halkının ile cümle

halkının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1996'da ABD halkının %27'si eşcinsel evliliği destekliyordu, %65'i ise buna karşıydı.76 % voličů liberálů podporovalo stejnopohlavní manželství, zatímco 22 % bylo proti.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Zničil skoro celou vesnici.
Bu terim Tuba halkının hepsini de kapsayabilir.Naopak v širším smyslu může mansarda znamenat i celé obyvatelné podkroví vůbec.
Yemek olarak en çok beğenilen ve sevilen yöre halkının deyimiyle, Topça'dır.Pro ostatní obyvatele však stále zůstává podivínským, avšak oblíbeným obyvatelem Bon Temps.
Köy halkının %90'ı okur yazardır.Hlásí se k ní asi 90 % obyvatel státu.
"Çakırı" da köy halkının yapısından dolayı almıştır.Přízvysko "Zlatá" získala díky blahobytu, kterým vesnice oplývala.
Son olarak da yeni imparatorluk halkının dinine kadar genişletildi.În cele din urmă, s-a extins la religia populației noului Imperiu.
Yaşlı Köy halkının söylemleridir.Așa zic bătrânii satului.
Alternatif isim olan Dauriya, Daur halkının kökeninden türetilmiştir.Denumirea alternativă, Dauria, este derivată de la etnonimul populației Daur.
Lihtenştayn halkının yaş ortalaması 38,2'dir.Vârsta medie a locuitorilor era de 38,2 ani.
Bulgar halkının çoğu Bulgar Milliyetçilik Ayaklanmaları'nın atası olduğunu kabul eder.Cei mai mulți bulgari sunt învățați că el a fost strămoșul Renașterii Naționale Bulgare.
Rus halkının göçü ise 2000 yılında 359.000 iken 2009 yılıdna 32.000 inmiştir.Numărul de emigranți ruși a scăzut constant, de la 359,000 în 2000 la 32.000 în 2009.
Birçok Afrika ülkesinde olduğu gibi, Senegal halkının etnik kökeni de çeşitlilik göstermektedir.Ca și în cele mai multe grupuri etnice, definiția de „finlandez” poate varia.
Panama Kanalı ile Panama halkının refah seviyesi yükselmiştir.Construcția Canalului Panama i-a mărit prosperitatea.
Tarım ada halkının pek çoğunun birincil işidir.Creșterea animalelor este principala ocupație a unei mari părți din locuitorii insulei.
Yunanistan ise ada halkının geleceğini kendinin belirlemesini istedi.Ismet însuși a ales să declare că grecii au planificat arderea orașului” .
Halkının çoğu yurtdışında çalışmaktadır.Locuitorii sunt în mare parte plecați la muncă în străinătate.
İlçe halkının eğitim ve kültür düzeyi yüksektir.Nivelul ridicat de cultură și accesul la informație erau esențiale.
Bu Çerkes halkının atalarının anavatanıdır.Este strămoșul porcului domestic.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Astfel, Scorpions înșiși s-au declarat Unbreakable.
Zeytincilik, ilçe halkının birinci derecede gelir kaynağıdır.XIX sunt cauza principală a exodului populației.
Şehirde çıkan büyük bir tifüs salgını çok sayıda Venedikli şehir halkının ölümüne neden oldu.Epidemia de tifos de la sfârșitul războiului a cauzat numeroase morți.
Belde halkının eğitim oranı oldukça düşük sayılır.Publicul tânăr are cote procentuale reduse.
Köy halkının çoğunun arabası vardır.Doha lakóinak többsége rendelkezik autóval.
Ülke halkının %80'i Hindu'dur.Az Indiai Köztársaság 80%-a hindu.
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.A falu lakosainak nagy része nyugdíjaskorú.
44 metre uzunluğundaki stel, Ermeni halkının "yeniden doğuş"unu simgelemektedir.A 44 méter magas központi oszlop az örmények nemzeti újjászületését jelképezi.
Siyah renk Afrika halkını, sarı renk güneşi, kırmızı renk ise Afrika halkının kardeşliğini temsil etmektedir.A fekete szín képviseli Afrika népét, a sárga a napfényt, a vörös a testvériséget.
Ülke halkının % 14'ü bu şehirde yaşamaktadır.A város teljes lakosságának 14%-a él itt.
Şehir halkının da durumu hiç iyi değildi.A fővárosban sem volt sokkal jobb a helyzet.
Köy halkının bir kısmı küçük balıkçılık ile uğraşmaktadır.A lakosság kisebb része halászattal foglalkozik.
Çin geleneksel dini, Çin halkının dinsel uygulamaları ve inançları paylaştığı bir dini gelenektir.A hagyományos kínai kultúra hisz Istenben és az ég parancsában.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Ennek ellenére tartja magát a hiedelem, hogy a Stradivariusok egyedülállóak.
Halkının çoğu yurtdışında çalışmaktadır.Sokan közülük külföldön folytatják tanulmányaikat.
Bu durum da oba halkının ara ara hoşnutsuzluğuna sebep olmuştur.Ezzel aztán mindkét csoport elégedetlenségét kiváltották.
Savaş sırasında kent halkının sığınması için yapıldığı düşünülmektedir.Ilyen például a hadviselés során a polgári lakosság kímélése.
Köy halkının tamamı Kafkas göçmenidir.A város polgárai bolondnak hitték.
Fransız Halkının Birliği'nin (RPF) basım direktörü olmuştur.A Francia Fölfedezők Társaságának (Société des explorateurs français) az elnöke volt.
Bunlardan en ünlüsü şüphesiz yöre halkının Nessie adını verdiği efsanevi canavarla ünlü Loch Ness’tir.A tó a leginkább az állítólag benne élő Loch Ness-i szörnyről ismert.
Zamanın imparatorları ülke halkının gittikçe afyon bağımlısı olmasından rahatsızlık duymaya başlamışlardı.A gróf emigráns környezetétől is egyre inkább elszigetelődött.
Mahalle halkının tamamına yakını geçimini hayvancılıkla sağlar.A többi szarvasmarhafélével könnyen kereszteződik.
Ayrıca bir piknik alanı olarak çevre halkının ilgi gösterdiği bir yerdir.Többek közt emiatt is népszerű kirándulóhelynek számít.
Sarı İmparator olarak da anılan hükümdârın Çin halkının atası olduğuna inanılırdı.A Sárga Császárra ekkor is úgy hivatkoztak, mint a kínai nemzet ősatyjára.
Köy halkının büyük bir kısmı bu madende çalışmaktadır.A falu lakosai nagyrészt ezeken a földeken dolgoztak.
Halkının büyük bölümünü Smaug öldürmüştü.Társa, Szméagol azonban megölte érte.
Ancak bu usul, Trabzon halkının tepkisi nedeniyle çok uzun sürmedi.Ez alapján már nem kellett sokat várni arra, hogy megláthassuk Tuxot.
Dernek üylerinin ve köy halkının desteğiyle yeniden restore edilmiş ve korumaya alınmıştır.Később a városi tanács támogatásával felújították és védelem alá helyezték őket.
Halkının üzerinde bu medrese kültürünün etkileri fark edilir.Ezekben erősen érezni az afrikai kultúra hatását.
Köy halkının çoğunluğu çay tarımı yapmaktadır.Lakosainak nagy része a takács mesterséget gyakorolja.
Büyücü halkının bir kısmı onun vampir olduğuna inanır.Jotkut uskovat hänen olevan vampyyri.
Sorb Halkının Vakfı, resmi web sitesinde maddi kaynaklarının bütün kalemlerini açıklamaktadır.Faktabaari sitoutuu julkistamaan kaikki rahoituslähteensä avoimesti verkkosivuillaan.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.Kauko Jouppila työskenteli Seinäjoella Valtion Rautateiden palveluksessa.
Quaoar : Amerika yerlisi Tongva halkının yaratılış mitinde tanrı.Quaoar on nimetty Tongva-intiaaniheimon mytologiassa esiintyvän Quaoar-luojajumalan mukaan.
Kasaba halkının genel refah seviyesi iyi durumdadır.Kaupungin turvallisuustilanne on hyvä.
Bütün macera boyunca Jason, Rakyat halkının saygı duyduğu olgun bir savaşçıya dönüşür.Vähitellen aluksi pelokkaasta Jasonista kypsyy pelottava soturi, jota kunnioitetaan Rakyatissa.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Israelin valtion olemassaolo oli kosto pakanoille näiden aiheuttamista kärsimyksistä Valitulle Kansalle.
Bunlardan en ünlüsü şüphesiz yöre halkının Nessie adını verdiği efsanevi canavarla ünlü Loch Ness’tir.Otuksen ulkonäöstä tulee mieleen tunnetumpi vesiolento Loch Nessin hirviö.
Point Hope halkının özgün bir şiveleri vardır.Kirjailija Eino Kettusesta on eri artikkeli.
Seçilmesinden hemen sonra Roma halkının İmparator I. Ludwig'e bağlılık yemini etmesini emretti.Heti valintansa jälkeen hän komensi roomalaiset vannomaan uskollisuutta Ludvig Hurskaalle.
Belde halkının eğitim oranı oldukça düşük sayılır.Malin väestön koulutustaso on heikko.

İlgili Sayfalar