Başlangıçtaki haliyle aynı görünüyor.فيبدو كما في حالته البدائية.
Başlangıçtaki haliyle aynı görünüyor.たとえばアルハンブラの壁のタイルなら
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleCorro hacia abajo y me meto a la cabina y digo, con cierto nivel de incredulidad,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleIch klettere hinunter, ich gehe ins Steuerhaus, und ich sage, mit einem gewissen Grad von Ungläubigkeit:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleIk draaf naar beneden, stap in de stuurhut en ik zeg met een toon van ongeloof:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleJag rusar ner och går in i styrhytten och säger, lite misstroget,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleJe descends, j'entre dans la timonerie et je dis, avec un certain niveau d'incrédulité,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyle전 잽싸게 내려가서, 조타실로 들어갔어요 믿기지 않는다는 목소리로 말했습니다.
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleLemásztam, odamentem a kormányálláshoz, és azt mondtam, bizonyos fokú hitetlenséggel,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleMă grăbesc jos, mă duc în timonerie şi spun, cu ceva incredulitate în glas,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleMi fiondo giù, vado nella cabina di controllo e dico, con un po' di incredulità,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliylePędzę na mostek i mówię z niedowierzaniem:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleTôi đi nhanh vào buồng lái và nói với vẻ không tin tưởng,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleΚατεβαίνω, μπαίνω στη γέφυρα και λέω με κάποιο βαθμό δυσπιστίας,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleСкачам надолу, влизам в кабината на щурвала и казвам, с известна степен на скептичност:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleЯ несусь вниз, иду к штурвалу и говорю, с некоторой долей скептицизма:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleאני רץ למטה, נכנס לחדר ההגה ואני אומר, ברמה מסויימת של ספקנות,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleأنا نازل للأسفل، وأنا ذاهب إلى غرفة القيادة وأا أقول، مع قدر من التشكيك،
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyle信じられないといった感じで 「船長 OSHAだ!」と言うと
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.Acho que o corpo que tens é muito bom e vantajoso.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.El que tienes ahora es bonito y muy útil.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.Jag tycker att den där kroppen verkar bra.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.Jeg synes, din nye krop ser fin ud.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.-Minusta tuo on hieno ja kätevä.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.Mi pare che il corpo che hai sia bello e utile.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.Uważam, że twoje ciało jest ładne i wygodne.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.Αυτό που έχεις είναι πολύ βολικό.
Bence bu haliyle çok hoş ve işe yarar.По-моему, это твоё тело очень хорошее и удобное.
Ben esmer bir Arap kadınıyım ve biz öfkenin her haliyle geliyoruz.Io sono una donna araba di colore e noi arriviamo con tutte le sfumature della rabbia.
Ben esmer bir Arap kadınıyım ve biz öfkenin her haliyle geliyoruz.Sono una donna araba di colore e noi arriviamo con tutte le sfumature della rabbia.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Acho que todas essas forças trabalharam de uma forma muito prejudicial na Bolsa de Valores.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Cred că toate aceste forţe acţionează într-un mod foarte dăunator la bursă.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Credo che tutte queste forze lavorino in un modo molto negativo nella borsa.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Ich denke daß alle diese Kräfte sehr schlechte Auswirkungen auf die Börse haben.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Ik denk dat al deze krachten zeer negatief werkten in de aandelenmarkt.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Jag tror att alla dessa krafter arbetar på ett mycket dåligt sätt på aktiemarknaden.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Já myslím, že všechno toto se na burze stáva velmi špatným vlivem.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Jeg tror at alle disse faktorer fungerer meget negativt på aktiemarkedet.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Je pense que toutes ces forces agissent d'une façon très mauvaise dans la bourse.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.이 모든 영향력이 아주 부정적으로 주식시장에서 작용한 거라고 전 생각합니다.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Myslím, že všetky tieto sily pôsobia veľmi zlým spôsobom na burze cenných papierov.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Saya pikir semua pengaruh itu telah memberi dorongan yang amat sangat buruk di dalam pasar modal.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Tôi cho rằng tất cả các lực tác động đó hoạt động theo 1 cách xấu trên thị trường chứng khoán
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Úgy gondolom, ezek a dolgok nagyon rossz irányba hatnak a tőzsdén.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Uskon, että kaikki nämä voimat vaikuttavat ikävällä tavalla osakemarkkinoihin.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Uważam, że to wszystko źle wpływa na rynek papierów wartościowych.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Yo pienso que todas estas fuerzas funcionan de una forma negativa en la bolsa de valores.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Νομίζω ότι όλες αυτές οι δυνάμεις λειτουργούν πολύ άσχημα για τη χρηματαγορά.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.Мисля, че всички тези сили действат по много лош начин на борсовия пазар.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.אני חושב שכל הכוחות האלה פועלים בצורה רעה בבורסה.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.أعتقد أن كل ذلك يسيّر العمل بطريقة سيئة للغاية في سوق الأسهم.
Ben stok markette tüm bu güçlerin olabilecek en kötü haliyle görev aldığını düşünüyorum.悪い方へ向かうと考えます 一般的には 行動経済学では
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz."A ciência é objetiva, a consciência é subjetiva, "portanto, não pode existir uma ciência da consciência."
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.A tudomány objektív, a tudat szubjektív, ezért nem létezhet egy, a tudatot kutató tudomány.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.Khoa học là khách quan, nhận thức là chủ quan, vì vậy không thể tồn tại một thứ khoa học về nhận thức.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.과학은 객관적이고, 의식은 주관적이다. 그러므로 의식에 대한 과학은 존재할 수 없다.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.La ciencia es objetiva, la conciencia es subjetiva, por tanto no puede haber una ciencia de la conciencia.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.La scienza è oggettiva, la coscienza è soggettiva, quindi non può esistere una scienza della coscienza.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.Nauka jest obiektywna, świadomość jest subiektywna. Zatem nie ma mowy o nauce o świadomości.
Bilim nesneldir, bilinç özneldir, haliyle bilincin bilimi olamaz.Știința e obiectivă, conștiința e subiectivă, așadar nu poate exista o știință a conștiinței.