkının beğenilir insanlardan oluşmuşluğundan dolayı verilmiştir.De nieuwe naam Kwadijk was afgeleid van de kwade (moeilijk te onderhouden) dijk.
Yahudi tarihi, Yahudi halkının, inancının ve kültürünün tarihidir.De Joodse geschiedenis is de geschiedenis van het Joodse volk, de joodse religie en de Joodse cultuur.
Bu nedenle olsa gerek bilinen ilk adı Melewana dır (Mela halkının kenti).De naam vroegmisheer en vroegmislezer is hiervan afgeleid.
Ne var ki, köy halkının çoğunluğu kendi topraklarında kalmayı yeğledi.Toch willen de meeste wijkbewoners er graag blijven wonen.
Köy halkının çoğunluğu Küresünni'dir.Dit tot opluchting van de meeste dorpelingen.
Köy halkının geneli Eskişehir'den göç etmiştir.Daardoor verloor de stad zijn voorname positie in het land.
Köy halkının tamamı Kafkas göçmenidir.Alle besmette inwoners worden gek.
"Kudüs 3000 yıl önce Yahudi halkının merkezi olmuştur."De menora is al bijna drieduizend jaar het symbool van het jodendom.
Bugün Çirmiş halkının %48,3'ü Mari El dışında, %4,1'i ise Rusya dışında yaşamaktadır.De meeste wonen in andere delen van Rusland; 4,1% van de Mari's woont buiten Rusland.
Halkının geçim şartları oldukça kısıtlıdır.De praktische consequenties voor de mens lijken nogal beperkt.
Emrettiği geniş çağlı infazlarla Forli asillerinin ve halkının desteğini tamamen kaybeder.De situatie is zo ernstig dat hij al zijn rechten en bezittingen verliest.
Ketuhanan yang Maha Esa: Bu ilke Endonezya halkının bir tanrıya inandığını belirtir.Dit eerste principe herbevestigt het geloof van de Indonesiërs dat God bestaat.
Şehir halkının birçok ihtiyacı vardır.De wederopbouw vraagt veel van het volk.
Köy halkının tamamı Kürtçe konuşmaktadır.Nagenoeg de hele bevolking spreekt Tuvaluaans.
Ayrıca köy halkının %85'i Gebze-Kocaeli sanayisinde çalışmaktadır.85% van de inwoners woont in een flat van dit woningbouwproject.
Dönemin halkının Kurtuluş Savaşı'na önemli katkıları olmuştur.Ze zijn van grote waarde bij de reconstructie van het verleden van de soldaat.
Köy halkının yaklaşık olarak %30 SSK ve BAĞ-KUR veya İşçi emeklisidir.Ongeveer de helft van de Nederlandse huishoudens heeft een verzekering of pensioen van Achmea.
Tibet (Tibetçe:བོད་; bod, Çince:西藏) Orta Asya'da Tibet halkının anavatanı olan bölge.Tibet (Tibetaans: བོད་, Bod; Chinees: 西藏, pinyin: Xīzàng) is een geografisch gebied op het Tibetaans Hoogland.
Sildavya halkının geçmişi belirsizdir.De latere geschiedenis van de Lugiërs is onduidelijk.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Hij werd hiervoor na de oorlog door de staat Israël geëerd als Rechtvaardige onder de Volkeren.
Bugün onlar Arap halkının savaşa hazır olduğunu bilecek.Dzisiaj oni zobaczą, że Arabowie są przygotowani do decydującej bitwy.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.Czekolada Vianne szybko zaczyna zmieniać życie mieszkańców.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Jeśli pademelony znajdą obfite źródło pożywienia, korzysta z niego zgodnie kilku osobników.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.W latach PRL duża część mieszkańców pracowała w jednostkach kolejowych.
Şehir halkının da durumu hiç iyi değildi.Sytuacja mieszkańców miast również nie była lekka.
1856'da nüfus fazlalığı sebebiyle ada halkının bir kısmı Norfolk Adasına taşındı.W 1856 mieszkańców przesiedlono na wyspę Norfolk.
Ayrıca iki bölge halkının da Müslüman olmasına rağmen çok farklı kültürlere sahiplerdi.Należąc do dwóch kultur czuli się jednocześnie muzułmanami.
Köy halkının ormanlardan ağaç kesmesi yasaktır.Kiedy właściciel lasu może wyciąć drzew?.
Yeni seçilen devlet armasının Beyaz Rusya halkının barışçıl doğasını vurgulamak olduğu ifade edilmiştir.W swoim założeniu nowa symbolika państwowa miała podkreślać pokojowy charakter narodu białoruskiego.
Fransa takımı kimseye ait değildir, takım tüm Fransa halkınındır.Nie wszyscy członkowie zespołu pochodzili z Francji.
Elden edilen hayvansal ürünler köy halkının başlıca geçim kaynağıdır.Wyrzucane tu resztki pożywienia są głównym źródłem utrzymania dla miejscowej ludności.
Ruslarla savaştıkları dönemlerde Ubıh halkının liderliğini Berzeg ailesi üstlenmişti.W bitwach o los ludu, Lud rosyjski był nam zawsze przyjacielem.
Babası melez ve annesi yerli Wayuu halkının bir üyesidir.Jej ojciec jest Metysem, a matka Indianką Wayuu.
Bu durum köy halkının eğitime verdiği önemi göstermektedir.W zrozumiały sposób zwiększyło to znaczenie wioski.
BM, 1973 yılında Güney Batı Afrika Halk Örgütü'nü (SWAPO) Namibya halkının resmî temsilcisi olarak tanıdı.W 1973 ONZ i Organizacja Jedności Afrykańskiej uznały SWAPO za jedynego przedstawiciela ludności Namibii.
Fakat Yunan askerleri köy halkının eşyalarını ve mallarını kullanmışlardır.Przypuszczalnie Grecy poszukiwali złota i wyrobów z tego metalu.
Köy halkının çoğunun arabası vardır.Większa część mieszkańców korzysta jednak z własnych samochodów.
Köy halkının bir bölümü İstanbul'a taşınmıştır.Część ludności stolicy została wysłana do Konstantynopola.
Köy halkının tümü silahşördü.Siedzibą władz gminy były Strzelce.
Köy halkının yakınların da bulunan Kınık beldesinden göçtüğü bilinmektedir.Wśród ludzi niebędących znawcami panuje pogląd, że jest to rasa kota.
Köy halkının ataları Bulgaristan'dan göç etmiştir.Zakonnicy ci sprowadzili tutaj osadników z Polski.
Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır.W okresie tym miasto wsparło finansowo budowę kilku pomników.
Ayrıca, Yunan halkının desteğini de kazanmış oldu.Wsparcia udzielili mu również Zieloni.
Köy halkının bir kısmı küçük balıkçılık ile uğraşmaktadır.Część mieszkańców trudni się rybołówstwem.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.Samtliga arbetade tidigare på Statens Järnvägar.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Hela folket i arbete.
310 - Bëor Edain'in halkının bir grubunu Beleriand'a götürür ve Finrod tarafından keşfedilir.310: Bëor leder Det första Huset av Edain till Beleriand: de blir upptäckta av Finrod.

İlgili Sayfalar