halkının ile cümle
halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kürt meselesi ve Kürt halkının sorunlarıyla yakından ilgilendi.Vrlo su dobro bili poznati njegovi stavovi i polemike o vučjoj populaciji.
Bu durumda turizm, ada halkının tarımdan turzimdeki hizmet sektörlerine kaymasına sebep olmuştur.Otok je otvorenog tipa, a za sigurnost turista na njemu brinu djelatnici ove javne ustanove.
Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır.U pokrajini je s velikim brojem tvrtki zastupljena i strojarska industrija.
Koloni halkının yegane bağlılığı koloni yönetimindeydi.Colombo je bio središte kolonijalne uprave na otoku.
Ancak kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir.Eiffelova veža narazila na odpor parížskeho obyvateľstva, ktoré ju považovalo za poškvrnu.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Zničil skoro celú dedinu.
Köy halkının en önemli geçim kaynağı seracılıktır.Bližší mu je dedinský spôsob života.
Şehir halkının da durumu hiç iyi değildi.K obyvateľom mesta bol veľkorysý.
Bugünkü halkının kökleri bu Portekizli yerleşimcilere ve köle Afrikalılara dayanır.V tomto období tvorili obyvateľstvo Portugalci a africkí otroci.
Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır.Na stavbu prispeli občania mesta finančnou zbierkou.
Savaş sırasında kent halkının sığınması için yapıldığı düşünülmektedir.V období vojen sa staral o bezpečnosť obyvateľstva.
Point Hope halkının özgün bir şiveleri vardır.Erb obce má vlastnú kompozíciu.
Bununla beraber köy halkının temel uğraşısı ormancılık değildi.Sicer pa je bila osnovna funkcija stadhouderja nevojaška.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Z zagotovostjo se ve, da Cantorjeva množica ni prazna.
Bunu birkaç yıl sonra 30 binden fazla girdi içeren Rus Halkının Atasözleri ve Özdeyişleri izledi.Nekaj let zatem mu je sledilo delo Ruski izreki in pregovori, ki je vsebovalo več kot 30.000 vnosov.
Göl yöre halkının önemli besin tedarikçisidir.Okrožje je tudi pomemben dobavitelj peska.
Köy halkının yüzde 70'i İstanbul'da yaşamaktadır.Okrog 70 % populacije živi v Sloveniji.
Şehir halkının geçimi balıkçılığa dayanır.Število prebivalcev je popolnoma odvisno od ribarjenja.
Bu kararı bilen Yunan halkının gözünde bu liderliğin zayıflaması ve çaresizliğin bir sarsıntısıydı.Za vse Grke, ki so poznali njegovo odločitev, je pomenila znak obupa in šibkosti, ki si zasluži božjo kazen.
Tayvan tarihi, Tayvan adasının ve halkının tarihidir.Šiame straipsnyje aprašoma Taivano salos ir jos gyventojų istorija.
Tüm İspanyol halkının %22'si ise en az ayda bir dini görevlerini yerine getirdiğini belirtmiştir.Bendrai paėmus, 22 % visos Ispanijos populiacijos lankosi bažnyčioje bent kartą per mėnesį.
Yaşlı Köy halkının söylemleridir.Ką civilizuotam pasauliui nori pasakyti senosios tautos?“.
Hayvancılık ise genelde hane halkının gıdasal ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır.Savininkams paprastai reikia užsitarnauti katės pasitikėjimą.
Bu durum da oba halkının ara ara hoşnutsuzluğuna sebep olmuştur.Patikrinimas parodė, kad abiejų žmonių grupių gimimo laikas buvo visiškai atsitiktinis.
Tunus halkının %99 kadarı Müslüman'dır ve Arapça konuşur.98 % Tuniso gyventojų yra arabai, kalbantys tunisietišku arabų kalbos dialektu.
Pütürge halkının büyük çoğunluğu tekstil sektöründe çalışmaktadır.Kas trečias miesto gyventojas dirbo tekstilės srityje.
Köy halkının tümü silahşördü.Provincijos sostinė yra Pistoja.
Rus halkının "ulusal şâir"i ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir.Laikomas geriausiu rusų poetu ir modernios rusų literatūros pradininku.
Bu göç köy halkının kültürünü İstanbul' da idame ettirmesine neden olmuştur.Kita vertus, teigti apie nenutrūkstantį keltų gyventojų kultūros perimamumą šiame regione būtų netikslu.
Tüm İspanyol halkının %22'si ise en az ayda bir dini görevlerini yerine getirdiğini belirtmiştir.22% Hispaania elanikest käib mingit tüüpi religioossel teenistusel vähemalt korra kuus.
Tagan'ın kızı ve bir gezegende Athos halkının lideridir.Teyla on Tagani tütar ning oli küla pealik planeedil nimega Athos.
Ülke halkının %80'i Hindu'dur.Indias on umbes 80% elanikkonnast hinduistid.
Halkının dilini daha sonraları öğrenmiştir.Hiljem muutus tema keel arusaadavamaks.
Köy halkının en önemli geliri fındıktır.See on küla peamiseks sissetulekuallikaks.
542 yılında Veba, Ürdün halkının büyük bir kısmını yok etmişti.Aastatel 541–542 tabas Itaaliat katkuepideemia, mis hävitas suure hulga elanikkonnast.
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.Suurem osa külaelanikest on naispensionärid.
Göl yöre halkının önemli besin tedarikçisidir.Järv on linna elanikele mõeldud avalik supluskoht.
Ketuhanan yang Maha Esa: Bu ilke Endonezya halkının bir tanrıya inandığını belirtir.Niiviisi andis ta juuresolevatele inglitele teada, et on olemas teine Jumal.
Köy halkının büyük çoğunluğu aynı kültüre sahiptir.Paljudel selle piirkonna rahvastel on sama komme.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Am să sar repede peste multe procese şi multe acţiuni pentru implicarea comunităţii.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Ich werde die Rechtsstreitigkeiten und Anstrengungen der Gemeinde nur anreißen.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Ik ga snel vooruit, voorbij een hoop rechtszaken en veel betrokkenheid van de gemeenschap.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Jag kommer snabbspola genom mänger av stämningar och mängder av samhällsegagemang.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Jeg spoler forbi en masse retssager og masser af engagement i området.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Je vous passe les nombreuses démarches juridiques et beaucoup d'engagement communautaire.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.많은 소송과 많은 사회적 약속들에 대한 이야기는 건너뛰겠습니다.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Most inkább átugrok egy csomó pert, és sok közösségi szerepvállalást.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Pikakelaan nyt lakijuttujen ja valtavan yhteisön työn ohi.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Pominę sporą ilość pozwów jak i zaangażowaniu lokalnej społeczności.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Rýchlo sa posuniem v čase cez množstvo žalôb a komunitnej angažovanosti.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Saya akan mempercepat hal ini dengan melewati banyak gugatan dan banyak keterlibatan masyarakat.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Teď přeskočím řadu soudních sporů a zapojení značné části komunity.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Tive que ultrapassar muitos processos judiciais e obter a adesão da comunidade.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Tôi sẽ phải đối phó với nhiều vấn đề luật pháp và tìm kiếm sự ủng hộ từ cộng đồng.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Vado avanti veloce e sorvolo sulle tante azioni legali e sul grande coinvolgimento della comunità.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Voy a obviar del relato un montón de demandas y mucho compromiso de la comunidad.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Υπήρξαν και αρκετές αγωγές στις οποίες δεν θα αναφερθώ τώρα και μεγάλη συμμετοχή της κοινότητας.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Ще превъртя напред през доста съдебни дела и доста обществена загриженост.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Я не буду зупинятись на численних судових процесах та жителях, втягнених у цю ситуацію.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.Я не буду останавливаться на многих судебных тяжбах и большом содействии жителей прилегающих районов.