halkının ile cümle

halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
II. Mwanawina, 1876-1878 yıllarında Lozi halkının kralıMwanawina II, king of the Lozi people in 1876–1878
Hezbe Vahdat Ebuzer Gaznevi Mehdi Mücahid Hazara halkının listesiHezbe Wahdat Abuzar Ghaznawi Mehdi Mujahid List of Hazara people
Adını, Lope veya Puli halkının eski topraklarında onu yöneten aileden almıştır. [1]It was named for the family that ruled it, on the former territory of the Lope or Puli people.[1]
Bugün onlar Arap halkının savaşa hazır olduğunu bilecek.Heute wird sie erkennen, dass die Araber zum Kampf bereit sind.
Bunun yanında, Felluce halkının açlık çektiği belirtilmiştir.Das Wort wurde in Anlehnung an satt gewählt, da satt das Gegenteil von hungrig ist.
Bu kavimden önceki Cemdet-Nasr halkının kullandığı tuğlalar ise, düzgün dikdörtgen prizma biçimindeydi.Die bereits zuvor getroffenen Scheiben des korrekt Schießenden werden diesem jedoch als Treffer gezählt.
MÖ 59'da Roma Senatosu Ariovistus'u "kral ve Roma halkının dostu" olarak ilan etmişti.Der römische Senat ernannte Ariovist sogar zum „Freund des römischen Volkes“.
Yaşlı Köy halkının söylemleridir.Was der alte Teppich erzählte.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.Früher hatte ein großer Teil der ortsansässigen Familien Angehörige, die bei der Bahn arbeiteten.
Bu yelkenli ile Guam halkının özgürlüğü, cesareti ve korkusuzca denizlere açılmaları simgelenmektedir.Dies symbolisiert die Freiheit und den Mut der damaligen Bewohner, furchtlos über das Meer zu fahren.
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.Viele Einwohner sind im Ruhestand.
Şehir halkının da durumu hiç iyi değildi.Auch die Lage ihres Mannes war nicht einfach.
Ekvator Ginesi halkının %87'si katolik hristiyan inancına mensuptur.94 % der Bevölkerung Tuxtepecs ist katholischen Glaubens.
Bunun nedeninin bölge halkının İslam dinine geçmesinden kaynaklandığı kabul edilir.Nur so kann sie Anspruch darauf erheben, Volkskirche zu werden ...
Belde halkının %99 bu işle geçimini sağlar.99 % der Fluggesellschaften haben sich mittlerweile dieser Praxis angeschlossen.
Köy halkının %99'luk kısmı okuma-yazma bilmektedir.Etwa 27 % der Bevölkerung kann lesen.
Anadolu halkının çok önemli nüfus çoğunluğunu oluştururlar.Sie stellten einen beträchtlichen Teil der Heidelberger Gesamtbevölkerung.
2005 Mart'ında Cottbus'da bir grup Sorb Wend Halkının Partisi'ni (Sorbça: Serbska Ludowa Strona) kurdu.Sie wurde am 26. März 2005 in Cottbus als Serbska Ludowa Strona (SLS, Wendische Volkspartei) gegründet.
İlçe halkının eğitim ve kültür düzeyi yüksektir.Politische Bildung und Kultur sind Schwerpunkte.
Köy halkının tamamı deniz ve orman ürünlerinden doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaktadır.Fast alle Einwohner haben direkt oder indirekt mit dem Weinbau zu tun.
Şehre döndüğünde, halkının altından yaptıkları bir buzağı heykeline taptıklarını görür.Und er findet sie, als er im Hausflur auf sie und Rifat trifft, die eben aus der Stadt wiederkommen.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Das war in den Augen seiner Familie natürlich ein Skandal.
Şehirde çıkan büyük bir tifüs salgını çok sayıda Venedikli şehir halkının ölümüne neden oldu.Als eine Typhus-Epidemie ausbrach, gab es im Dorf zahlreiche Opfer.
Şehir halkının birçok ihtiyacı vardır.Auch die Bewohner der Stadt waren vielfältig.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Die Ermittler ahnen, dass Ferdinand nicht allein handelte.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Damit wurde er auch zum Wegbereiter der erst nach seinem Wirken erfolgten Anerkennung der jüdischen Gemeinde.
1913’te Estonya halkının kendi çabalarıyla inşa edilmiştir.1921 optierten sie für die estnische Staatsangehörigkeit.
Köy halkının BAŞIN SUYU dedikleri sudan almaktadır.Die Stadt bezieht ihr Trinkwasser (zum Teil?) aus einem Tal bei Chiole.
Kaçanlardan kasaba halkının bol zahiresi bulunduğunu öğrendi.Anwohner berichteten von einer Massenflucht.
Yöre halkının çıktığı yaylalarda Haziran, Temmuz aylarında çeşitli şenlikler düzenlenmektedir.Bei den meisten Individuen findet dieser Fellwechsel im Juni statt.
Erfelek’te ilçe halkının büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.Die meisten Menschen im Vihiga County leben von Landwirtschaft und Viehzucht.
Halkının dilini daha sonraları öğrenmiştir.Nachher muß ich wieder die Zunge zeigen.
Tıva halkının önemli bir bayramı.Geburtstag eines bedeutenden Mediziners.
Doğu Karadeniz halkının kültür özellikleri görülür.Ein besonderes Augenmerk wird auf die Kulturen des Nahen Ostens gelegt.
Böylece Fransız halkının onu benimsemesi daha kolay olacaktı.C'est pour cette raison que le public Français va se montrer odieux envers lui.
Bence, imparator onları yendikten sonra; onları köleleştirmeli ve Çin halkının hizmetine vermeliydi.Je pensais que l'Empereur, après les avoir vaincus, en ferait ses esclaves et les offrirait au peuple Tang.
Halkının refahına çok dikkat etti ve Song İmparatorluğunu daha müreffeh yaptı.Il porte une grande attention au bien-être de son peuple et rend son empire plus prospère.
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.Enfin, de nombreux habitants du village sont à la retraite.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Il remarque que Ethan Frome est isolé.
"Çuvaş Halkının Aydını" olarak bilinir.On voit alors cette "imbécile de population".
1945 yılında Leningrad halkının kente geri dönmesiyle yapıma devam edildi.La construction reprend en 1945, avec le retour des citoyens de Léningrad.
15. yüzyılda Müslümanlar, Malezya halkının çoğunu oluşturdu.Au XVe siècle, ils constituent déjà la majorité de la population.
Bugün Hait adında yerleşim yeri olan Fedek bölge halkının özel mülkiyetinde bulunmaktadır.Le domaine de la Haye, aujourd'hui propriété privée.
Köy halkının yakınların da bulunan Kınık beldesinden göçtüğü bilinmektedir.Il en est même qui savent beaucoup de choses sur des gens appartenant à d'autres milieux que le leur.
Ab Gaç, Vahi halkının yaşadığı yerdir.Kay Pacha qui était le monde où les humains vivaient.
Köy, Pomak halkının yaşadığı bir köydür.Le monde est un village dont nous sommes tous les citoyens.
Ülke halkının % 14'ü bu şehirde yaşamaktadır.Ils concentrent 14 % des habitants du pays.
Panama Kanalı ile Panama halkının refah seviyesi yükselmiştir.La demande pour le canal de Panama ne cesse pourtant d’augmenter.
Köy halkının eğitim düzeyi % 90'lara varmıştır.Les résidents ont le droit à une réduction de 90 %.
7. sezonun 2. bölümünde Daniel'in dönmesinin ardından halkının yanına gider.Dans la deuxième saison, son humain est Daniel.
Köy halkının %95 Fındıkla geçimini sağlamaktadır.Elle est pratiquée par plus de 95 % de la population rurale.
Yöre halkının tamamı "fındık" ile geçimini sağlamaktadır.Tous les domaines qui vont faire du lien avec le "manger".
Afşar halkının özelliğinden,midir bilinmez dayanışma mükemmel dir.Quant au caractère du notaire, tu le trouves impossible.
Köy halkının başlıca geçim kaynağı balıkçılıktır.L’autre activité économique des habitants du village est la pêche.
Rus halkının "ulusal şâir"i ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir.C'est toujours aujourd'hui une personnalité du « show business » russe et de l'ancien espace soviétique.
Köy halkının yüzde 70'i İstanbul'da yaşamaktadır.Près de 70 % d'entre eux résident à Bratislava.
Köyün yeni inşa edilen camisi tamamen köy halkının katkılarıyla inşa edilmiştir.Et la maison des jeunes mariés « était construite par l'ensemble du village ».
Dileklerimiz ve dualarımız tüm Japonya halkının yanında.Nuestros pensamientos y oraciones están con todo el pueblo de Japón.
Datafolha'ya göre São Paulo halkının yüzde 77'si filmin adını duymuş.Según el Datafolha, el 77% de los habitantes de Sao Paulo ya conocen la película.
1570: Korkunç İvan, Novgorod halkının toplu katliamı için emir verdi.1570: Iván el Terrible ordena la masacre de los habitantes de Nóvgorod.

İlgili Sayfalar