halkım ile cümle

halkım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.Und zweitens sollten wir den Bildungsgrad unserer Gesellschaft verstehen.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.Và việc thứ hai chúng tôi cần làm, là tin vào sự kỳ diệu của xã hội.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.Y la segunda cosa que debemos hacer es entender el valor de nuestras sociedades.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.Και το δεύτερο πράγμα που πρέπει να κάνουμε είναι να κατανοήσουμε την ιδιοφυΐα των κοινωνιών μας.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.А друга справа, яку нам потрібно зробити, - усвідомити геніальність наших громад.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.А также необходимо осознать насколько гениальны наши общества.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.Второто нещо, което трябва да направим, е да разберем дарбата на обществото ни.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.והדבר השני שעלינו לעשות הוא להבין את הגאונות שקיימת בחברות שלנו.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.وما علينا فعله أيضاً هو فهم عبقرية مجتمعاتنا.
İkinci öğrenmemiz gerekense, halkımızın dahi olduğu.理解することです 今 社会は かつてないほど 教養が高く
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağımInsha'Allah, cu voia Sa, predic acest mesaj fratiei.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağımInsha'Allah, se Allah vuole, predico il messaggio della fratellanza.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağımInsha'Allah, se Deus quiser, eu preguei esta mensagem de fraternidade.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağımInsha'Allah, si Dieu veut, a prêché ce message de fraternité.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağımInsha'Allah, si Dios quiere, predico este mensaje de fraternidad.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağım인살라 알라, 신의 뜻으로, 저는 형제애의 메세지를 전파합니다.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağımLạy Thánh Allah, tôi gửi tới thông điệp của tình anh em.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağımΙσχ Αλλάχ, Θεού θέλοντος, κυρήττω αυτό το μήνυμα αδελφότητας.
İnşallah, Allah nasip ederse, kardeşlik mesajını halkımıza duyuracağım"Иншаллах", на все воля Аллаха - это я проповедую своим братьям.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Aj, tito zdaleka přijdou, aj, onino od půlnoci a od moře, a jiní z země Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Dari jauh umat-Ku berdatangan, dari utara, barat dan Sinim di selatan.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Eis que estes virão de longe, e eis que aqueles do Norte e do Ocidente, e aqueles outros da terra de Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Glej, ti pridejo od daleč, in glej, ti od severa in od zahoda, in ti iz dežele Sinimcev.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Hľa, títo prijdú z ďaleka a hľa, tamtí od severa a od západu a hen tí zo zeme Sínima.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Iată -i că vin de departe, unii dela miază noapte şi dela apus, iar alţii din ţara Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Ímé, ezek messzirõl jönnek ímé, amazok észak és a tenger felõl, és amazok Sinnek földérõl!
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Katso heitä, he tulevat kaukaa! Katso, nuo pohjoisesta, nuo lännestä, nuo Siinimin maalta!
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Kijk, mijn volk zal vanuit het oosten, het noorden en het westen terugkeren.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››"혹자는 원방에서, 혹자는 북방과 서방에서, 혹자는 시님 땅에서 오리라"
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Les voici, ils viennent de loin, Les uns du septentrion et de l`occident, Les autres du pays de Sinim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Oto ci z daleka przyjdą, a oto drudzy od północy i od morza, a drudzy z ziemi Synim.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Se, där komma de fjärran ifrån, ja, somliga från norr och andra från väster, somliga ock från sinéernas land.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Se, de kommer langt borte fra, nogen fra nord og nogen fra vest og nogen fra Sinims land.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Se, nogle kommer langvejsfra, nogle fra Nord og Vest, nogle fra Sinims Land.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Ιδου, ουτοι θελουσιν ελθει μακροθεν και ιδου, ουτοι απο βορρα και απο νοτου και ουτοι απο της γης του Σινειμ.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Вот, одни придут издалека; и вот, одни от севера и моря, а другие из земли Синим.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››Ето, тия ще дойдат от далеч, И, ето, ония от север и от запад, А пък ония от Синимската земя.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››הנה אלה מרחוק יבאו והנה אלה מצפון ומים ואלה מארץ סינים׃
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››هؤلاء من بعيد يأتون وهؤلاء من الشمال ومن المغرب وهؤلاء من ارض سينيم.
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››看 哪 、 這 些 從 遠 方 來 、 這 些 從 北 方 、 從 西 方 來 、 這 些 從 秦 國 來 。 〔 秦 原 文 作 希 尼
İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››看哪 、 這些 從遠 方來 、 這些 從 北方 、 從西方來 、 這些 從秦國來 。 〔 秦 原文 作 希尼
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››Agora, pois, eis que me vou ao meu povo; vem, avisar-te-ei do que este povo fará ao teu povo nos últimos dias.
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››A teraz oto ja odchodzę do ludu mego, jednak oznajmięć, co uczyni lud ten ludowi twemu na potem.
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››이제 나는 내 백성에게로 돌아가거니와 들으소서 내가 이 백성이 후일에 당신의 백성에게 어떻게 할 것을 당신에게 고하리이다 하고
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››ועתה הנני הולך לעמי לכה איעצך אשר יעשה העם הזה לעמך באחרית הימים׃
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››والآن هوذا انا منطلق الى شعبي. هلم انبئك بما يفعله هذا الشعب بشعبك في آخر الايام
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››現 在 我 要 回 本 族 去 . 你 來 、 我 告 訴 你 這 民 日 後 要 怎 樣 待 你 的 民
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››現 在 我 要回 本族 去 . 你來 、 我 告訴 你 這民 日後 要 怎樣 待 你 的 民
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.A rozvlažím dušu kňazov tukom, a môj ľud sa nasýti môjho dobrého, vraví Hospodin.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Colmaré de abundancia el alma del sacerdote, y mi pueblo se saciará de mi bondad", dice Jehovah
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.E saciarei de gordura a alma dos sacerdotes, e o meu povo se fartará dos meus bens, diz o Senhor.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.És a papok lelkét megelégítem kövérséggel, és az én népem eltelik javaimmal, azt mondja az Úr.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.In poživim dušo duhovnikov z mastjo in ljudstvo moje se nasiti z dobroto mojo, govori GOSPOD.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.I opoję duszę kapłanów tłustością, a lud mój dobrocią moją nasyci się, mówi Pan.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Jeg kvæger Præsterne med Fedt, mit Folk skal mættes med min Fylde, lyder det fra HERREN.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Je rassasierai de graisse l`âme des sacrificateurs, Et mon peuple se rassasiera de mes biens, dit l`Éternel.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.내가 기름으로 제사장들의 심령에 흡족케 하며 내 은혜로 내 백성에게 만족케 하리라 여호와의 말이니라
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Og jeg vil vederkvege prestene med det fete, og mitt folk skal mettes med mine gode ting, sier Herren.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Rozvlažím i duši kněží tukem, a lid můj dobroty mé nasytí se, dí Hospodin.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Sazierò di delizie l'anima dei sacerdoti e il mio popolo abbonderà dei miei beni. Parola del Signore
İlgili Sayfalar