Bu sürümde haliyle filmin kurgusu da biraz değişmiş ve süresi de 86 dakikaya çıkmıştı.Een vervormde stem vertelt hem dat hij nog 88 minuten te leven heeft.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Ale i tak przyciąga turystów.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.Wydaje się to zachowaniem obronnym.
Doktor'un daha genç hâliyle karşılaştığını anlar.Producenci uznali jednak, że jest za młoda.
Ülke ekonomisine bu haliyle katkısı toplam 5.5 milyar $ olmuştur.Podczas kryzysu finansowego bank otrzymał pomoc w łącznej wysokości 5,5 mld €.
Bu haliyle, Suyılanı'ndan sonra gökyüzündeki en uzun takımyıldızdır.Czy wiesz, że najszybszym na świecie owadem jest mucha końska?.
Kanıt 2: Kanıt 1'in biraz daha değiştirilmiş haliyle teorem yine kanıtlanabilir.Krok 2: Wykaż, że zmienna 1 w sposób istotny statystycznie przewiduje zmienną 3.
Çizdiklerinin Mogwai'nin filme alınan haliyle bir ilgisi yoktu.Nie miało ono nic wspólnego z koncepcjami Mitchella.
Yenilenmiş haliyle modern bir görüntüye kavuşmuştur.Nadało to targowisku nowoczesny wygląd.
Suat Sayın'ın yazdığı sözlerin özgün haliyle benzerliği yoktur.Co do zasady członów wyrazu złożonego niczym się nie rozdziela.
İki zıt grup arasında haliyle hareketlerde de farklılıklar görülür.Między obiema odmianami istnieje także różnica w wartości akcji punktowych.
Müze, yenilenmiş ve tadilata girmiş haliyle 12 Nisan 2009 tarihinde tekrar açıldı.Uroczyste otwarcie wyremontowanego i przebudowanego dworca nastąpiło 12 listopada 2015.
Bu haliyle mükemmel bir manzara sergilemektedir.Dzięki temu stanowią one dobry punkt widokowy.
Bu haliyle Edmonton, Calgary'nin ardından Alberta'nın en büyük kentidir.Jest to drugie co do wielkości miasto Alberty po Calgary.
Bu sürümde haliyle filmin kurgusu da biraz değişmiş ve süresi de 86 dakikaya çıkmıştı.Filmen, som knappt har någon dialog, är 68 minuter lång.
Bu haliyle ilçe merkezi ve köyleri uzun bir süre kendi kaderine terk edilmiştir.Städernas namn och plats glömdes med tiden.
Tangut yaralı haliyle Doğan'dan kaçar.Raniganj Raniganjs läge i Indien.
836 yılında genişletilen cami bugünkü hâliyle Aglebiler dönemine aittir.Razor 1911 är aktiva än i dag med nya medlemmar.
Mücver bu haliyle pişirilebilir.Påssjuka kan definieras så.
Bugünkü haliyle bildiğimiz teori Politzer, Gross ve Wilczek tarafından 1975 yılında formüle edilmiştir.Цю теорію, такою, якою ми її знаємо тепер, запропонували Поліцтер, Гросс та Вільчек 1975 року.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексті Про церемонії, однак, він також може бути прочитаний просто як одиниця чи корабель.
PCR'nin kokusu yoktur ancak doğal haliyle hafif sarı bir ton sergiler.PCR не має запаху, але має незначний жовтий відтінок в його природному стані.
Sabah biraz geç kalır haliyle, koşarak Profesör Oak'ın laboratuvarına gider.Практично весь час проводить в лабораторії професора Оука.
Bu haliyle Yelnya çıkıntısı her iki taraf açısından da önemli bir simge haline gelmiştir.Як не дивно, це породило образу на нього з обох сторін.
Anadolu'da geçen haliyle Ferhat İle Şirin'in Amasya ile ilintisi bulunmaktadır.Для цього вивчають чутливість полімерази в присутності α-аманітину.
En saf haliyle, çikolata likörü açıktır; renklendirme eklenebilir.Зазвичай у чистому вигляді шоколадний лікер прозорий, однак може бути додано забарвлення.
Geleneksel haliyle taiko yazılı bir notasyona sahip değildir.Щодо періоду створення фрески не має письмових свідчень.
Kulenin tam eski haliyle yeniden inşasına karar verildi.Celá zahrada byla věrně obnovena tak, jak ji G.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Je to zřejmě i proto, aby nalákaly turisty.
Bu ilişkiler gizli ya da ilan edilmiş haliyle yürütülebilir.Vyrábějí se s přiznaným či skrytým spojem.
Poznań Üniversitesi küçülmüş haliyle II. Dünya Savaşı sonrası tekrar açıldı.Výuka na českých vysokých školách byla obnovena po skončení druhé světové války.
Saray, bugünkü hâliyle çeşitli Fransız krallarının eseridir.Je to bývalá rezidence několika francouzských králů.
Şu haliyle İran'ın 30 eyaletini kapsar.Iranul este împărțit în 30 de provincii.
Investigation Discovery Europe (kısa haliyle ID), Avrupa'da yayın yapan bir televizyon kanalı.Discovery Travel & Living Europe este un canal de televiziune care transmite în câteva țări din Europa.
İlk haliyle ahşap ağırlıklı mimariye sahipti.Inițial a avut o clopotniță din lemn.
Zira onu bu hâliyle dinlemekten fazlasıyla mutluymuşuz meğer."Dumnezeu să-ți ajute și s'auzim de bine!”
Bu haliyle onun düzyazısına ilişkin uygun bir yargı ortaya çıkmadı.Dar aceasta înseamnă că nu există nici o rațiune suficientă pentru existența ei.
Suat Sayın'ın yazdığı sözlerin özgün haliyle benzerliği yoktur.Astfel încât remarca asupra persoanei căreia autorul se exprimă nu are nimic special propriu ficțiunii.
Fransa-Türkiye maçı çok kötü ruh haliyle oynandı.Turneul în Suedia s-a soldat cu un imens succes.
Bugünkü haliyle bildiğimiz teori Politzer, Gross ve Wilczek tarafından 1975 yılında formüle edilmiştir.Ma ismert alakját Politzer, Gross és Wilzcek munkássága következtében 1975-ben nyerte el.
22/11/63 (orijinal dilindeki haliyle 11/22/63), Stephen King'in 2011 yılında yayımlanan kitabıdır.A 11/22/63 Stephen King amerikai író 2011-ben megjelent regénye.
Bu yenilemelerden sonra mezarlık büyümüş ve 17 hektardan bugünkü haliyle 43 hektarı bulmuştur.A sírkertet többször is bővítették, napjainkban 43 hektár méretű.
Bu elbise, kanı tabii hâliyle tutmaya yarar.Csak így tudjuk vérünket tisztán tartani.
Bunu tamamlanmamış haliyle giydi.Ők ezt a sisakjukon viselték.
İlk haliyle ahşap ağırlıklı mimariye sahipti.A tájat eredetileg sűrű erdő borította.
Yine de bu ülkedeki Channel V ve MTV kanalları, videoyu özgün haliyle yayınladı.Ugyanakkor más ausztráliai csatornák, mint a Channel V vagy az ausztrál MTV leadták a klipet vágatlanul.
Bu haliyle bölgenin orta çapta höyüklerinden biridir.Ezzel az ország közepes hosszúságú barlangjai közé tartozik.
Mayıs ayında ise GQ adlı dergide Marilyn Monroe’ya benzetilmiş haliyle poz verdi.Márciusban hivatalosan is Marilyn Monroe-ra változtatta a nevét.
22/11/63 (orijinal dilindeki haliyle 11/22/63), Stephen King'in 2011 yılında yayımlanan kitabıdır.22.11.63 (11/22/63) on Stephen Kingin kirjoittama tieteisromaani, joka ilmestyi vuonna 2011.
Logo halen son haliyle kullanılmaktadır.Logo on yhä käytössä.
Haliyle istekleri de artar.Se pystyy myös totetuttamaan toivomuksia.
Ardışıl GPS alıcısı genel haliyle bir ya da iki donanım kanalı kullanarak gerekli uyduları izler.Kukin ohjattava laite käyttää yhden tai useampia DMX-kanavia.
Osmiyumun oksit bileşeninin zehirli olması nedeniyle nadiren kendi saf hâliyle kullanılır.8-bittistä Z-puskuria ei käytetä juuri koskaan sen hyvin heikon tarkkuuden vuoksi.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Se on myös turistien suosiossa.
Doktor'un daha genç hâliyle karşılaştığını anlar.Selviää myös, että poika on Jak nuorempana.
Evrim teorisi şu andaki haliyle biyolojinin hemen hemen tüm alanlarını etkiler.Η θεωρία του, με τη σημερινή της μορφή, επηρεάζει όλους σχεδόν τους κλάδους της βιολογίας.
Senato şampiyonu olarak görülür ve bu haliyle geçmiş imparatorlar Galba ve Pertinax ile mukayese edilir.Ήταν υπέρμαχος της Γερουσίας και συνεπώς τον συνέκριναν με τους προηγούμενους αυτοκράτορες Γάλβα και Πέρτιναξ.
Bunu tamamlanmamış haliyle giydi.Το ντύσιμό του ήταν ατημέλητο.
Mevcut haliyle makam 1976 Anayasası ile kurulmuştur.Το αξίωμα θεσμοθετήθηκε σύμφωνα με το Σύνταγμα του 1976.
Ama teknolojide sık sık görüldüğü gibi teknik literatüre bu haliyle yerleşmiştir.).Όμως, όπως αναφέρθηκε παραπάνω, οι τεχνικές που χρησιμοποιούνται είναι λιγότερο συνήθης.)