halkının ile cümle

halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››Viva Ruben e non muoia, benché siano pochi i suoi uomini»
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››"¡Viva Rubén, y no muera! Y sean numerosos sus hombres.
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››Živi naj Ruben in ne umrje, a malo bodi mož njegovih število.
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››Ζητω ο Ρουβην και ας μη αποθανη, και ας ηναι ο λαος αυτου πολυαριθμος.
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››Да е жив Рувим, и да не умре; И да не бъдат мъжете му малочислени.
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››Да живет Рувим и да не умирает, и да не будет малочислен!
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››יחי ראובן ואל ימת ויהי מתיו מספר׃
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››ليحي رأوبين ولا يمت ولا يكن رجاله قليلين
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››願 流 便 存 活 不 至 死 亡 、 願 他 人 數 不 至 稀 少
‹‹Ruben yaşasın, ölmesin, Halkının sayısı az olmasın.››願流 便 存活 不至 死亡 、 願他人 數不至 稀少
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.Dimineaţa, Balac a luat pe Balaam, şi l -a suit pe Bamot-Baal, de unde Balaam putea să vadă o parte din popor.
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.Khi đến sáng mai, Ba-lác đem Ba-la-am lên Ba-mốt-Ba-anh, là nơi người thấy đầu cùng trại quân Y-sơ-ra-ên.
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.Khi đến sáng_mai , Ba-lác đem Ba-la-am lên Ba-mốt-Ba-anh , là nơi người thấy đầu cùng trại quân Y-sơ-ra-ên .
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.아침에 발락이 발람과 함께 하고 그를 인도하여 바알의 산당에 오르매 발람이 거기서 이스라엘 백성의 진 끝까지 보니라
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.Le matin, Balak prit Balaam, et le fit monter à Bamoth Baal, d`où Balaam vit une partie du peuple.
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.На другой день утром Валак взял Валаама и возвел его на высотыВааловы, чтобы он увидел оттуда часть народа.
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.ויהי בבקר ויקח בלק את בלעם ויעלהו במות בעל וירא משם קצה העם׃
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.وفي الصباح اخذ بالاق بلعام واصعده الى مرتفعات بعل فرأى من هناك اقصى الشعب
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.到 了 早 晨 、 巴 勒 領 巴 蘭 到 巴 力 的 高 處 、 巴 蘭 從 那 裡 觀 看 以 色 列 營 的 邊 界
Sabah Balak Balam'ı Bamot-Baal'a çıkardı. Balam oradan İsrail halkının bir kesimini görebildi.到了 早晨 、 巴勒領巴蘭 到 巴力 的 高處 、 巴蘭從 那 裡觀 看 以色列 營 的 邊界
Saddam'ın tarafını tutarak, İran halkının hakkını savunsalardı,les droits du peuple iranien au lieu d'être du côté de Saddam;
Saddam'ın tarafını tutarak, İran halkının hakkını savunsalardı,もし、悲惨な9.11や、イラク、アフガニスタン人に対する武力攻撃が起きず、
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Cô bé không những thay đổi hoàn cảnh của bản thân mà còn thay đổi được gia cảnh, gia đình, và làng xóm.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Dia bukan hanya mengubah dinamikanya sendiri, tetapi dia juga mengubah rumah tangganya, keluarganya, desanya.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Ea nu a schimbat numai dinamica proprie, ci propria gospodărie, familia şi satul.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.그녀는 그녀 자신의 역학을 바꿨을 뿐만 아니라, 그녀의 가정과 가족, 마을을 바꾸었습니다.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Nemcsak saját életét változtatta meg, hanem háztartását, családját és a faluját is.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Nezměnila jen svou vlastní hnací sílu, změnila svou domácnost, rodinu, svou vesnici.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Nie tylko odmieniła swój los, ale także los domu, rodziny, wioski.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Ni spremenila samo svoje dinamike, spremenila je svoje gospodinjstvo, svojo družino, svojo vas.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Non ha cambiato solo la sua dinamica, ha cambiato la sua casa, la sua famiglia, il suo villaggio.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.No sólo cambió su propia dinámica, cambió su casa, su familia, su aldea.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Sie hat nicht nur ihre eigene Dynamik geändert, sie hat ihren Haushalt, ihre Familie, ihr Dorf verändert.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Ze veranderde niet alleen haar eigen dynamiek, ze veranderde haar gezin, haar familie, haar dorp.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Δεν άλλαξε μόνο τη δυναμική της, άλλαξε το σπιτικό της, την οικογένειά της, το χωριό της.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Она не только изменила собственную динамику, она изменила свой дом, свою семью, свою деревню.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.לא רק שהיא שינתה את הדינמיקה שלה, היא שינתה את משק הבית שלה, היא שינתה את המשפחה שלה, הכפר שלה.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.هي لم تغير مصيرها وحسب، هي غيرت أوضاع منزلها، غيرت عائلتها، وقريتها نحو الأفضل.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.家庭の状況を 家族を 村を変えました 村は大いに注目されました
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.A mężowie którzy nie pomarli, zarażeni byli wrzodami na zadnicy, tak, iż wstępował krzyk miasta do nieba.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.A mužovia, ktorí nepomreli, boli bití vredami, takže krik mesta vystupoval až do neba.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.De av invånarna som icke dogo blevo slagna med bölder; och ropet från staden steg upp mot himmelen.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.De Mænd, som ikke døde, blev slået med Pestbylder, så at Klageråbet fra Byen nåede op til Himmelen.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.De menn som ikke døde, blev slått med bylder, og skriket fra byen steg op til himmelen.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.In kateri niso umrli, so bili udarjeni s tvori; in vpitje iz mesta je šlo gori proti nebu.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.죽지 아니한 사람들은 독종으로 치심을 받아 성읍의 부르짖음이 하늘에 사무쳤더라
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Les gens qui ne mouraient pas étaient frappés d`hémorroïdes, et les cris de la ville montaient jusqu`au ciel.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Los hombres que no habían muerto fueron llagados con tumores, y el clamor de la ciudad subía hasta el cielo
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Muži pak, kteříž nezemřeli, raněni byli neduhy na zadku, tak že křik města vstupoval až k nebi.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Ne asukkaat, jotka eivät kuolleet, olivat ajoksilla lyödyt, ja huuto nousi kaupungista ylös taivaaseen.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Những kẻ nào không chết thì bị bịnh trĩ lậu ; và tiếng kêu_la của thành lên đến tận trời .
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Những kẻ nào không chết thì bị bịnh trĩ lậu; và tiếng kêu la của thành lên đến tận trời.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Oamenii cari nu mureau, erau loviţi cu bube la şezut, şi ţipetele cetăţii se înălţau pînă la cer.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Pois os homens que não morriam eram feridos com tumores; de modo que o clamor da cidade subia até o céu.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Quelli che non morivano erano colpiti da bubboni e i lamenti della città salivano al cielo
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.Και οι ανδρες οσοι δεν απεθανον, εκτυπηθησαν απο αιμορροιδας και η κραυγη της πολεως ανεβη εις τον ουρανον.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.И мъжете, които не умряха, бяха поразени с хемороиди; и викът от града се издигна до небето.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.И те, которые не умерли, поражены были наростами, так что вопль города восходил до небес.
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.והאנשים אשר לא מתו הכו בעפלים ותעל שועת העיר השמים׃
Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.والناس الذين لم يموتوا ضربوا بالبواسير فصعد صراخ المدينة الى السماء

İlgili Sayfalar