Ana içeriğe geç
Sözlük

haliyle ile cümle

haliyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mantık, bilindiği haliyle şeyle ilgilenir.Logic is concerned with the thing as-it-is-known.
Retorik, iletildiği haliyle şeyle ilgilenir.[1]Rhetoric is concerned with the thing as-it-is-communicated.[5]
Bu " Yeni Nesil Bilim Standartları ", Nisan 2013'te son haliyle yayınlandı.These "Next Generation Science Standards" were released in final form in April, 2013.
Trembley'in 1744 tarihli kitabında tasvir edildiği haliyle Zorgvlied'deki laboratuvarı.Trembley's laboratory at Zorgvlied, as depicted in his 1744 book.
Bu haliyle akademi mütevazi bir varoluşa öncülük etti.As such the academy led a humble existence.
En iyi haliyle, Puupää filmleri 1950'lerin ortalarında yılda en fazla üç filmle yapıldı.At its best, the Puupää films were made in the mid-1950s with up to three films a year.
Louis Pasteur, laboratuvarında tasvir edildiği haliyle. 1885, Albert EdelfeltLouis Pasteur, as portrayed in his laboratory, 1885 by Albert Edelfelt
Güney Afrika Cumhuriyeti 1996 anayasasında belirlendiği haliyle üç idari düzeye ayrılmış konumdadır.Die Republik Südafrika ist auf der Basis ihrer Verfassung von 1996 in drei Verwaltungsebenen gegliedert.
Doktor'un daha genç hâliyle karşılaştığını anlar.Er denkt, mit einem jüngeren Mann wäre sie glücklicher.
Ama artık bu kabul edilmelidir ki, bugünkü haliyle Gebiz, Serik’in bir beldesidir.Es ist heute noch erhalten und befindet sich in der (Abt.
Bu haliyle askeri bir amaç için tümüyle kullanışsızdır.Sie ist deshalb für eine absolut nutzlose Maschine ironisch zu verstehen.
Bu haliyle bulunduğu mekanın tümünü kaplamaktadır.Alles nimmt wieder den Platz ein, an den es gehört.
Yenilenmiş haliyle modern bir görüntüye kavuşmuştur.Jetzt werden sie ein moderneres Image zeigen.
1962’de tam haliyle Oscar Wilde’ın Mektupları adı altında yayımlandı.Erstmals vollständig und korrekt publiziert wurde das Manuskript 1962 in dem Band The Letters of Oscar Wilde.
Şimdiki haliyle Anfield Stadı 45.000 kapasiteli olup UEFA 4-yıldızlı stad olarak kabul edilmiştir.Es bietet aktuell 41.507 Zuschauern Platz und wird von der UEFA in die Kategorie 4 eingeordnet.
Geleneksel haliyle taiko yazılı bir notasyona sahip değildir.Jauer besitzt keine schriftsprachliche Tradition.
Bu Haliyle de yer yer davranış olarak sıvı halde bir maddeye benzer.Als Vorbild dienten vermutlich die auf dem Land gelegenen Turmhügelburgen (Motten) des Adels.
22/11/63 (orijinal dilindeki haliyle 11/22/63), Stephen King'in 2011 yılında yayımlanan kitabıdır.2011: 11/22/1963 von Stephen King.
Bu yüzden işlem süreci haliyle uzamaktadır.Die Arbeitsweise ist somit über Kopf.
Mücver bu haliyle pişirilebilir.Lehmputz kann auf diese Weise trockengeheizt werden.
Bu haliyle gittiği Stella'nın partisinde herkesi şaşkınlığa uğratır.Dort geraten sie überraschenderweise an Paulas Mann.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Auch für Touristen ist er von großem Interesse.
Bugünkü haliyle bildiğimiz teori Politzer, Gross ve Wilczek tarafından 1975 yılında formüle edilmiştir.Die heute bekannte Form der Theorie wurde 1975 durch David Politzer, David Gross und Frank Wilczek formuliert.
Ardışıl GPS alıcısı genel haliyle bir ya da iki donanım kanalı kullanarak gerekli uyduları izler.Das NLP geht davon aus, dass ein oder zwei Sinneskanäle bevorzugt verwendet werden.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Auch weihbischöflichen Handlungen sind von Thomas überliefert.
Bu haliyle kromozom 22, dizi çözümlemesi tamamen yapılan ilk insan kromozomu olmuştur.Das Chromosom 22 war das erste menschliche Chromosom, das vollständig sequenziert wurde.
Haliyle daha çok şiirlerine yer verirdi.Lieber wollte er Dichter werden.
Jervis Coltrane: Lori'ye aşık bir Fransız ve haliyle Andy'nin rakibidir.Jervis Coltrane – Er ist, wie Andy, in Lori verliebt und daher der große Konkurrent von Andy.
Bu haliyle mükemmel bir manzara sergilemektedir.So entsteht ein fast perfektes Bild.
Richard, haliyle bu duruma çok öfkelendi.Und Richard ist begeistert von der Idee.
Bugünkü haliyle bildiğimiz teori Politzer, Gross ve Wilczek tarafından 1975 yılında formüle edilmiştir.La théorie que nous connaissons aujourd'hui fut formalisée par Politzer, Gross et Wilzcek en 1975.
Logo halen son haliyle kullanılmaktadır.Le nouveau logo est tout de même adopté.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Il attire ainsi bien des touristes.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Dans le contexte du De Ceremoniis, cependant, le terme peut aussi signifier « unité » ou « navire »,.
Kuzey Amerika'da The Fame Monster albümü, sekiz şarkılık haliyle 23 Kasım 2009'da satışa sunuldu.En Amérique du Nord, The Fame Monster sort en album avec uniquement les huit pistes le 23 novembre 2009.
Bayrak ilk hâliyle 1 Nisan 1959'da kullanılmaya başlandı.Le premier drapeau a été adopté le 1er avril 1959.
Bu haliyle bulunduğu mekanın tümünü kaplamaktadır.Ceci est valable quel que soit l'endroit où cela apparaît.
Annesi (Bacall) ise Rose'u bu haliyle kabullenmiştir.Nathan, le père de Rose l'accepte telle quelle.
Doktor'un daha genç hâliyle karşılaştığını anlar.Il découvre que la jeune femme a un passé particulièrement trouble.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.C'est l'une des suites de Defender.
Richard, haliyle bu duruma çok öfkelendi.Richard est très contrarié.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Les services des soins étant placés sous la direction du médecin Thomas.
Bunu tamamlanmamış haliyle giydi.Vestige de l'entablement.
Mevcut haliyle makam 1976 Anayasası ile kurulmuştur.Elle présente des différences par rapport à la Constitution de 1976,.
Kitabı, okuyucularına jest olarak on iki bölümlük haliyle websitesine koydu.Il propose désormais douze pages à ses lecteurs,.
Bugünkü haliyle bildiğimiz teori Politzer, Gross ve Wilczek tarafından 1975 yılında formüle edilmiştir.La teoría como la conocemos hoy en día fue formulada por Politzer, Gross y Wilczek en 1975.
Tarihyazımı, basit haliyle, tarihin yazılış biçimidir.La historiografía, más llanamente, es la manera en que la historia se ha escrito.
1962’de tam haliyle Oscar Wilde’ın Mektupları adı altında yayımlandı.La versión corregida se publicó en 1962 en el libro de cartas The Letters of Oscar Wilde.
Zira onu bu hâliyle dinlemekten fazlasıyla mutluymuşuz meğer."Vosotros no lo oísteis de nosotros, ¿verdad?"
Doktor'un daha genç hâliyle karşılaştığını anlar.Se dieron cuenta de que yo era mucho más joven.
Bu haliyle mükemmel bir manzara sergilemektedir.Esto permite una imagen perfecta.
Öte yandan mevcut haliyle standart mantık, semantik boyutu dikkate almaya müsaade etmiyordu.En tercer lugar, la lógica modal se desarrolló sin un análisis semántico.
22/11/63 (orijinal dilindeki haliyle 11/22/63), Stephen King'in 2011 yılında yayımlanan kitabıdır.Un ejemplo de esto se encuentra en la novela 22/11/63 de Stephen King.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Especialmente las que atraen a turistas.
Bu haliyle kromozom 22, dizi çözümlemesi tamamen yapılan ilk insan kromozomu olmuştur.El cromosoma 21 fue el segundo cromosoma humano en ser totalmente secuenciado.
Genel hâliyle bu problem imkansızdır.Esta vez los Imposibles lo tienen difícil.
Şarkı bu haliyle NBA reklamlarında kullanıldı ve yaygın olarak çalındı.La canción es utilizada en una publicidad de la NBA.
Bu göç sebebiyle köyde yaşayan nüfus her geçen yıl azalmakta ve haliyle yaş ortalaması da yükselmektedir.Tras caer la maldición sobre todo el pueblo, los vecinos también se convertirán cada 100 años.
Investigation Discovery Europe (kısa haliyle ID), Avrupa'da yayın yapan bir televizyon kanalı.Investigation Discovery (abreviado como ID) es un canal de televisión disponible en varios países europeos.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.Es, en otras palabras, defensiva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod