halkının ile cümle
halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Jadi yang pergi menyerbu kota itu hanyalah tiga ribu orang, tetapi mereka dipukul mundur
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.백성중 삼천명쯤 그리로 올라갔다가 아이 사람 앞에서 도망하니
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Niin meni sinne kansasta noin kolme tuhatta miestä, mutta he kääntyivät pakoon Ain miesten edestä.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Ongeveer 3000 soldaten trokken erop uit, maar zij werden door de mannen van Ai op de vlucht gejaagd.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Poszło tedy około trzech tysięcy mężów z ludu, i uciekli przed mężami z Haj.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Så drog henved 3.000 Mand af Folket derop; men de blev slået på Flugt af Ajjiterne,
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Så drog omkring tre tusen mann av folket der op; men de flyktet for mennene i Ai.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Šlo je torej tja gori ljudstva okoli tri tisoč mož; pa so pobegnili pred možmi iz Aja.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Tedy vytáhlo jich z lidu tam okolo tří tisíc mužů, a utekli před muži města Hai.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Trois mille hommes environ se mirent en marche, mais ils prirent la fuite devant les gens d`Aï.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Vậy , có chừng ba ngàn người đi lên đó ; nhưng họ chạy trốn trước mặt người A-hi .
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Vậy, có chừng ba ngàn người đi lên đó; nhưng họ chạy trốn trước mặt người A-hi.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Vi andarono allora del popolo circa tremila uomini, ma si diedero alla fuga dinanzi agli uomini di Ai
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Και ανεβησαν εκει εκ του λαου ως τρεις χιλιαδες ανδρες και εφυγον απο προσωπου των ανδρων της Γαι.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.И така, изкачиха се там от людете около три хиляди мъже; но побягнаха пред гайските мъже.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.Итак пошло туда из народа около трех тысяч человек, но они обратились в бегство от жителей Гайских;
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.ויעלו מן העם שמה כשלשת אלפים איש וינסו לפני אנשי העי׃
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.فصعد من الشعب الى هناك نحو ثلاثة آلاف رجل. وهربوا امام اهل عاي.
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.於 是 民 中 約 有 三 千 人 上 那 裡 去 、 竟 在 艾 城 人 面 前 逃 跑 了
Kentin üzerine yürüyen üç bin kadar İsrailli, Ay halkının önünde kaçmaya başladı.於是 民 中約 有 三千 人上 那 裡去 、 竟 在 艾城人 面前 逃跑了
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.A sługać nie mieszka w domu na wieki, ale Syn mieszka na wieki.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.A sluha nezostáva v dome na veky; syn zostáva na veky.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.A služebník nezůstává v domu na věky; ale Syn zůstává na věky.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Der Knecht aber bleibt nicht ewiglich im Hause; der Sohn bleibt ewiglich.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Een slaaf heeft geen enkel recht, maar een zoon heeft alle rechten.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.El esclavo no permanece en la casa para siempre; el Hijo sí queda para siempre
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.종은 영원히 집에 거하지 못하되 아들은 영원히 거하나니
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Men trælen blir ikke i huset til evig tid; sønnen blir der til evig tid.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Men Trællen bliver ikke i Huset til evig Tid, Sønnen bliver der til evig Tid.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Men trälen får icke förbliva i huset för alltid; sonen får förbliva där för alltid.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Mutta orja ei pysy talossa iäti; Poika pysyy iäti.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Ora lo schiavo non resta per sempre nella casa, ma il figlio vi resta sempre
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Ora, o escravo não fica para sempre na casa; o filho fica para sempre.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Or, l`esclave ne demeure pas toujours dans la maison; le fils y demeure toujours.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Şi robul nu rămîne pururea în casă; fiul însă rămîne pururea.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Suženj pa ne ostane v hiši vekomaj; sin ostane vekomaj.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.szolga pedig nem marad mindörökké a házban: a Fiú marad [ott] mindörökké.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Vả , tôi_mọi không ở luôn trong nhà , mà con thì ở đó luôn .
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Vả, tôi mọi không ở luôn trong nhà, mà con thì ở đó luôn.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Ο δε δουλος δεν μενει παντοτε εν τη οικια ο υιος μενει παντοτε.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.И тъй, учениците се върнаха пак у тях си.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Невільник же не пробував в дому до віку, Син пробував до віку.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Но раб не пребывает в доме вечно; сын пребывает вечно.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.והעבד לא ישכן בבית לעולם הבן ישכן לעולם׃
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.والعبد لا يبقى في البيت الى الابد. اما الابن فيبقى الى الابد.
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.奴 僕 不 能 永 遠 住 在 家 裡 、 兒 子 是 永 遠 住 在 家 裡
‹‹Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.奴 僕 不 能 永 遠 住在 家裡 、 兒子 是 永遠 住在 家裡
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.코소보인들이 그들의 참정권을 박탈당했기 때문입니다.
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.הייתה משום שלאנשי קוסובו נשללה הזכות לעתיד שלהם.
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.كان أن شعب كوسوفو كانوا محرومين من مستقبلهم.
Kosova halkının kendi geleceklerinden mahrum edilmiş olmalarıydı.コソボの将来を決める権利を奪われたことにありました 当時 コソボの将来をめぐって
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.A nép sokasága a király dicsõsége; a nép elfogyása pedig az uralkodó romlása.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.At Folket er stort, er Kongens Hæder, Brist på Folk er Fyrstens Fald.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Att hava många undersåtar är en konungs härlighet, men brist på folk är en furstes olycka.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Dân sự đông đảo, ấy là sự vinh hiển của vua; Còn dân sự ít, ấy khiến cho quan tướng bị bại.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Dân_sự đông_đảo , ấy_là sự vinh_hiển của vua ; Còn dân_sự ít , ấy khiến cho quan tướng bị bại .
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Een groot volk geeft een koning aanzien, maar een tekort aan onderdanen leidt tot zijn ondergang.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.En el pueblo numeroso está la gloria del rey, y en la escasez de pueblo está el pánico del funcionario
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Kansan paljous on kuninkaan kunnia, väen vähyys ruhtinaan turmio.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Kejayaan raja terletak pada jumlah rakyatnya; tanpa rakyat ia tidak dapat berkuasa