halkının ile cümle
halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Schweid'e göre, Bialik'in bahsettiği "tohum" Yahudi halkının potansiyelidir.Según Schweid, Bialik significó que la "semilla" fue el potencial del pueblo judío.
Gal halkının kökeni Keltlere dayanmaktadır.Es posible que su fundación se deba a los celtas.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla, hija de Tegan, es la líder de una aldea en el planeta Athos.
Şehre döndüğünde, halkının altından yaptıkları bir buzağı heykeline taptıklarını görür.Cuando volvían a palacio, vieron cómo un hombre salía de las habitaciones de Inés, y se rieron a carcajadas.
Belde halkının %99 bu işle geçimini sağlar.El 99% de los intrones lo hacen a través de este mecanismo.
Şehir halkının da durumu hiç iyi değildi.La situación entre la propia población europea no era mucho mejor.
Dil, bugün de hala yöre halkının konuştuğu Aymará'dır.Es por eso que aun hablan su propio idioma el aymara.
Köy halkının ana dili Kürtçedir.El idioma materno de sus pobladores es el purhépecha.
2005 Mart'ında Cottbus'da bir grup Sorb Wend Halkının Partisi'ni (Sorbça: Serbska Ludowa Strona) kurdu.Un grupo de bajos sorbios refundó en marzo de 2005 en Cottbus (Chośebuz) el Partido Popular Vendo (sorb.
Belde halkının eğitim oranı oldukça düşük sayılır.En términos generales, el nivel educativo de la población es bajo.
Bu tarihten sonra köy halkının çoğu İstanbul'a yoğun bir şekilde göç etmeye başlamıştır.Muchos pobladores del este del país iniciaron su vida de cowboys de esta manera.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Las ciudades prácticamente se vaciaron de su población.
Sorb Halkının Vakfı faaliyetleri söz konusu kaynakla yürütmektedir.Los Orixás elementales ígneos actúan en el sentido de la razón.
Halkının üzerinde bu medrese kültürünün etkileri fark edilir.Da igual la sociedad cultural de que se trate.
7. sezonun 2. bölümünde Daniel'in dönmesinin ardından halkının yanına gider.En el episodio 25, regresa a su reino.
Point Hope halkının özgün bir şiveleri vardır.La ópera contiene un popular pasodoble.
Kasaba halkının doğaüstü etkilerden dolayı acı çeken kişiler olduğunu fark eder.Palpa de cerca cómo sufre el pueblo por los efectos de la crisis económica.
Şu an köy halkının çoğunluğu bu tesislerden emekli olmuş ve köyün çoğunluğu emeklidir.Actualmente estas actividades son testimoniales y la mayor parte de los habitantes viven de la jubilación.
Ertesi gün Vali, dairesine çekilerek kasaba halkının bir önceki gece olanlar üzerine ayaklanmalarını izler.El Gobernador se retira a su apartamento ya que la ciudad está en los disturbios tras el ataque.
Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır.En la capital del estado se realizaron importantes obras de urbanización.
Köy halkının %99'luk kısmı okuma-yazma bilmektedir.El 99% de la población está alfabetizada.
Büyücü halkının bir kısmı onun vampir olduğuna inanır.Su teoría es que el asesino se cree que es un vampiro.
Yahşi Babanın türbesinde Gecek mahallesi halkının hürmetine mazhar olmaktadır.Ursus, en la prisión, llora la suerte de su señor.
Alternatif isim olan Dauriya, Daur halkının kökeninden türetilmiştir.El nombre alternativo, Dauria, deriva del etnónimo de los nativos daur.
Fransız halkının aldığı eğitim ise milletleşme kavramına önemli bir katkı yaptı.La idea promovida por los propios ingleses, fue sin duda un gran aporte para el crecimiento de la ciudad.
Rus sömürgeciliğine karşı Türklük duygusu ile Kazak halkının milli şuurunu yükseltmeye çalışır.No es de extrañar, por tanto, que el vector ruso en la Política Exterior de Tayikistán se esté reforzando.
2012 - Maya halkının hazırlamış olduğu Maya takviminin son günü.2012 (2009): El fin del mundo predicho por los mayas ha llegado.
Günümüzde köy halkının neredeyse tamamı balıkçılık ile geçinmektedir.Oggi è un paese quasi completamente votato alla pesca.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla Emmagan, figlia di Tagan, era una leader di un villaggio del pianeta Athos.
44 metre uzunluğundaki stel, Ermeni halkının "yeniden doğuş"unu simgelemektedir.La stele, alta 44 metri, rappresenta la rinascita degli armeni.
542 yılında Veba, Ürdün halkının büyük bir kısmını yok etmişti.542, durante la quale il popolo della provincia soffrì molto.
Köy halkının %99'luk kısmı okuma-yazma bilmektedir.Il 94% della popolazione adulta è alfabetizzata.
Pakistan'da devlet dini olan İslam, Pakistan halkının yaklaşık %96'sının inancıdır.L'Islam, dal canto suo, è la religione di oltre il 98% della popolazione del Punjab in Pakistan.
Kuzey İrlanda halkının yaklaşık % 100'ü tarafından günlük yaşamda kullanılmaktadır.Nel Nord America, il 90% degli adulti consuma caffeina giornalmente.
Alternatif isim olan Dauriya, Daur halkının kökeninden türetilmiştir.Il nome alternativo della regione, Dauria, deriva dal popolo dei Daur.
7. ve 8. sezonda Rick ve Alexandria halkının yanında Kurtarıcılar'a karşı yapılan mücadelelere katılmışlardır.Nella settima stagione lei e William vivono sotto protezione testimoni.
Belde halkının çoğu tarım işçisi olarak başka yerlere mevsimlik olarak gitmektedir.La maggior parte dei membri della tribù vive altrove per trovare lavoro.
Kuşatma sırasında ordu dışındaki nüfusun şehirden çıkartılması da muhtemelen şehir halkının zoruna gitmişti.Per essere cacciato dalla città, il capro espiatorio doveva essere già stato dentro la città.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Questa era un’onta agli occhi dei suoi famigliari.
Bugün onlar Arap halkının savaşa hazır olduğunu bilecek.Politicamente oggi gli arabi si riuniscono nella Lega Araba.
Belde halkının %99 bu işle geçimini sağlar.Il 39% della popolazione la parla correttamente.
Bölge halkının gündelik hayatına dair ilgi göstermesi yöre halkı tarafından sevilmesine yol açacaktır.Questa volta la sua omologazione alla vita del Villaggio viene forzata attraverso una storia d'amore.
Dileklerimiz ve dualarımız tüm Japonya halkının yanında.Tutte le nostre preghiere e i nostri pensieri sono con tutte le vittime e con le loro famiglie.
Fakat babası Venedik halkının geleneksel olarak kalıtsal düklük sisteminden nefret ettiğini de bilmekteydi.Bisogna notare che Brandt stesso era stato sempre un fiero oppositore del regime nazista.
Köy halkının en önemli geçim kaynağı seracılıktır.Il prezzo più caro lo pagano però le popolazioni locali.
Köy halkının en önemli geliri fındıktır.Come risultato la città ha il più alto livello di reddito.
Durum böyle olunca da mahalle halkının hayat kalitesi yükselmektedir.Cosa che incrementa viepiù il benessere delle popolazioni limitrofe.
Kent halkının etnik bileşenleri tüm Dağıstan halklarının çeşitliliğini yansıtmaktadır.Gran parte dell'architettura di queste colonie riflette la diversità delle loro genti.
Anneannesi, Gurage halkının mirasını taşır.Alla morte della zia è destinato a ereditarne la fortuna.
Köy halkının inancı Alevilikti.A questo l'aiutava la religiosità cittadina.
Bu dönemde Floransa halkının toplumsal saygınlığı artmaya başlamıştır.Da quel momento i libri da colorare hanno iniziato a guadagnare popolarità.
Dokumacılık yıllardan beri köy halkının geçim kaynağıdır.Le Terre del Sud sono da moltissimi anni la patria del popolo degli Uomini.
Bu aynı, barışçı lider kendisinin ve halkının tutuklanmasına karşı direniş göstermedi.Ultimo rivendica fermamente il merito dell'arresto per sé e i suoi uomini.
21 Mayıs 1989 tarihinde Gagauz halkının temsilcilerinin ilk kongresi yapıldı.21 мая 1989 года состоялся первый съезд представителей гагаузского народа.
Köy halkının büyük kısmı, Hevedan (Hevedi) aşiretinden gelmektedir.Затем большинство жителей села покинуло его и переселилось в предгорья.
Köy halkının yakınların da bulunan Kınık beldesinden göçtüğü bilinmektedir.В народе также известны сочинения Керея Жанака «Орынбайға айтқаны», айтысы с Тубеком, Сабырбаем.
Yöre halkının %70 emeklilerden oluşmaktadır.Действительно ли 40 % населения на пенсии?
Şehir halkının da durumu hiç iyi değildi.Ничуть не лучшей была и обстановка в городах.
Şehir halkının genel ekonomik durumu -tüm ülkede olduğu gibi- kötüdür.Уровень жизни населения города, как и по всей стране, крайне низкий.
İlçe halkının büyük bir kısmı geçimini tarımdan sağlar.Однако остальная часть жителей первого поколения берёт власть в свои руки.