halkım ile cümle
halkım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Voi sătura de grăsime sufletul preoţilor, şi poporul Meu se va sătura de bunătăţile Mele, zice Domnul.``
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.И напитаю душу священников туком, и народ Мой насытится благами Моими, говорит Господь.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Още ще наситя душата на свещениците с тлъсто; И людете Ми ще се наситят с Моите блага, казва Господ.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.ורויתי נפש הכהנים דשן ועמי את טובי ישבעו נאם יהוה׃
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.واروي نفس الكهنة من الدسم ويشبع شعبي من جودي يقول الرب
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.我 必 以 肥 油 使 祭 司 的 心 滿 足 . 我 的 百 姓 也 要 因 我 的 恩 惠 知 足 . 這 是 耶 和 華 說 的
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.我 必 以 肥 油 使 祭司 的 心滿足 . 我 的 百姓 也 要 因 我 的 恩惠 知足 . 這 是 耶和華 說的
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Celui qui mangera du sang d`une espèce quelconque, celui-là sera retranché de son peuple.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Chiunque mangerà sangue di qualunque specie sarà eliminato dal suo popolo»
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Cine va mînca vreun fel de sînge, va fi nimicit din poporul său!``
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Cualquier persona que coma sangre será excluida de su pueblo.'
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››enhver, der nyder noget som helst Blod, skal udryddes af sin Slægt.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Enhver som nogensinne eter blod, han skal utryddes av sitt folk.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››I dał to wszystko w ręce Aaronowi i w ręce synów jego, i obracał to tam i sam za ofiarę obracania przed Panem.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Ieder die dat toch doet, zal uit het volk worden verstoten.?
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Jokainen, joka syö verta, minkälaista hyvänsä, hävitettäköön kansastansa."
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Kdorkoli bi užival kakršnokoli kri, ta duša bo iztrebljena iz ljudstva svojega.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››무슨 피든지 먹는 사람이 있으면 그 사람은 다 자기 벡성 중에서 끊쳐지리라
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Nech by to bola ktorákoľvek duša človeka, ktorá by jedla nejakú krv, tá duša bude vyťatá zo svojho ľudu.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Phàm ai ăn một thứ huyết nào sẽ bị truất khỏi dân sự mình.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Phàm ai ăn một thứ huyết nào sẽ bị truất khỏi dân_sự mình .
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Siapa yang melanggar peraturan itu tidak lagi dianggap anggota umat TUHAN
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Toda pessoa que comer algum sangue será extirpada do seu povo.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Valaki megeszik valami féle vért, az az ember gyomláltassék ki az õ népe közül.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Var och en som förtär något blod, han skall utrotas ur sin släkt.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Všeliký člověk, kterýž by jedl jakou krev, vyhlazen bude z lidu svého.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Welche Seele würde irgend ein Blut essen, die soll ausgerottet werden von ihrem Volk.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Πασα ψυχη ητις ηθελε φαγει οποιονδηποτε αιμα, και εκεινη η ψυχη θελει απολεσθη εκ του λαου αυτης.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››а кто будет есть какую-нибудь кровь, истребится душа та из народа своего.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››Всеки човек, който би ял каква да е кръв, тоя човек ще се изтреби измежду людете си.
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››כל נפש אשר תאכל כל דם ונכרתה הנפש ההוא מעמיה׃
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››كل نفس تاكل شيئا من الدم تقطع تلك النفس من شعبها
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››無 論 是 誰 喫 血 、 那 人 必 從 民 中 剪 除
Kan yiyen herkes halkımın arasından atılacak.› ››無論 是 誰喫 血 、 那人 必 從民 中 剪除
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››(2:3) Dites à vos frères: Ammi! et à vos soeurs: Ruchama!
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››"Decid a vuestros hermanos: Ammí, y a vuestras hermanas: Rujama
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Dizei a vossos irmãos: Ami; e a vossas irmãs: Ruama.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Hãy xưng anh em các ngươi là Am-mi; và chị em các ngươi là Ru-ha-ma.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Hãy xưng anh_em các ngươi là Am-mi ; và chị_em các ngươi là Ru-ha-ma .
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Kald eders Broder Mit-Folk og eders søster nåderig.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Kallen då edra bröder Ammi och edra systrar Ruhama.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Karena itu panggillah sesamamu dengan nama "Umat Allah" dan "Dikasihani TUHAN
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››너희 형제에게는 암미라 하고 너희 자매에게는 루하마라 하라
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Povedzte mojim bratom: Ammi, a svojim sestrám: Rucháma.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Rcete bratřím vašim: Ó lide můj, a sestrám vašim: Ó milosrdenství došlá.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Recite bratom svojim: Ami [T. j. Ljudstvo moje.], in sestram svojim: Ruhama [T. j. Pomiloščena.].
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Sagt euren Brüdern, sie seien mein Volk, und zu eurer Schwester, sie sei in Gnaden.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Sanokaa veljiänne Ammiksi ja sisarianne Ruhamaksi."
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Ziceţi fraţilor voştri: ,,Ami`` (Poporul meu), şi surorilor voastre Ruhama (Cea îndurată)!``
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Ειπατε προς τους αδελφους σας, Αμμι, και προς τας αδελφας σας, Ρουχαμμα.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Говорите братьям вашим: „Мой народ", и сестрам вашим: „Помилованная".
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Наричайте, прочее, братята си Аммий (Т.е., Люде мои), и сестрите си Рухама (Т.е., Придобила милост).
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››אמרו לאחיכם עמי ולאחותיכם רחמה׃
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››قولوا لاخواتكم عمّي ولاخوتكم رحامة.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››你 們 要 稱 你 們 的 弟 兄 為 阿 米 、 〔 就 是 我 民 的 意 思 〕 稱 你 們 的 姊 妹 為 路 哈 瑪 。 〔 就 是 蒙 憐 憫 的 意 思
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››你 們要稱 你 們 的 弟兄 為阿米 、 〔 就 是 我 民 的 意思 〕 稱 你 們 的 姊妹 為路 哈瑪 。 〔 就 是 蒙憐憫 的 意思
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.En halua ahdistella oman kansani jäsentä- -mutta et voi kulkea tekemässä, mitä haluat.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jag avskyr att gå emot mitt eget folk- -men du kan inte dra runt och göra precis som du vill.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jeg hader at gå imod mit eget folk, - - men du kan ikke gå rundt og gøre, hvad du har lyst til.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››(8:19) J`établirai une distinction entre mon peuple et ton peuple. Ce signe sera pour demain.
İlgili Sayfalar